<?xml version="1.0"?>
         <rss version="2.0"> 
         <channel>
         <title>Kongreler</title>
         <link>https://www.saglikhaberajansi.com/kongreler/</link>
         <description></description><item>
			<title>SANKO&#39;dan Huzursuz Bağırsak Sendromu Paneli</title>
			<description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından “İrritabl (Huzursuz) Bağırsak Sendromu (İBS) ve Tıbbi Beslenme Tedavisi” konulu panel düzenlendi.  
 ]]></description>
		    <news><![CDATA[SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen panelin açılışında konuşma yapan  Rektör Prof. Dr. Güner Dağlı, “Yaklaşık 50 yıl önce bir bilim dalı olarak kabul edilen Beslenme ve Diyetetik, yaşam kalitesi için yol göstermektedir” dedi. Beslenmenin bir bilim dalı olarak kabul edilmesiyle, bu alandaki birçok uygulamanın da bilimsel çalışmalarla desteklendiğini anımsatan Prof. Dr. Dağlı, SANKO Üniversitesi olarak bu tür bilimsel toplantılar ve iş birlikleri yapmaktan büyük mutluluk duydukları kaydetti.
 
Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu da böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Prof. Dr. Pasinlioğlu, “Alanlarında uzman birbirinden değerli konuşmacılarımızın yer aldığı panelimizin bilimsel ve mesleki anlamda değerli katılımcılarımıza ve öğrencilerimize büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
 
Prof. Dr. Efsun Karabudak
Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak ise İBS’den mustarip kişilerin tanı ve tedavisi için harcanan maliyetlere bir de iş gücü nedeniyle mali kayıplar eklendiğinde ciddi bir sorun olduğunu belirtti. Uzmanların İBS için ‘ne yapacağı belli olmayan deniz gibidir, bazen dalgalanır bazen durulur’ şeklinde bir benzetme yaptığını anlatan Prof. Dr. Karabudak, “İşte bu dalgalı ve duru denizi alanında uzman çok değerli hocalarımızdan dinlemek çok keyifli. Tüm konuşmacı ve katılımcılara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
 
Doç. Dr. Nimet Yılmaz
Oturum Başkanlığını Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Erdal Uysal ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Ustaoğlu’nun yaptığı panelde, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “İrritabl Bağırsak Sendromunun (İBS) Patofizyolojiisi” konusuna değindi. “İBS, kronik tekrarlayan karın ağrısı veya rahatsızlık hissi ve bağırsak alışkanlığında değişiklik ile karakterize, hayatı tehdit etmeyen ancak hastaların hayat kalitesini önemli düzeyde bozan ve sık karşılaşılan fonksiyonel gastrointestinal hastalıktır” diyen Doç. Dr. Yılmaz, şöyle devam etti:
 
“Dünya genelinde yüzde 10-15 görülme sıklığı olan İBS bölgesel değişiklikler göstermekle birlikte, daha çok kadınlarda karşılaşılmaktadır. 60 yaşından sonra çok nadir görülmektedir. Karın ağrısı, gaz, şişkinlik, kabızlık veya ishal ile başvuran hastaların ayrıntılı değerlendirmesi ve tetkikleri sonucunda organik bir patoloji bulunamaması üzerine İBS tanısı akla gelmektedir.
 
İBS’nin patofizyolojisi multifaktöriyel olup psikolojik, genetik, psikososyal, bilişsel ve çevresel faktörlerin etkileşiminin sonucu ortaya çıktığı bilinmektedir. Hastalarda uyarılara karşı artmış algılama, normal popülasyona göre sık görülmektedir. Diyet, psikolojik faktörler, geçirilmiş enfeksiyonlar, bağırsak florasındaki değişiklikler, mide ve bağırsaklarda hareketliliğinde değişme, bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalma, intestinal mukozal inflamasyon ve beyin-bağırsak sistem etkileşimi gibi pek çok faktör hastalığın kaynağında ve gelişmesinde rol alır.”
 
Dr. Öğr. Üyesi Sezgin Barutçu
Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Sezgin Barutçu, “İrritabl Bağırsak Sendromunun Tıbbi Tedavisi” konusunda açıklamalar yaptı. Halk arasında ‘huzursuz bağırsak’ olarak bilinen İBS’nin her 10 kişinin birinde görülebilen çok yaygın bir durum olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Barutçu, “Hastaların günlük yaşam kalitesini etkileyecek şekilde şikayetlere yol açan İBS, iş gücü kaybına neden olabildiği için de çok önem taşımaktadır” değerlendirmesini yaptı.
 
Risk faktörleri arasında stres, geçirilmiş bağırsak enfeksiyonları, antibiyotikler ve bunların sonucunda bağırsak florasının bozulmasının yer aldığını vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Barutçu, şu bilgileri paylaştı:
 
“Hastalarda beyin-bağırsak aksının bozulması da hastalığın ortaya çıkmasında çok önemli rol oynamaktadır. Kanserle karışabilecek bulgular olması nedeniyle özelikle ileri yaş, kilo kaybı, anemi, ilaç tedavisine dirençli semptomlar, kanlı ishal ve gece şikâyetleri olan hastalarda mutlaka ileri inceleme yapılmalıdır. Ancak İBS’nin kansere dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır. Tedavide diyet önemli rol oynamaktadır. Medikal tedavi daha çok semptoma yöneliktir. Bu hastalıkta stres önemli bir rol oynadığından tedavide bazen psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyulabilir.” 
 
Dr. Öğr. Üyesi Tuba Ustaoğlu
SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Ustaoğlu ise “İrritabl Bağırsak Sendromunda Tıbbi Beslenme Tedavisi” ile ilgili paylaşımında bulundu. Günümüzde henüz İBS’nin kesin tedavisinin bulunmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ustaoğlu, yapılan çalışmalarda hastalık semptomlarıyla besin tüketimi arasında ilişkiler olduğunun bildirildiğini söyledi. Hastalara öncelikli olarak yaşam tarzının ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin önerildiğini anımsatan Öğr. Üyesi Ustaoğlu, bu önerileri şöyle özetledi:
 
“Bu hastalığın geleneksel diyet önerileri; düzenli öğün tüketiminin sağlanması, fazla miktarda öğün tüketiminden kaçınılması, yağlı, gaz yapan, kafeinli yiyecek ve karbonatlı içecek tüketiminin azaltılması şeklindedir. Son dönemde beslenme tedavisinde fermente oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve polyollerin diyette azaltılması prensibine dayanan FODMAP diyeti ve gluten eliminasyonunun yapıldığı glutensiz diyetin de İBS semptomlarının iyileşmesinde olumlu etkilerinin olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur.”
 
Diyetisyen Nihal Özdemir
Özel Adana Ortadoğu Hastanesi Diyetisyeni Nihal Özdemir de “İrritabl Bağırsak Sendromu ve Vaka Sunumu” yaptı. Hastaların genelde tekrarlayan karın ağrısı, ishal, kabızlık, şişkinlik, gaz ve karında gerginlik şikayetleriyle hekim ya da diyetisyene başvurduklarını hatırlatan Özdemir, “Güncel çalışmalar diyet düzenlemelerinin bağırsağı düzelterek İBS semptomlarını iyileştirdiğine işaret etmektedir” diyerek diyetin önemini ifade etti. 11 yıldır yürüttüğü mesleğin 6 yılında özellikle İBS vakalarını izlediğini kaydeden Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
“Tecrübeme dayanarak biz diyetisyenlere düşen görevin büyük olduğunu düşünüyorum. İBS’de beslenme tedavisinin temeli hastayla iyi bir iletişim kurmaktan geçiyor. Hastaların yüzde 70 kadarı, semptom başlangıcının veya alevlenmesinin süt ve süt ürünleri, buğday ürünleri, lahana, soğan, fasulye, acı baharatlar gibi belirli yiyeceklerle ilişkili olduğunu bildirmekte, çoğu glutensiz ve laktozsuz diyetler deneme eğilimindedir. 
 
Beslenme tedavisindeki amacımız yeterli besin alımını sağlamak, spesifik İBS semptomlarına göre diyeti düzenlemek ve besinlerin semptom yönetimindeki potansiyel rollerini hastaya açıklamaktır. Vakalarımızda ilk olarak hekimle beraber teşhis koyduktan sonra hastayı tedavi olacağına ikna ederek işe başladık. Psikoterapi tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğundan takip sırasında ekibimizdeki psikiyatristten de hastalarımız için destek istedik.”
 
Sunuculuğunu Beslenme ve Diyetetik Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Melda Kara’nın yaptığı panele Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, çok sayıda akademisyen ile öğrenci büyük ilgi gösterdi. Sunumların ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara teşekkür belgesi ve armağan takdim edildi, program anı fotoğrafı çekimiyle son buldu. 
 
 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/12/sanko-dan-huzursuz-bagirsak-sendromu-paneli.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/12/sanko-dan-huzursuz-bagirsak-sendromu-paneli_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/sanko-dan-huzursuz-bagirsak-sendromu-paneli/4605/</link>
			<pubDate>Sat, 03 Dec 2022 15:36:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk Diş Hekimleri, Uluslararası Kongre&#39;de birarada</title>
			<description><![CDATA[İzmir Dişhekimleri Odası (İZDO) tarafından Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde bu yıl 29'uncusu düzenlenen Uluslararası Bilimsel Kongre ve Sergisi, sektör temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getirdi. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Murat Türkün, İzmir'in önde gelen üniversiteleriyle birlikte 6 ay boyunca çalışarak zengin bir içerik hazırladıklarını söyledi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Prof. Dr. Türkün, “Bu kongre için bütün üniversitelerden akademisyenlerin bir araya geldiği bilimsel komitemiz, yaklaşık 6 ay boyunca çalışarak güzel bir program oluşturdu. Kongre kapsamında, tüm diş hekimliği disiplinlerini içine alan 39 konferans, sözlü bildiri ve sunumlarda güncel bilgi ve deneyimler paylaşılıyor. Program herkes için faydalı başlıklar içeriyor. Tüm konuklara katılımları için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Bini aşkın diş hekimi buluştu

İZDO ve Kongre Genel Sekreteri Serdar Devrim Erkmen de, “Kongremize bu yıl, bin 100'e yakın diş hekimi ve 250 diş hekimliği fakültesi 5'inci sınıf öğrencisi katılıyor. Kongre kapsamında kurulan stand alanında ana sponsorumuz Megagen'e, destek sponsorlarımız Topçu, Sis Diş ve Bahadır Dental firmalarına ve Eskişehir’de bize destek olan Sudamep firmasına da teşekkür ederiz. Kongremizde 2 bin metrekarelik alanda 3 gün boyunca değerli katılımcı firmalarımızla birlikte olacağız. 26 - 29 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceğimiz İkinci Bahar Sempozyumu'nu da şimdiden duyurmak isteriz. Bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz” ifadesini kullandı.

