Deprem sonrasında psikolojik müdahale önem taşıyor

Özel Egepol Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Ege Ece Birsel, doğal afetlerin insanlarda ciddi ruhsal travmalara yol açtığını belirterek, erken dönem psikolojik danışmanlık verilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Deprem gibi büyük afetlerin gerek sosyal medya gerek televizyondaki haberleri izleyen tüm toplumun ruh sağlığı olumsuz etkileyebildiğini dile getiren Ege Ece Birsel, “Yaşanan afet sürecinde travmatik durumlar sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, akut stres bozukluğu, travmatik yas reaksiyonu gibi travma ile ilişkili olarak görülebilecek ruhsal rahatsızlıklara sebep olabilir. Doğal afetler sonrası görülebilen bu tür ruhsal sorunlara yönelik bilinçli önlemler alınması erken dönem psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon çalışmalarının yapılması toplumumuzun ruhsal sağlığı için önem taşımaktadır” diye konuştu.

PSİKOLOJİK DESTEK ALINMALI

Afet sonrası erken dönemde psikososyal destek almanın, travmanın ruhsal etkilerinin hafifletilmesi için oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Birsel, “travma ile ilişkili ruhsal hastalıklar afet sonrasında uzun dönemde sorunlar ile başa çıkabilme yetisinin yitirilmesine sebep olabilmektedir. Afetten etkilenen travma yaşamış kişiler, çaresizlik, korku, şaşkınlık, kaygı, olayı yeniden deneyimleme, hissizleşme, üzüntü, huzursuzluk, her an tetiklenme hissi, öfke, odaklanma sorunu gibi çeşitli duygusal durumlar içerisinde olabilmektedir. Deprem sonrası yaşanan duygular çoğunlukla normal duygusal tepkilerdir ve tüm belirtiler travmadan sonra ilk ilk haftalarda daha yoğun yaşanırken ilerleyen dönemlerde kendiliğinden hafifleme eğilimindedir. Travmatik stres belirtilerinin bir aydan daha uzun sürmesi, giderek azalmak yerine artış göstermesi travma sonrası stres bozukluğu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu durumda afetlerin önlenemeyen psikolojik sorunlarından travma sonrası stres bozukluğu için mutlaka profesyonel psikolojik ve gerektiğinde psikiyatrik yardım alınması gerekir.

AFETTEN ETKİLENENLERE NASIL YARDIM EDİLMELİ?

Depremde yaşanılan durumlardan etkilenenlere yardım edilmesi için toplumumuzdaki herkesin yapabileceği bazı görevler olduğunu ifade eden Psikolog Ege Ece Birsel “Öncelikle bu bireyler güven ve kontrol duyguları zarar görmüş ve örselenmiş bireylerdir. Dolayısıyla sakinleşmelerine ve güvende hissetmelerine öncelikli yapılacaklar arasındadır. Bu süreçte ihtiyaçları ve kaygıları sormak, konuşmak oldukça değerlidir fakat bu konuda çok ısrarcı olmamaya, baskı kurmadan diyalog sağlanmasına dikkat etmek önemlidir. Sosyal destek ve afetzedenin yakınlarıyla kurulan bağ, ruhsal travmanın hafifletilmesi önemli bir faktördür. Bireyin sevdikleri, aile bireyleri ile yakın temas içinde olması, yasın ve yaşanan acısının paylaşabilmesinin sağlanması büyük önem taşır. Bununla birlikte bireylere “artık geçti, bitti” “her şey güzel olacak”, “en azından sen iyisin” gibi sözlerle yaklaşılmaması daha sağlıklıdır. Üzülmemesi yönünde yanlış bir telkinde bulunmak yerine yaşadıkları acının paylaşıldığının ifade edilmesi ve empati kurulması daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Yaşanan travmatik sürece ait yoğun üzücü duyguların günlük yaşamını sürdürmekte zorlanmaya, bireyin işlevselliğinde yoğun bir azalma sebep olması ve bu durumun iki haftadan daha uzun sürmesi durumunda psikolojik danışmanlık alınması elzem hake gelmiş demektir.

ÇOCUKLARI EKRANDAN UZAK TUTUN!

Çocuklar ve ergenlerin afetlerden daha fazla etkilendiğini kaydeden Birsel, şöyle devam etti: “Yaşanan bu depremin yıkıcı etkisinden sonra öncelikle çocukların temel ihtiyaçlarının giderilmesi, sonrasında ise psikolojik sürecin doğru yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Çocuklarda baş etme mekanizmaları ve problem çözme becerileri daha tam gelişememişken, depremle birlikte yaşanan tüm duygusal durumlar daha da yoğun hissedilebilmektedir. Deprem bölgesinde olmayan çocuklar için ise, öncelikle teknolojinin kullanım yaşının giderek düşmesi ile doğal afet videolarının ve olayla ilgili yanlış ya da uygunsuz görüntülerin de hızlı bir şekilde yayılması sosyal medya kullanan çocuk ve ergenlerin olumsuz etkilenmesine sebep olabilmektedir. Bu sebeple çocuklarınızın afet görüntülerine sık maruz kalmasını engellenmesi ve deprem konusunda çocukların anlayabileceği seviyede eğitici görsellerin yaygınlaştırılması gerekmektedir”