Bilim ve eğitim vurgusu

İZDO Başkanı Deniz Çağında ise, yıllardır geleneksel hale gelen ve Türkiye'nin en geniş katılımlı diş hekimliği kongrelerinden olan 3 günlük etkinlikte bir kez daha buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.

Uluslararası Bilimsel Kongre ve Sergisi'ne bu yıl da geniş bir katılım sağlandığını kaydeden Başkan Deniz Çağında, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir meslek odasının en önemli görevlerinden biri de meslektaşın mezuniyet sonrası eğitim ihtiyacını karşılamaktır. Biz İZDO olarak perşembe akşamı seminerleri, kurslar ve yılda iki kez düzenlediğimiz kongrelerimizle mezuniyet sonrası sürekli diş hekimliği eğitiminde, Türkiye'nin önde gelen Diş Hekimleri Odası olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. TDB kongrelerinden sonra Türkiye'nin en geniş katılımlı diş hekimliği kongrelerini gerçekleştiren odamız, diş hekimliği eğitimi yanında çok kapsamlı sergisiyle de ülkemizin olumsuz ekonomik koşullarında meslektaşlarımıza uygun alışveriş imkanları sunuyor. Sektördeki durağanlığa hareket getirerek firmaların kendilerini tanıtması için de fırsatlar sağlıyor. Güz dönemi kongrelerimizin önemli özelliklerinden biri de bu kongre tarihlerinin Cumhuriyet ve Atatürk'ü anma haftalarına denk getirilmesidir. Bugün eğitimden yoksun kalmış, üretmekten ziyade rant peşinde koşan bir toplumun nasıl çöküş gösterdiğini maalesef çok iyi biliyoruz. O yüzden iyi eğitim almış kesimi temsil eden bizler, çalışmak ve öğrenmek adına çevremize öğrencilerimize ve hastalarımıza ışık olmalıyız. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum”
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/11/turk-dis-hekimleri-uluslararasi-kongrede-birarada.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/11/turk-dis-hekimleri-uluslararasi-kongrede-birarada_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/turk-dis-hekimleri-uluslararasi-kongre-de-birarada/4544/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Nov 2022 16:33:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sunay Duman TOD 56. Ulusal Kongresi&#39;nde konuştu  </title>
			<description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği 56. Ulusal Kongresi, Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi katkılarıyla Antalya’da gerçekleştirildi.  Kongrede, Türk Oftalmoloji Derneği Onursal Başkanı Dr. Sunay Duman, göz hekimliği mesleğinde yakın gelecekteki trendler, göz hastalıklarının gelişimi ve değişimi hakkında çarpıcı bilgiler paylaştı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği tarafından, TOD 56. Ulusal Kongresi Antalya’da düzenlendi. Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Türk Oftalmoloji Derneği Onursal Başkanı Dr. Sunay Duman, dünya nüfusunun ve göz hekimlerinin yakın gelecekte karşılaşacağı sorunlarla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
 
Sunay Duman, açıklamalarında dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyara, Türkiye’de ise 118 milyona ulaşmasının beklendiğini, dünyadaki 65 yaş üstü nüfusun 2050 yılında 2,1 milyara, Türkiye’de ise aynı yaş grubunun 26 milyona ulaşacağına vurgu yaptı. Göz hekimleri için yakın gelecekte en sık tedavi edilmesi gereken hastalığın katarakt olmaya devam edeceğini aktaran Sunay Duman, günümüzde bireylerin yaşam süresinin arttığını ve buna bağlı olarak aktif yaşam isteğinin ortaya çıktığını belirtti. Bu hastaların beklentilerinin çok yüksek olduğunu, hemen ameliyat olmak ve yaşamlarına kaldıkları yerden devam etmek istediklerini dile getiren Sunay Duman, “İşine ya da gündelik hayatlarına hemen geri dönerek gözlüğe ihtiyaç duymadan yaşamlarını sürdürmek arzusundalar” dedi.
 
Toplumlarda nüfusun yaşlandıkça göz bakımına talebin giderek arttığını, kök hücre ve gen tedavisi gibi yeni teknolojilerin hızla oftalmolojiye giriş yaparak yeni gelişmelere neden olduğunu dile getiren Dr. Sunay Duman, 2050 yıllarına gelindiğinde göz hekimlerinin sayısının hastaların ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğinin tahmin edildiğini, teletıp, teleoftalmoloji gibi kavramlarla yapay zeka ve robotik cerrahi gibi uygulamaların hayatımıza gireceğini belirtti. 
 
Sağlığın en temek belirleyicisinin çevre faktörü olduğunu dile getiren Sunay Duman, Eylül 2021 tarihinde ABD’de 200’den fazla tıp dergisinin ülke gündemine taşıdığı küresel iklim krizine olumsuz katkı yapan cerrahi atıkların azaltılması konusunu gündeme getirerek bunun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Oftalmoloji uzmanlarının karbon ayak izini düşürmeye yönelik ameliyat atıklarını azaltarak bazı cerrahi aletlerin tekrar kullanımına yönelik bir çalışma başlattığını belirten Sunay Duman şu ifadeleri kullandı:
 
“Dünyadaki oftalmologların başlattığı karbon ayak izini azaltmaya yönelik bu çabalarına Türk Oftalmoloji Derneği de katkı sağlamak ve bu projenin bir parçası olmak amacıyla ‘Sürdürülebilir Oftalmoloji Multidisipliner Çalışma Grubu’ kuruldu ve faaliyetlerine başladı. Bu çalışma grubu, dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, küresel iklim krizinin önüne geçmek amacıyla göz hekimleri olarak yapılaması gerekenleri planlamayı hedefliyor.”
 
 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/11/sunay-duman-tod-56-ulusal-kongresi-nde-konustu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/11/sunay-duman-tod-56-ulusal-kongresi-nde-konustu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/sunay-duman-tod-56-ulusal-kongresi-nde-konustu/4541/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Nov 2022 12:11:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sağlık turizminde dijital pazarlama masaya yatırılıyor</title>
			<description><![CDATA[Dijital pazarlama ajansı Multiligo, sağlık turizmi sektöründe dijital pazarlamanın önemine odaklanıyor. Multiligo tarafından düzenlenen bir web seminerinde, kliniklerin veya hastanelerin sağlık turizmi pastasından daha büyük bir pay almalarına yardımcı olmak amacıyla dijital pazarlama stratejileri tartışılacak.]]></description>
		    <news><![CDATA[Dijital İş Geliştirme Direktörü Barış Yaşbala, sağlık turizmine odaklanan paydaşları ücretsiz webinara davet ederek, dijital pazarlama unsurlarının ülke, tedavi ve hedef kitle odaklı kurgulanması gerektiğini kaydetti.

Multiligo Dijital İş Geliştirme Uzmanı Barış Yaşbala, Türkiye’de sağlık turizminin her yıl artan bir ivme sergilediğini hatırlattı. Yaşbala, “Sağlık turizmi yapan acenteler, poliklinikler ve hastaneler sağlık turizmi taleplerini karşılamak için yeni stratejiler belirliyor. Yurt dışından hasta getirmek için sürecin en kritik noktasında talep oluşturmak yer alıyor. Bu noktada dijital pazarlama, en efektif yöntem olarak öne çıkıyor.” sözlerini kaydetti.

“Dijital pazarlama unsurları ülkeye ve hedef kitleye göre kurgulanmalı”

Barış Yaşbala, her sektörde önemini giderek artıran dijital pazarlamanın özellikle sağlık turizminde hedef kitleye ulaşmak isteyen klinikler veya hastaneler için en etkili yöntem olduğuna işaret etti. Yaşbala, “Dijital mecralarda sponsorlu reklamlar vermek ya da bir ürün ya da hizmeti duyurmak, en popüler reklam aracı haline geldi. Bu sebeple dijital pazarlama sağlık turizmi için çok şey vaat ediyor. Hem sağlık hizmeti almak hem de turistik gezi yapmak amacıyla Türkiye’yi tercih eden farklı ülkelerdeki kişiler, dijital mecralarda araştırma yapıyor. Bu sebeple kliniklerin ve hastanelerin bu alanlarda olması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Dijital İş Geliştirme Uzmanı Yaşbala, sağlık turizmi odaklı dijital pazarlamada yabancı hastaların ülkelerinin ve talep ettikleri tedavilerin önemli olduğunu vurguladı. Bu bilgilerle farklı ülkelerden hasta gelebileceğine işaret ederek, dijital pazarlama unsurlarının ülke, tedavi ve hedef kitle odaklı kurgulanması gerektiğini kaydetti.

Sağlık turizmin faydalanmak isteyen sağlık kuruluşlarının ya da kliniklerin yurt dışındaki doğru kitleye hangi kanallarla ve nasıl ulaşılabileceğini araştırdığını kaydeden Yaşbala, sektörün aktörlerini 15 Kasım 2022 Salı günü düzenlenen “Sağlık Turizminde Dijital Pazarlamanın Önemi” konulu webinarına davet etti. Katılım formuna multiligo.com/saglik-turizmi-webinar adresinden ulaşılabilir.

Webinar’da sağlık turizminde dijitali üzerine konuşulacak

Sağlık turizmi ve dijital pazarlama odaklı ücretsiz webinarda, sağlık turizmi için dijital kanallarda nasıl bir yol izleneceği ele alınacak. Kliniklere ve acentelere sağlık turizminde yeni bir vizyon sunacak webinara, 2023’de büyük bir artış beklenen sektörden çok sayıda katılım bekleniyor.

Multiligo ekibi, hastalara hangi tedavilerin uygulandığını öğrenerek, kliniklerin satış ekibine uygun hedef pazarları listeliyor. Kliniklerle ortaklaşa belirlenen dijital pazarlama planı ile satış ve doktor kadrosunun büyüklüğüne uygun olarak talepleri kliniklere iletiyor. Destek verdikleri kliniklere yabancı hastaları yönlendiren Multiligo, böylece kliniklerin döviz kazanmasını sağlıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/11/saglik-turizminde-dijital-pazarlama-masaya-yatiriliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/11/saglik-turizminde-dijital-pazarlama-masaya-yatiriliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/saglik-turizminde-dijital-pazarlama-masaya-yatiriliyor/4538/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Nov 2022 00:03:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Santa Farma global iş birliklerini genişletiyor  </title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin en köklü yerli ilaç şirketleri arasında yer alan Santa Farma, 2020 yılında ADALVO ile başlattığı stratejik iş birliğini bir adım ileriye taşıdı. İmzalanan yeni anlaşmayla tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan 5 farklı ürün ADALVO ve Santa Farma tarafından başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada ortaklaşa pazarlanacak.]]></description>
		    <news><![CDATA[Santa Farma, Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 150 milyon avroluk yatırımla faaliyete geçirilen 43 bin metrekare kapalı alana sahip, en son üretim ve bina teknolojileri kullanılan üretim tesisini 2015 yılında Türk İlaç sanayinin hizmetine sunmuştur. Yıllık tek vardiyada 150 milyon kutu üretim kapasitesine, EU-GMP, TR-GMP ve Ürdün GMP sertifikalarına sahiptesiste, yalnızca Türkiye ve ihracat yapılan ülkeler için Santa Farma ürünleri üretilmekle kalmayıp, yurt dışından ürün ithal etmekte olan global ve yerli ilaç firmalarına yerelleşme adına destek verilmektedir.
Santa Farma ve ADALVO arasındaki işbirliği 2020 yılında bir üroloji ürünü için imzalanan, ortak geliştirme anlaşması ile başladı. Geçtiğimiz yıl major depresyon tedavisinde kullanılan bir ürünün daha anlaşmaya eklenmesiyle iş birliği kapsamı genişletildi.
 
İmzalanan yeni anlaşmayla diyabet tedavisinde kullanılan 5 farklı ürün daha global iş birliğine dahil edildi. Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan 5 yeni ürün ADALVO ve Santa Farma tarafından başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada ortaklaşa pazarlanacak.
 
Genel merkezleri Malta’da olan ADALVO firması, 16 farklı ülkedeki ofisleriyle Onkoloji, Merkezi Sinir Sistemi, Nadir Hastalıklar, Immunoloji, Oftalmoloji ve Diyabet alanlarında 124 ülkede ürünlerini pazarlamaktadır.
 
Santa Farma Stratejk Planlama ve Operasyon Başkan Yardımcısı Sami Kiresepi: “Günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olan diyabet yaklaşık her 10 kişiden birinde görülmektedir. Bu hastaların yanlızca %50’si diyabet tanısı almış ve hastalık seyri izlenmekte olan kişilerden oluşmaktadır. Diyabet sıklığının arttığı bilinmektedir ve diyabet görülme sıklığının 2030’da %10,2’ye, 2045’te ise %10,9’a çıkarak 700 Milyon kişiye ulaşacağı öngörülmektedir. Santa Farma ve ADALVO arasında imzaladığımız global iş birliği anlaşması ile diyabet hastalarının tüm dünyada tedaviye kolay ulaşabilmesi hedeflemekteyiz" dedi.
 
 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/10/santa-farma-global-is-birliklerini-genisletiyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/10/santa-farma-global-is-birliklerini-genisletiyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/santa-farma-global-is-birliklerini-genisletiyor/4524/</link>
			<pubDate>Tue, 25 Oct 2022 14:05:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erol Kiresepi, 4. Ortak Paylaşım Forumu&#39;na katıldı</title>
			<description><![CDATA[Santa Farma İlaç Sanayii Yönetim Kurulu Başkanı, KİPLAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Uluslararası İşverenler Teşkilatı (IOE) Onursal Başkanı Erol Kiresepi, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve TİSK Mikrocerrahi Vakfı tarafından “Çalışma Hayatında Sürdürülebilirlik” ana temasıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ortak Paylaşım Forumu’nda konuştu. ]]></description>
		    <news><![CDATA[TİSK ile TİSK Mikrocerrahi Vakfı tarafından “Çalışma Hayatında Sürdürülebilirlik” ana temasıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen ve çalışma hayatının üçlü sacayağını oluşturan kamu, işçi ve işveren taraflarını bir araya getiren Ortak Paylaşım Forumu “OPF 2022”,  uluslararası kuruluşların da üst düzey katılımı ile 13 Ekim’de bu kez fiziksel etkinlik şeklinde gerçekleştirildi. Toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile KİPLAS Yönetim Kurulu Başkanı ve TİSK Yönetim Kurulu Üyesi Levent Kocagül de katıldı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da video mesaj ile etkinliğe iştirak etti.

Uluslararası organizasyonlardan üst düzey katılım

Forum’un Uluslararası Örgütler Oturumu bölümünde konuşan IOE Onursal Başkanı Erol Kiresepi, ikiz dönüşüm olarak adlandırılan dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerinin son yıllarda toplumları ve işletmeleri derinden etkilediğine dikkat çekerek ikiz dönüşümle birlikte işgücünün sürdürülebilirliğinin acilen değerlendirilmesi gereken bir konu olarak ön plana çıktığını söyledi.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve ILO’nun tahminlerine göre yenilenebilir enerji sektörünün 2030’a kadar 25 milyon ve 2050 yılına kadar da 43 milyon kişiyi istihdam edebilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade ederek, yaşanan dönüşümün işgücüne etkilerine dikkat çeken Kiresepi, bu dönüşümlere uyum sağlanabilmesi ve ortaya çıkan potansiyelin doğru şekilde kullanılabilmesi için işgücünün kapsamlı eğitiminin, yeni becerilerle donatılmasının ve mevcut becerilerinin artırılmasının zorunlu olduğunu kaydetti.    

Bugün OPF kapsamında bir araya gelen çalışma hayatının paydaşlarının, bu dönüşüme daha fazla sessiz kalması beklenemeyeceğine vurgu yapan Kiresepi, dönüşümde küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere tüm işletmeler için uyum tedbirleri ve teşvik modellerine ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Çalışanların yalnızca yüzde 42'si işveren destekli yeni beceri kazandırma fırsatlarından yararlanıyor.

Çalışanlara beceri kazandırılması konusunda kilit paydaşları bir araya getiren öncü bir girişim olan Küresel İşbaşında Eğitim Ağı (GAN)’ın bu dönemde özellikle yeşil becerilere odaklanarak şirketleri desteklediğinden bahseden Erol Kiresepi, 2013 yılında kurulan GAN Türkiye’nin de, kolektif eylem ve işbirliği platformu olarak büyük bir potansiyeli olduğunu söyledi.

Yaşanan köklü dönüşüme daha güçlü şekilde katılımına ihtiyaç duyulan bu süreçte çalışanların yalnızca yüzde 42 gibi beklentileri karşılamaktan uzak bir oranda yeni beceri kazandırma fırsatlarından yararlanabildiğini ifade eden Kiresepi, bireysel düzeyde istihdam edilebilirliğin artması için hayat boyu öğrenme ve kişisel gelişimin önemine vurgu yaptı.

Uluslararası düzeyde işgücünün sürdürülebilirliğini destekleyen bazı büyük girişimlere de değinen Erol Kiresepi, BM Genel Sekreteri Guterres’in, “Çalışma Hayatı ve Sosyal Korumada Küresel Hızlandırıcı”yı başlattığını, ayrıca ILO Genel Direktörlüğü görevine başlayan Gilbert Houngbo’nun da Küresel Sosyal Adalet Koalisyonu kurmayı hedeflediğini kaydederek Türk ve dünya işverenleri olarak bu girişimlerde aktif olarak yer almaya kararlı olduklarını ifade etti.

Pandemi kadınları orantısız bir şekilde dezavantajlı durumda bıraktı

Konuşmasının sonunda salgın döneminin kadınları orantısız bir şekilde dezavantajlı durumda bıraktığını vurgulayarak, 2020'de erkek istihdamı %3,9 oranında azalırken kadın istihdamında %5 oranında bir düşüş yaşandığının altını çizen IOE Onursal Başkanı, sürdürülebilir bir işgücünün aynı zamanda kadın ve erkekler için eşit fırsatlar sağlamak anlamına geldiği söyledi.

Bu konuda işbirliğinin geliştirilmesini ve yerel aktörlerin güçlendirilmesi yoluyla farklı girişimlerin etkisini artırmayı hedefleyen B20 girişimi “Küresel Kadınları Güçlendirme Platformu”nun geliştirilmesinde bizzat yer aldığını ifade eden Erol Kiresepi, taraflara çağrıda bulundu ve  “Küresel Kadınları Güçlendirme Platformu için tüm desteğinizi bekliyorum, birlikte bunu gerçekleştirebiliriz.” diyerek konuşmasını tamamladı.
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/10/erol-kiresepi-4-ortak-paylasim-forumu-na-katildi.png</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/10/erol-kiresepi-4-ortak-paylasim-forumu-na-katildi_t.png</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/erol-kiresepi-4-ortak-paylasim-forumu-na-katildi/4508/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Oct 2022 14:33:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türsab sağlık turizmi çalıştayı başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'de turizm sektörü için oldukça önem arz eden, sağlık alanında nitelikli kadroları ve tıp alanındaki tüm gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla düzenlenen sağlık turizmi çalıştayı başlıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (Türsab) tarafından düzenlenen ve Royal Teos Thermal Resort Clinic & SPA sponsorluğunda gerçekleştirilecek çalıştay 12-14 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Daha önce 11-13 Mart 2022 tarihleri arasında düzenleneceği bildirilen, ancak elverişsiz hava koşulları nenediyle ertelenen sağlık çalıştayının katılımcıları Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Hava Yolları.

Sağlık turizmi alanındaki gelişmeleri daha ileri seviyelere taşıma hedefiyle yapılacak olan çalıştayda, sağlık turizmini kapsayan mevcut durumların tespitinin yanı sıra önümüzdeki dönemde yapılması öngörülen çalışmaların değerlendirileceği bildirildi. Katılım sağlayacak turizm sektörü çalışanlarının akredite olmuş sağlık kuruluşlarıyla da bu vesile ile tanışma fırsatı bulacağı, daha yakın iş birlikleri kurabilme imkanı yakalayabilecekleri açıklandı.

Seferihisar İzmir Royal Teos Thermal Resort Clinic & SPA, Hannibal Toplantı Salonu'nda yapılacak çalıştaya tüm sağlık turizmi paydaşlarının beklendiği bildirildi.

-Çalıştay Programı

12 Ekim 2022, Çarşamba-1.Gün
12.00-14.00 Otele Giriş Yerleşme
14.30-15.00 Kayıt
AÇILIŞ PROTOKOL KONUŞMALARI
15.00-17.00 Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı
Konuşmacıların katılımına dair teyitler beklenmektedir.
17.00 Serbest zaman

13 Ekim 2022, Perşembe-2.Gün
08.00- 09.00 Kahvaltı
ÇALIŞTAY KONULARI
09.30- 1. OTURUM: SAĞLIK TURİZMİ HUKUKU VE MEVZUATI
A- Uluslararası Hukuk Uyumsuzluğu Sorunu
B-Kamu, Özel, Üniversite ve STK’ların Görev Yetki ve Sorumlulukları ile İşbirliğinin Güçlendirilmesi
C-Sosyal Güvenlik Anlaşmaları Dahil Uluslararası Anlaşmaların Geliştirilmesi
10.45-11.00 Coffee Break
11.00- 2.OTURUM: SAĞLIK TURİZMİNE YÖNELİK EĞİTİM VE NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞININ ARTTIRILMASI
A- Lise Meslek Okulları ve Üniversite Ön Lisans ve Lisans Düzeyinde Yabancı Dil Destekli Bölümler Açılması
B- Mevcut Kadrolara Mesleki Yeterlilik Kurumu Meslek Kodu Altında Sertifikasyon Eğitimlerinin Verilmesi
12.15-13.30 Öğle Yemeği
13.30- 3.OTURUM: ULUSAL SAĞLIK TURİZMİ SATIŞ VE PAZARLAMA STRATEJİSİ
A-Sağlık Turizmi ile İlgili Devlet Teşviklerinin Tüm Sektörü Kapsayacak Şekilde Hazırlanması ve Düzenlenmesi
B- Sağlık Turizmi Sunumu ile İlgili Bölgesel Envanterin Çıkarılması
C- Potansiyel Pazarların Araştırılması ve Strateji Belirlenmesi
14.45-15.00 Coffee Break
15.00- 4.OTURUM: PAYDAŞLARIN ULUSLARARASI STANDARDİZASYON SERTİFİKASYON AKREDİTASYONU
A- Sağlık Turizmi Paydaşlarının Uluslararası Akreditasyon Belgesi Alımlarının Teşviki ve Arttırılması
B- Sağlık Turizminde Uluslararası Kalite Standartlarının Oluşturulması ve Kriterlerin Belirlenmesi
16.15-16.30 Coffee Break
16.30- 5.OTURUM: PAYDAŞLARARASI İLİŞKİLERİN DÜZENLENMESİ
A- Sağlık Turizmi ile İlgili Tüm Paydaşların Görev Yetki ve Sorumluluk Alanlarının Belirlenmesi Ve Mevzuat
Düzenlenmesinin Yapılması
18.00 Çalışma Gruplarının Sunumu
18.30 Çalıştay Gün Kapanışı

14 Ekim 2022, Cuma-3.Gün
10.00 Çalıştay Değerlendirmesi ve Sonuç Bildirgesi
11.30 Çalıştay Kapanış]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/10/tursab-saglik-turizmi-calistayi-basliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2022/10/tursab-saglik-turizmi-calistayi-basliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/tursab-saglik-turizmi-calistayi-basliyor/4491/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 10:19:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>SIEMENS HEALTHINEERS ÇÖZÜMLERİ 8. SAĞLIK ZİRVESİ&#39;NDE</title>
			<description><![CDATA[Siemens Healthineers Türkiye, sağlık sektörünün sorunlarını gelecek odaklı çözümlerle aşmak ve sektörün sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak üzere Özel Hastaneler Platformu tarafından düzenlenen 8. Sağlık Zirvesi’nde yer aldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da katıldığı etkinlikte sosyal güvenlikten sağlık sisteminin dijitalizasyonuna kadar pek çok konu ele alındı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Özel sağlık kurum ve kuruluşlarının hak ve menfaatlerini gözetmek üzere kurulan Özel Hastaneler Platformu Derneği, yıllık Sağlık Zirvesi etkinliğinin sekizincisini 6-8 Kasım 2019 tarihlerinde Grand Ankara Hotel & Convention Center’da gerçekleştirdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da katıldığı etkinlikte;Sağlık Bakanlığı ile özel sağlık kuruluşları arasındaki iş birliği, sigorta sistemlerindeki sorunlar, sağlık hizmetlerinde sürdürülebilirlik ve istikrar gibi konular ele alındı.
Sağlık sektörünün farklı paydaşlarını buluşturan 8. Sağlık Zirvesi’ne sponsor olan Siemens Healthineers Türkiye,“Sağlıkta Geleceği Şekillendiriyoruz” sloganıyla dikkat çeken standında ziyaretçileri ağırladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da ziyaret ederek büyük ilgi gösterdiği standda, Siemens Healthineers’ın dijital çözümleri ve teknolojileri sergilendi.

 
 
 
 
 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/11/siemens-healthineers-cozumleri-8-saglik-zirvesi-nde.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/11/siemens-healthineers-cozumleri-8-saglik-zirvesi-nde_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/siemens-healthineers-cozumleri-8-saglik-zirvesi-nde/3970/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2019 11:33:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Hematolojik Genetik Sempozyumu&quot;</title>
			<description><![CDATA[“Hematolojik Genetik Sempozyumu” 14-16 Şubat tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisi’nde yapılacak.]]></description>
		    <news><![CDATA[“Hematolojik Genetik Sempozyumu” 14-16 Şubat tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisi’nde yapılacak.

Hızla ilerleyen hematoloji ve genetik alanlarındaki yeniliklerin tartışılacağı sempozyum, alanlarında uzman kişileri bir araya getirecek. Bu yıl üçüncüsü yapılacak olan sempozyumun ana konusu, “Lösemi, Hemofili” olacak.

Sempozyum kapsamındaki panel ve konferanslarda hematolojik hastalıklar ve hematolojik hastalıkların genetiği konusu deneyimli uzmanlar tarafından, güncel gelişmeler ışığında değerlendirilecek.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2018/01/sempozyum.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2018/01/sempozyum.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/hematolojik-genetik-sempozyumu/3653/</link>
			<pubDate>Sun, 14 Jan 2018 18:49:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de Kuzey Hemşirelik Kongresi Düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği organizasyonunda Düzenlenen “İzmir Kuzey Hemşirelik Kongresi” 13-15 Nisan 2017 tarihleri arasında Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi  Doç. Dr. Nazif Erkan Konferans Salonunda gerçekleştirildi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği organizasyonunda Düzenlenen “İzmir Kuzey Hemşirelik Kongresi” 13-15 Nisan 2017 tarihleri arasında Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi  Doç. Dr. Nazif Erkan Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

&nbsp;

7 oturum ve  4 kurs şeklinde üç gün boyunca devam eden  “Teorikten Uygulamaya Güncel Yaklaşımlar” temalı “İzmir Kuzey Hemşirelik Kongresi” açılış programına; Karşıyaka Kaymakamı Saadettin Yücel, İzmir K.H.B Genel Sekreterliği Tıbbi Hizmetler Başkanı Op. Dr. Mehmet Özkan, İzmir K.H.B Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, çeşitli üniversitelerden Hemşirelik Fakültesi Dekan, Bölüm Başkanları ve Hocalar ile birlikte 23  farklı ilden 500’ün üzerinde hemşire/sağlık çalışanı katıldı.

Açılış konuşmasını yapan İzmir K.H.B Genel Sekreterliği Sağlık Bakım Hizmetleri Uzmanı Nurdan Çamlıbel “Hasta; hastalık tedavi sürecinde değişen ve teknolojinin desteği ile  gelişen tanı tedavi yöntemleri sarmalında bakımın artık bir ayıraç olduğu tüm dünyada kabul edilmiş bir gerçektir. İzmir Kuzey K.H.B olarak bu gerçekliğin farkındalığı ile bakım uygulamalarındaki değişimleri, güncel yaklaşımları takip ederek, bakım hizmetlerinin kalitesinin arttırılmasını kendimize görev edindik. Aynı görev ve sorumluluk bilinciyle ulusal boyutta paylaşımlarda bulunmayı hedefleyerek “İzmir Kuzey Hemşirelik Kongresi”ni gerçekleştirdik. Kongrede emeği geçen herkese teşekkür eder, kongreden elde edilecek kazanımların bakım uygulamalarına yansıyacağına olan inancım ile saygılar sunarım.” dedi.

Kongre Başkanı İzmir Kuzey K.H.B Genel Sekreterliği Tıbbi Hizmetler Başkanı Op. Dr. Mehmet Özkan ise yaptığı konuşmada; “Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz kongre konularını sahada en çok karşılaşabileceğiniz konulara öncelik vererek özenle seçtik. İnme, Acil servis Hemşireliği, Yoğun Bakım Hemşireliği, Palyatif Bakım ve Ameliyathane Hemşireliği gibi  konuları anlatacak olan konusunda uzman hocalarımızı bir araya getirdik. Sağlık Bakımı her geçen gün genel tıp içindeki yerini kuvvetlendiriyor. Uzaktan ve yakından gelen bütün katılımcılara hoş geldiniz der, bu kongrenin hepimiz için hayırlı olmasını ve katkı sağlamasını dilerim.” dedi.

Son olarak konuşmasını yapan  İzmir Kuzey K.H.B Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu ise “Biz İzmir Kuzey K.H.B olarak görev süremizde hemşirelerimize yönelik birçok toplantı gerçekleştirdik. Sanırım şu ana  kadar ki en büyük ölçekli toplantının bugün açılışını yapıyoruz. İzmir Kuzey K.H.B olarak şunun da farkındayız; hemşirelerimiz artık etken bir yapıya geçiyorlar. Tecrübeli hemşirelerimizin yanı sıra yeni başlayan arkadaşlarımız da var. Bu adaptasyonu sağlayabilmek için bu tarz eğitimlerin ne kadar önemli olduğunun farkındayız.  Artık yapılan işin kayıt altına alınmasıyla hemşirelerimiz aynı hekimlerimiz gibi yaptıkları işi görmeye başladılar, bugün görüyorum ki salondaki katılım sayısı çok memnun edici ve artık hemşirelerimiz bilime katkı sunan çalışanlarımız olmaya başladılar.” dedi. Üç gün sürecek olan kongrenin düzenleme kuruluna bizlere ev sahipliği yapan Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi yönetimine, tüm değerli hocalarımıza ve siz katılımcılara teşekkür eder hepimiz için verimli bir kongre olmasını dilerim.” dedi.

Kongre süresi boyunca; “İnme Tedavisi ve Hemşirelik Bakımı”, “Acil Hemşireliğinde Güncel Yaklaşımlar”, “Hemşirelik Bakım Yönetimi ve Liderlik”, “Yoğun Bakım Hemşireliğinde Güncel Yaklaşımlar”, “Palyatif Ve Onkoloji Hemşireliğinde Güncel Yaklaşımlar”, “Ameliyathanede Güvenli Uygulamalar”, “Cerrahi Hemşireliği ve Güncel Yaklaşımlar” konuları paylaşılarak tartışıldı.

Bilimsel programla eş zamanlı olarak 4 ayrı kurs programı (Diyabet Eğitiminin Temel Basamakları, Hemşirelik Yönetimi Swot Analizi, Yara ve Stoma Bakımı Kursu, Yoğun Bakımda Uygulanan Sürekli Renal Replasman Tedavileri Kursu) 3 gün boyunca devam etti. Ayrıca Hemşirelik Bakım Uygulamalarını içeren 9 ayrı konuda sözlü bildiri sunumu gerçekleştirilerek ilk üçe giren bildiriye ödülleri verildi. Birinciliğe Yeliz Leblebici, ikinciliğe Senem Güneş ve üçüncülüğe Songül Muratoğlu hak kazandı. Ödül töreninin ardından ilk günün sonunda kongre pastası kesildi.

Kongre sonunda katılımcılara katılım belgesi verildikten sonra kapanış konuşmasını yapan Erbaycu; “İzmir’in bu bahar gününde son saate kadar göstermiş olduğunuz dikkat için hepinizi tebrik ediyorum. Üç gün boyunca yaklaşık 500 ü aşkın hemşiremizi, sağlık memurumuzu ve ebemizi burada ağırlamış olduk. Umarım sizler için verimli bir kongre olmuştur. Biz İzmir Kuzey KHB olarak bu toplantıları küçük ölçeklide olsa devam ettiriyorduk. Bu en büyük ölçekli toplantımız oldu. Bizlerde açıkçası sizlerden gelecek geri dönüşleri merakla ediyoruz. Olumlu veya olumsuz tüm bu geri dönüşler sayesinde bir sonraki yılın kongresini planlayıp uygulayabiliriz. Buradan organizasyonda emeği geçen herkese, tüm katılımcılara, saygıdeğer hocalarımıza ve Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Yönetimine çok teşekkür ediyorum” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-76.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-76.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/izmir-de-kuzey-hemsirelik-kongresi-duzenlendi/3405/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 12:36:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de “2. Ege Tiroid Hastalıkları Kursu&#39;&#39; düzenlenecek</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ve  İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi işbirliği ile “2. Ege Tiroid Hastalıkları Kursu” gerçekleştirilecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ve  İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi işbirliği ile “2. Ege Tiroid Hastalıkları Kursu” gerçekleştirilecek.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dekanlık Binası Toplantı Salonunda 27 Mayıs 2017 Cumartesi günü düzenlenecek olan kursta, temel konsept olarak tiroid nodülü işlenecek. Bunun yanı sıra , tiroid testlerinin yorumlaması ve ameliyat sonrası tiroid hormonu replasmanı gibi pratik uygulamada sıklıkla karşılaşılan  sorunlar da tartışılacak.

Prof. Dr. Fırat Bayraktar, “Tüm dünyada olduğu gibi tiroid hastalıkları ülkemizde de çok yaygın olarak bulunmakta ve bu hastalar sıklıkla hekimlere başvurmaktadır. Halen ülkemizde tiroid sorunları olan hasta oranının  yüzde 30-40 olduğu tahmin edilmektedir. Gözlemlerimiz, genel hekimlik uygulamaları sırasında, tiroid hastalıklarının tanı ve tedavisinde zorluklar yaşandığı ve bazı yanlışlıklar yapıldığı yönündedir. Bu kursu düzenlemekteki amacımız, tiroid hastalığı tanı ve tedavi yönetiminin yanlışlardan arındırılmasına, olabildiğince katkı sağlamaktır” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-75.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-75.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/izmir-de-2-ege-tiroid-hastaliklari-kursu-duzenlenecek/3402/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Apr 2017 12:32:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özel Haber: Türkiye&#39;de İlk Defa &#39;&#39;Keyifli Yaş Alma Fuarı&#39;&#39; İzmir&#39;de</title>
			<description><![CDATA[İzmir'de düzenlenen Birinci Uluslararası ve 10'uncu İleri Yaş Sempozyumu'nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan, İzmir'in yaşlı nüfusu ve bu nüfusa sunduğu hizmetleri anlattı.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir'de düzenlenen Birinci Uluslararası ve 10'uncu İleri Yaş Sempozyumu'nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan, İzmir'in yaşlı nüfusu ve bu nüfusa sunduğu hizmetleri anlattı.

Türkiye'de İlk Defa ''Keyifli Yaş Alma Fuarı'' İzmir'de Açılıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan: '' İzmir'de yapılan her çalışmayı çok önemsiyorum. Dünya'da özellikle Avrupa'da en büyük sorun yaşlılık sorunudur. Türkiye genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen son zamanlarda yaşlı nüfusu artan bir ülkeye dönüşmekteyiz. İzmir olarak üstümüze düşeni yapıyoruz. Yaşlı nüfusumuzun sosyal hayat içinde en iyi şekilde barınmalarını sağlıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bizim 'Yaşlı-genç elele' programımız var. Huzur evlerimiz, sosyal yaşam kampüsümüz var. Engelliler Merkezi ve Alzheimer hastalarını topluma kazandırmak için açılan bir merkezimiz var. İzmir bu konuda çok büyük yol aldı. Ayrıca Türkiye'de ilk defa 11-13 Mayıs'da ''Keyifli Yaş Alma Fuarı'nı'' açacağız. Hem fuar hem kongre olacak.''

Yaşlı Nüfusun Özsaygısı Arttırılmalıdır

İzmir Tabib Odası Başkanı Prof. Dr. Fehmi Akçiçek: ''Yaşlısına değer veren, çevre şartlarını hazırlayan toplumlarda yaşlı nüfusun yaşam kalitesi ve süresi belirgin olarak artmaktadır. Bu bakımdan başta kullandığımız dil olmak üzere ötekileşen yaşlıların toplum hayatına aktif katılımı sınırlandı. Yaşlıların öz saygısını ve yaşam kalitesini arttırmalıyız. Yaşam kalitesi yüksek yaşlıların kendilerini tam olarak ifade ettikleri sosyal hayatın içinde onurlu bir yaşam sürmeleri gerekmektedir.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-70.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-70.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/ozel-haber-turkiye-de-ilk-defa-keyifli-yas-alma-fuari-izmir-de/3385/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Apr 2017 16:09:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>&#39;&#39;Uygulamalı Taze Kadavra Kursu&quot; düzenlenecek</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon  Anabilim Dalı ve Anatomi Anabilim Dalı tarafından “Spastisitede Botilunum Toksin Tip A Enjeksiyonu Uygulamalı Taze Kadavra Kursu” düzenlenecek. Kurs, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Makroskobi Salonu’nda 6 Mayıs 2017 tarihinde  saat 08.30’da başlayacak.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon  Anabilim Dalı ve Anatomi Anabilim Dalı tarafından “Spastisitede Botilunum Toksin Tip A Enjeksiyonu Uygulamalı Taze Kadavra Kursu” düzenlenecek. Kurs, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Makroskobi Salonu’nda 6 Mayıs 2017 tarihinde  saat 08.30’da başlayacak.

Ana teması spastisitenin klinik görünümleri ve spastisitede botulinum toksin tip A enjeksiyonları olan kursta  katılımcılar, enjeksiyonları kadavra üzerinde birebir uygulama olanağı bulacak, görerek, dokunarak deneyim yaşayacak.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-67.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-67.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/uygulamali-taze-kadavra-kursu-duzenlenecek/3376/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Apr 2017 14:05:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hemşirelik Alanında da Güzel Gelişmeler Oluyor</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından “Araştırmadan Bildiriye” konulu Hemşirelik Sempozyumu düzenlendi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından “Araştırmadan Bildiriye” konulu Hemşirelik Sempozyumu düzenlendi.

Hastane Konferans Salonunda gerçekleşen sempozyuma İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, Hastane Yöneticisi Op. Dr. Hilmi Güngör, farklı üniversitelerden gelen Öğretim Üyeleri, hastane çalışanları ve diğer kurumlardan gelen misafirler katıldı.

Sempozyumda açılış konuşmasını yapan Buca Seyfi Demirsoy DH Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Merdiye Öztürk “Hastanemiz ve Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Cerrahi Hemşireliği ABD’nin destekleriyle gerçekleştirmiş olduğumuz sempozyumda, kanıta dayalı uygulamalarda kaynak olarak kullanılmak üzere yapılan araştırmalar ve bu konularda yapılması gerekenler birazdan hocalarımız tarafından sizlere anlatılacaktır. İlk sempozyumumuz olması sebebi ile ben ve ekibim çok heyecanlı ve mutluyuz. Bu heyecanı bizimle paylaşan başta Genel Sekreterliğimiz ve Çalışanları ve Ege Üniversitesi Öğretim üyeleri olmak üzere, Türkiye’nin diğer şehirlerinden gelen Öğretim ve Araştırma Üyelerine, Hastane Yöneticimize, Eğitim Birimimize ve çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.” dedi.

Hastane Yöneticisi Op. Dr. Hilmi Güngör ise ‘’Hemşirelik alanında da artık birçok kongre, sempozyum ve bilimsel çalışma yapılmaktadır. Hemşire arkadaşlarımız bu toplantılara oldukça ilgililer. Bizler hastanemiz olarak kendi çalışma arkadaşlarımız ile bu alanlarda yeni şeyler yapmaya, üretmeye çalışıyoruz. Bu ilk sempozyumumuzun bu anlamda bizlere ışık tutacağını düşünüyorum ve sempozyum sonrası hemşire arkadaşlarımızın artık tüm hemşirelik ile ilgili kongre ve çalışmalarda sunum, bildiri, poster vs. katılımlarının artacağına inanıyorum. Bizler Hastane Yönetimi olarak yapılacak olan tüm çalışmaları her anlamda desteklemeye hazırız, arkalarındayız. Sempozyumumuzun herkese hayırlı olmasını diliyor ve katılımlarından ötürü herkese çok teşekkür ediyorum’’ dedi.

Hemşirelik Alanında da Güzel Gelişmeler Oluyor…

İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu ‘’Öncelikle böyle bir sempozyumda burada bir arada olmak bizler için memnuniyet verici. Eskiden asistan iken, bir hastanın tomografisi için bir yıl, ultrasonografisi için ise altı ay sonraya randevu alıyorduk. Sağlık hizmetleri çok hızlandı. Hızlandıkça daha çok veri elde etmiş olduk. Ancak veri kayıt altına alındığı zaman bilgi haline gelebiliyor. Bu bilgiler sonucu sistemler oluşuyor. Şu an hastanelerde kullandığımız HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) gibi. Zaman içinde bilgiye ulaşıp, bilgiyi eğer doğru şekilde yönlendirir ve bir hipotezin üzerine doğru soruyu sorup analiz yapabilirsek elimizde güzel bir klinik araştırma oluşur. Hekimlik böyle ilerlerken, Hemşirelik alanında da güzel gelişmeler oluyor. Hemşirelik ile ilgili yoğun bir ay geçiriyoruz. Kuzey hastaneleri olarak çok güzel çalışmalarımız var. Ben bu sempozyumda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarken, buradan çok yararlanacağınızı düşünüyorum ve kendi bilimsel yolculuğunuzda da çok önemli bilgileri cebinize koyarak buradan ayrılacağınıza eminim. Başarılı bir sempozyum olmasını diliyorum saygılar sunuyorum.’’ dedi.

Açılış konuşmalarının ardından devam eden bilimsel programda “Araştırma Sürecinde Yürütülen Faaliyetler’’ Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Cerrahi Hemşireliği ABD’dan Prof. Dr. Meryem Yavuz Van Giersbergen, ‘’Ölçek Çalışmaları’’ EÜ Hem. Fak. Cerrahi Hem. ABD’dan Yrd. Doç. Dr. Yelda Candan Dönmez, ‘’Odak Grup Çalışmaları’’ Pamukkale Üni. Sağlık Bilimleri Fak.’den  Öğr. Gör. Ayla Yavuz Karamanoğlu,  ‘’Araştırma Yazımı’’ Adıyaman Üni. Sağlık Yüksekokulu’ndan Ar. Gör. Dr. Yasemin Altınbaş, ‘’Kongre’ye Bildiri Gönderme’’ Ege Üni. Hem. Fak.’den  Ar. Gör. Dr. Aliye Okgün Alcan, ‘’Sözel Bildiri Hazırlama’’Ege Üni. Hem. Fak.’den Yrd. Doç. Dr. Eda Dolgun, ‘’Poster Bildiri Hazırlama’’ Ege. Üni. Hem. Fak.’den Ar. Gör. Burçak Şahin Köze, ‘’Kongre’de Sunum Yapma Teknikleri’ Acıbadem Üni. Sağlık Bilimleri Fak.’den  Öğr. Gör. Yasemin Uslu tarafından sunuldu.

Katılımcılar soru-cevap şeklinde gerçekleşen sempozyumdan oldukça memnun kaldıklarını belirttiler.

&nbsp;]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-63.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-63.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/hemsirelik-alaninda-da-guzel-gelismeler-oluyor/3363/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Apr 2017 12:00:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Uluslararası Hemşirelik Uygulamalarında Etik Kongresi</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve İzmir Tabip Odası işbirliğinde ‘‘Uluslararası Hemşirelik Uygulamalarında Etik Kongresi’’ düzenlenecek. Hemşirelik alanının tıbbi uygulamaları esnasında karşılaşılan etik sorunların ele alınacağı ve bunlara ilişkin bilimsel çalışmaların paylaşılacağı kongre, 11-12 Eylül 2017 tarihlerinde yapılacak.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve İzmir Tabip Odası işbirliğinde ‘‘Uluslararası Hemşirelik Uygulamalarında Etik Kongresi’’ düzenlenecek. Hemşirelik alanının tıbbi uygulamaları esnasında karşılaşılan etik sorunların ele alınacağı ve bunlara ilişkin bilimsel çalışmaların paylaşılacağı kongre, 11-12 Eylül 2017 tarihlerinde yapılacak.

Kongrede hemşirelerin etik sorumlulukları, hekim-hemşire iletişimi ve sorunları, ebelik uygulamalarında etik gibi çeşitli temalara değinilecek. Yurt içinden ve yurt dışından  bilim insanlarının katılacağı, konferansların, panellerin, forumların ve serbest bildirilerin düzenleneceği kongrede, hemşirelik etiği konusunda farkındalık yaratılacak]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-61.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-61.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/uluslararasi-hemsirelik-uygulamalarinda-etik-kongresi/3356/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Apr 2017 11:46:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hemşirelik Öğrencileri Kariyer Sempozyumu</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi tarafından  3.Hemşirelik Öğrencileri Kariyer Sempozyumu düzenlenecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi tarafından  3.Hemşirelik Öğrencileri Kariyer Sempozyumu düzenlenecek.

Sempozyum, 3-4 Mayıs 2017 tarihinde, Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Amfisi’nde gerçekleşecek. Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’nin düzenleyeceği bu sempozyuma; Hemşirelik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fisun Şenuzun Aykar başkanlık edecek]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-54.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-54.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/hemsirelik-ogrencileri-kariyer-sempozyumu/3335/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Apr 2017 12:01:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Değişen Dünya ve Hemşirelik</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi,   Öğrenci Hemşireler Derneği (ÖHDER) tarafından düzenlenecek olan  “1.Uluslararası 4.Ulusal Bireysel Gelişim Günleri Kongresi” ne ev sahipliği yapacak. Ana teması “Değişen Dünya ve Hemşirelik” olan kongre 13-16 Nisan 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi,   Öğrenci Hemşireler Derneği (ÖHDER) tarafından düzenlenecek olan  “1.Uluslararası 4.Ulusal Bireysel Gelişim Günleri Kongresi” ne ev sahipliği yapacak. Ana teması “Değişen Dünya ve Hemşirelik” olan kongre 13-16 Nisan 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Ulusal ve küresel bazda değişen koşullar ve ortaya çıkan yeni mesleki olanak ve gereklilikler açısından katılımcılara farkındalık kazandırması beklenen kongreye,  ulusal ve uluslararası uzmanlar katılacak. Üç gün sürecek olan kongre kapsamında  kurslar, paneller, konferanslar, öğrenci münazaraları, poster ve sözel bildiri oturumları ve yarışmalar yer alacak.

KONGRENİN BİRÇOK ALT TEMASI OLACAK

Ana teması “Değişen Dünya ve Hemşirelik” olan kongrede; Hemşirelikte Eğitim Uygulamaları, Hemşirelikte Araştırma, Hemşirelikte Uzmanlaşma, Güncel İlgi Ve Alanlar, Toplumsal Krizlerde Hemşirelik, Hemşirelik Felsefesi, Kültürlerarası Hemşirelik, Hemşirelikte İnovasyon ve Hemşirelikte Örgütlenme başlıklarında sunumlar yapılacak.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-50.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-50.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/degisen-dunya-ve-hemsirelik/3319/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Apr 2017 12:00:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kanser Tedavisinde Yenilikçi Yaklaşımlar</title>
			<description><![CDATA[Gazi Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği tarafından Kanser Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “Carcinos” başlıklı sempozyumda kanser tedavisinde yapılan yenilikçi araştırmalar ele alındı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Gazi Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği tarafından Kanser Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “Carcinos” başlıklı sempozyumda kanser tedavisinde yapılan yenilikçi araştırmalar ele alındı.
Gazi Üniversitesi öğrenci topluluklarından Gazi Tıp Öğrencileri Birliği, Kanser Haftası etkinlikleri çerçevesinde tıp fakültesi öğrencilerinin vizyonunu geliştirmek ve bilimi öğrencilerde içselleştirmek amacıyla “Carcinos” başlıklı sempozyum düzenledi. Sempozyumda kanser araştırmalarının önemi ve alana dair araştırma imkânları konuşulurken, kanser genetiğinden kanser tedavilerine kadar yapılan yenilikçi araştırmalar da ele alındı. Çağımızın en yaygın hastalıklardan biri olan kanseri tanımak, doğasını keşfetmek ve çare aramaya yönlendirmek amacıyla düzenlenen sempozyumda kansere çare olma ve araştırmaları sonuçlandırmak için yeni nesil doktorlara görev düştüğü vurgulandı.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-46.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-46.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/kanser-tedavisinde-yenilikci-yaklasimlar/3307/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Apr 2017 11:39:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Dünya&#39;da yılda 1milyon kişi deri kanseri oluyor&quot;</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Muhiddin Erel Amfisinde Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin düzenlendiği 21. Ege Onkoloji Günleri kapsamında “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu” başladı. Sempozyumun açılışına Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Makbule Aşıkoğlu, EÜ Tıp Fakültesi Dekan Vekili  Prof. Dr. Cemil Gürgün, Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu,  Prof. Dr. Fezal Özdemir, Prof. Dr. Işıl Karaarslan,  Uzm. Dr. Gül Kitapçıoğlu, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Muhiddin Erel Amfisinde Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin düzenlendiği 21. Ege Onkoloji Günleri kapsamında “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu” başladı. Sempozyumun açılışına Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Makbule Aşıkoğlu, EÜ Tıp Fakültesi Dekan Vekili  Prof. Dr. Cemil Gürgün, Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu,  Prof. Dr. Fezal Özdemir, Prof. Dr. Işıl Karaarslan,  Uzm. Dr. Gül Kitapçıoğlu, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

         Prof. Dr. Makbule Aşıkoğlu, “Günümüzde nano teknoloji ve moleküler görüntüleme sistemlerindeki gelişmeler tanı sürecini kısaltmış, hedefe yönelik tedaviler hastanın yaşam kalitesini arttırmıştır. Değerli hocalarımız melanom ve melanom dışı deri kanserleri ile alakalı son bilgileri sizlerle paylaşacaklar. Bu etkinliği düzenleyen Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu’na, düzenleme kuruluna  ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“EGE, KAYITÇILIĞININ LİDERİ”
 
Prof. Dr. Cemil Gürgün, “Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama  Merkezi ülkemizde kanser kayıtçılığının lider birimlerinden birisi. Bu işi başlatanlardan. Asistanlığımın ilk yıllarında acaba yurtdışındaki doktorlar neden bizden daha başarılı oluyorlar, neden bizden bir adım daha öndeler diye düşünmüştüm. Acaba teknolojileri mi bizden ileride, aldıkları eğitim mi daha kaliteli, oradaki hocalar daha mı yetenekli gibi sorular dönüyordu kafamda. Yurtdışına gittiğimde beni etkileyen en önemli şey,  her şeyi kaydetmeleri oldu. Araştırmada, uygulamada ve hizmet alanında  veri kayıt sistemini çok iyi kullanıyorlar. Bu nedenle bizden bir adım öndeler; doktorları bizden daha yetenekli olduğu, teknolojileri daha gelişmiş olduğu için değil. Ancak hala kayıt sistemi çok zorlandığımız bir konu. Çok iyi şeyler yapıyoruz, üretiyoruz ama bunları kaydetmiyoruz. Bu yüzden hocamı ve ekibini bu başarılı çalışmaları için kutluyorum” dedi.
         Melanom hastalarında multidisipliner yaklaşım hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Fezal Özdemir, “Günümüzde melanom biyolojisindeki yenilikler ve bunların tedaviye yansımaları multidisipliner yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Eski yıllarda dermatologlar melanomu tanıdıktan sonra bunun ana tedavisi olan rezeksiyon için plastik cerrahiye ve daha ileri olgularda onkoloji kliniğine hastaları yönlendirirlerdi. Bugün ise bu yaklaşım değişmiştir. Multidisipliner yaklaşım modeli öne çıkmıştır. Hepimizin amacı hastaları işbirliğiyle çok daha fonksiyonel ve doğru şekilde yönlendirebilmektir. Multidisipliner yaklaşımda pek çok kişi ve pek çok disiplin yer almaktadır. Bu işbirliği başarıyı arttırmaktadır. Türkiye’de, interdisipliner yaklaşım ilk kez Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde başlamıştır” dedi.

“İNSANLARDA EN SIK GÖRÜLEN KANSER DERİ KANSERİDİR”
 
         “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserlerinde Epidemiyoloji, Risk Faktörleri ve Korunma”  konulu sunum yapan Uzm. Dr. Gül Kitapçıoğlu, “ İnsanlarda en sık görülen kanser deri kanseridir. Yılda 1 milyon yeni olgu rapor ediliyor. Her yıl dünyada 60 bin deri kanseri nedeni ile ölüm bildiriliyor. Bunların 48 bini melanom, 12 bini diğer deri kanserlerinden. Deri kanserinin tanımı; deriyi oluşturan hücrelerin anarmol, kontrolsüz büyümesi. Çoğu, güneş ve diğer kaynaklardan gelen ultraviyole radyasyonunun neden olduğu mutasyonlara bağlı DNA hasarı. Deri kanserinin yüzde 90’ı ultraviyole ışını nedeniyle yüzde 10’u da medikal anlamda radyasyon ve farklı kimyasallar sebebiyle ortaya çıkıyor. Tüm deri kanserlerinde açık ten, aşırı güneş maruziyeti, bronzlaşma ve solaryum yatakları özellikle vurgulanması gerek nokta. Her dönem televizyonlarda, internette bir güzellik anlayışı çok fazla ön plana çıkarılıyor. Şu anda da insanlar bronzlaşmaya dolayısıyla solaryuma rağbet gösteriyor. Ancak bu son derece tehlikeli. Solaryumun deri kanseri riskini yüzde 55 oranında arttırdığı göz ardı edilmemeli. Güneşin zararlı ışınlarından korunmaya özen göstermeliyiz. Şapka takmak, kapalı giyinmek, güneş gözlüğü takmak, güneş kremi sürmek gibi birçok korunma yönteminden söz edebiliriz. Dünya Sağlık Örgütü Amerikan Kanser Birliği’de akılda kalıcı olsun diye “Slip! Slop! Slap! Seek! Slide!” sloganıyla,farkındalık anlamında filmlerle, kamu spotlarıyla bu olayı işliyor” dedi.

“Melanomda Klinik Özellikler ve Erken Tanı” konusunda konuşan Prof. Dr. Işıl Karaarslan ise  “ Melanom deri kanseri en agresif ve tedaviye en fazla dirençli kanserlerden kabul ediliyor. Son yıllarda tedavide oldukça önemli gelişmeler oldu. Yine de melanom hastalarının, özellikle ileri evresinde olan hastalarımız açısından hala yaşam kalitesinde önemli sıkıntılar var. Melenomlar deri kanserlerinin az bir kısmını oluşturuyor. Fakat deri kanserlerine bağlı ölümlerin çok büyük bir kısmından sorumlu. Aynı zamanda ölümler diğer deri kanserinden kaynaklanan ölümlere oranla daha genç yaşta oluyor. Erken tanı bugün için hastanın yaşamını korumada en etkili yöntem” diye belirtti.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-109.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-109.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/dunya-da-yilda-1milyon-kisi-deri-kanseri-oluyor/3139/</link>
			<pubDate>Fri, 31 Mar 2017 13:09:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ege&#39;de “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu&quot; yarın başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi(EUKAM)  tarafından “XXI. Ege Onkoloji Günleri” kapsamında “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu” 30-31 Mart 2017tarihinde  Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisinde gerçekleştirilecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi(EUKAM)  tarafından “XXI. Ege Onkoloji Günleri” kapsamında “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu” 30-31 Mart 2017tarihinde  Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisinde gerçekleştirilecek.

Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu Başkanı ve EUKAM Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, “Bu sempozyumdaki amaç; giderek artış gösteren melanomlar ve melanom dışı deri kanserlerinde epidemiyoloji, risk faktörleri, korunma, tanı ve tedavilerdeki son yenilikleri tartışmaktır. Melanomların moleküler ve genetik tanısındaki yenilikler sistemik tedavilerine büyük olanaklar sağlamaktadır. Melanomların cerrahisinde, adjuvan tedavilerinde son yenilikler, immunoterapi ve hedefe yönelik tedaviler üzerinde etraflıca durulacaktır” dedi.

Prof. Dr. Haydaroğlu, “Hastanemizde 1992 den beri yapılan ve 100bini aşan kanser kayıtlarında 9 bine yakın deri kanserleri bulunmakta ve özellikle melanomlarda son 10 yılda belirgin bir artış olduğu dikkati çekmektedir. Melanom dışı deri kanserleri  yüzde 60 lokal evrede saptanmaktadır. Melanomlarda ise olguların dörtte üçü lokal ileri ve metastatik evrede tanı almış olup tanı anında erkeklerde daha ileri evrede görülmesi dikkat çekicidir. Melanom dışı deri kanserlerinin 5-10 yıllık sağkalımları sırasıyla  yüzde 83,6 ve  yüzde 68,0, melanomlarda ise  yüzde 61,7 ve  yüzde  50,5’tir. Çalışmamızda Melanomlarda daha kötü bir seyir olduğu görülmüştür. Sonuçlarımızın ayrıntıları ilgili panelde açıklanacaktır. Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserlerindeki artış yalnız bizim hastanemizde değil, kentimiz ve ülkemiz geneli için de geçerlidir. Kentimizdeki ve ülkemizdeki sonuçlar bu toplantıda açıklanacaktır. Kentimizin oldukça güneşli bir iklime sahip oluşu, açık ten renkli bireylerin çoğunlukta olması gibi etkenler göz önüne alındığında kentimizdeki durumun önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Bu toplantıda deri kanserlerinin oluşumuna etki eden faktörler ve güneşin zararlı etkileri üzerinde durulurken deri kanserlerinin bir kader olmadığı, güneşten korunarak derimizin büyük ölçüde güvenceye alınabileceği vurgulanacaktır” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-101.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-101.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/ege-de-melanom-ve-melanom-disi-deri-kanserleri-sempozyumu-yarin-basliyor/3115/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Mar 2017 13:42:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ege&#39;de “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri  Sempozyumu&quot; düzenlenecek</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen “XXI. Ege Onkoloji Günleri”kapsamında “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu” 30-31 Mart 2017 tarihlerinde, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisinde gerçekleştirilecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen “XXI. Ege Onkoloji Günleri”kapsamında “Melanom ve Melanom Dışı Deri Kanserleri Sempozyumu” 30-31 Mart 2017 tarihlerinde, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisinde gerçekleştirilecek.

Sempozyum ile tedrici artış gösteren melonomlar ve melanom dışı deri kanserlerinde epidemiyoloji, risk faktörleri, korunma, tanı ve tedavilerdeki son yeniliklerin tartışılması amaçlanıyor.

Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, “Melanomların moleküler ve genetik tanısındaki yenilikler sistemik tedavilerine büyük olanaklar sağlamaktadır.Melanomların erken tanısında, cerrahisinde, adjuvan tedavilerinde son yenilikler, immunoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve destek tedaviler üzerinde etraflıca durulacaktır” dedi.

Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, “Hastanemizde 1992’den beri yapılan ve 100 bini aşan kanser kayıtlarında 10 bine yakın deri kanserleri bulunmakta ve özellikle melanomlarda son 10 yılda belirgin bir artış olduğu dikkati çekmektedir. Kentimizin oldukça güneşli bir iklime sahip oluşu, açık ten renkli bireylerin çoğunlukta olması gibi etkenler göz önüne alındığında durumun vahameti daha iyi anlaşılacaktır. Ayrıca bu artışın İzmir’de ki ve Türkiye’de ki durumu bu toplantıda irdelenecek ve deri kanserlerinin bir kader olmadığının, güneşten korunarak derimizin güvenceye alınabileceğinin üzerinde durulacaktır”diye konuştu.

Sempozyum; dermatologları, plastik cerrahları, patologları, radyologları, nükleer tıpçıları, medikal onkologları ve radyasyon onkoglarının yanı sıra bu tür kanserlerin görülebildiği her organ ile ilgili diğer branşlardan uzmanları bir araya getirecek.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/02/SAĞLIK-HABER-kopya-4.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/02/SAĞLIK-HABER-kopya-4.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/ege-de-melanom-ve-melanom-disi-deri-kanserleri-sempozyumu-duzenlenecek/2729/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Feb 2017 14:05:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Avrupa Çocuk Cerrahisi Derneği Yıllık Kursu&quot; Ege&#39;de  başladı</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisi’nde gerçekleştirilen “EUPSA Orta ve Doğu Avrupa Kursu” başladı. Avrupa Çocuk Cerrahisi Derneği tarafından her yıl düzenlenen kurs bu yıl İzmir’de gerçekleştiriliyor. Çocuk gastrointesnal cerrahisindeki yeniliklerin ele alındığı kursa Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği de destek veriyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisi’nde gerçekleştirilen “EUPSA Orta ve Doğu Avrupa Kursu” başladı. Avrupa Çocuk Cerrahisi Derneği tarafından her yıl düzenlenen kurs bu yıl İzmir’de gerçekleştiriliyor. Çocuk gastrointesnal cerrahisindeki yeniliklerin ele alındığı kursa Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği de destek veriyor.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orkan Ergün, kursun İzmir’de gerçekleştirilmesinin gurur kaynağını olduğunu belirtti. Üniversite imkanları dahilinde düzenlenen bir kurs olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün, “Bu kez iyi bir organizasyonla misafirleri karşıladık. Umuyorum ki, bundan sonraki kursları da buraya taşıma fırsatı bulacağız” dedi.

EUPSA Orta ve Doğu Avrupa Kursu’nun Avrupa’nın değişik ülkelerinde hersene düzenlenen bir kurs olduğunu kaydeden Prof. Dr. Orkan Ergün, “Çocuklardaki gastrointesnal cerrahideki hem yenilikler hem de buradaki bir takım zorlukları ele aldığımız bir kurs olacak. Avrupa’dan altı yabancı eğitici konuşmacı buraya geldi. Hepsi de kendi konularında son derece uzman kişiler. Yurt dışından ve ülkemizden eğitim için çok sayıda hekim katılıyor. Kursumuza gösterilen ilgiden memnunuz. Bize bu desteği sağlayan üniversitemize, rektörümüze ve dekanımıza çok teşekkür ediyorum. Bizi destekleyen Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği ve Avrupa Çocuk Cerrahisi Derneği’ne teşekkür ediyorum. Kursların devamının geleceğine inanıyorum” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/02/SAĞLIK-HABER-kopya-3.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/02/SAĞLIK-HABER-kopya-3.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/avrupa-cocuk-cerrahisi-dernegi-yillik-kursu-ege-de-basladi/2726/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Feb 2017 13:57:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alcon, eğitime yatırım yapmayı sürdürüyor</title>
			<description><![CDATA[Göz sağlığında dünya lideri ve Novartis Grubu’nun bir bölümü olan Alcon, Göz Sağlığında Mükemmeliyetçilik Akademisi’ni İzmir’de yaklaşık 130 uzman ve asistan göz hekiminin katılımıyla gerçekleştirdi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Göz sağlığında dünya lideri ve Novartis Grubu’nun bir bölümü olan Alcon, Göz Sağlığında Mükemmeliyetçilik Akademisi’ni İzmir’de yaklaşık 130 uzman ve asistan göz hekiminin katılımıyla gerçekleştirdi.

“Yumuşak kontakt lens temel uygulama prensipleri” başlığıyla 3-5 Haziran 2016 tarihleri arasında Swissotel Büyük Efes İzmir Oteli’nde düzenlenen etkinliğe, konusunda uzman hekimler katıldı. Türkiye’de kontakt lensin sağlıklı kullanımına yönelik çalışmalara öncülük eden akademinin bilimsel kurul üyeleri Dr. Ömür Uçakhan Gündüz, Dr. Mehmet Orhan, Dr. Emrullah Taşındı, Dr. Kamil Bilgihan, Dr. Ebru Toker ve Dr. Elvin Yıldız eğitim sunumlarını gerçekleştirdi.

Dr. Ömür Uçakhan Gündüz’ün moderatörlüğünde Dr. Cezmi Doğan, Dr. Semra Akkaya, Dr. Dilay Özek ve Dr. Berkay Akmaz tarafından akademinin ilgi çeken olgu sunumları yapıldı. Akademiye katılan tüm hekimler, her yıl gerçekleşen bu toplantının katılımcılar için çok yararlı olduğunu vurgulayarak, bu alanda devamlılığın önemli olduğuna dikkat çektiler.

‘Günümüzde göz kusurlarını elektronik alet kullanımı artırdı’

Günümüzde fazla kullanılan bilgisayar ve cep telefonlarının, özellikle miyop ve diğer kırma kusurlarını artırdığını vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Orhan, “Bu da insanları gözlük kullanımının yanısıra bir arayışa itiyor. Kontakt lens yan etkisinin az olması sebebiyle tüm dünyada daha çok tercih ediliyor. Lens hem gençlere hem de ileri yaşlarda gözlük kullanımının yanısıra iyi bir destek oluyor” dedi. Akademi sayesinde kontakt lens uygulamak isteyen hekimlere detaylı bilgi aktarıldığını vurgulayan Orhan, böylece uzun dönemde kontakt lens konusunda hem hekimlerin bilgisinin artması hem de doğru uygulama için iyi bir fırsat yaratıldığını söyledi.

Ankara Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilimdalı, Kornea ve Kontakt Lens Birim Sorumlusu ve Türkiye Oftalmoloji Derneği Kontakt Lens Birim Başkanı Dr. Ömür Uçakhan Gündüz ise akademiyle ilgili şunları söyledi; “Toplumun sağlıklı, doğru kontakt lens kullanımı konusunda bilgilenmesini amaçlıyoruz. Bu amaca ulaşmak için Türk Oftalmoloji Derneği de, sektör temsilcileri de bir çaba içindeyiz. Çünkü kontakt lens kullanmak isteyen çok genç ve geniş bir popülasyon var. Mesela TOD olarak da uygulamalı kurslar düzenliyoruz ancak Türkiye genelindeki yeterli sayıda genç asistan hekimlere ulaşmamız tek başımıza mümkün olmuyor. Bu noktada Alcon’un yaptığı bu eğitim toplantıları bizim için çok kıymetli. Geniş sayıda asistan hekimi biraraya getirerek eğitim almalarına katkıda bulunuyor”.

Türkiye’de 2009 yılından bu yana düzenlenen akademi, uzman ve asistan göz hekimlerine kontakt lens ve lens bakımı ile ilgili en son klinik bilgileri aktarmayı amaçlıyor. Akademi göz sağlığı alanındaki gelişmelerin göz hekimlerine iletilmesiyle, hastaların yaşam kalitesinin artırılmasına da katkı sağlıyor.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/06/alcon-izmir.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/06/alcon-izmir.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/alcon-egitime-yatirim-yapmayi-surduruyor/2550/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jun 2016 15:50:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kardiyolojideki yenilikler tartışıldı</title>
			<description><![CDATA[Kalp hastalıkları, tüm dünyada ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer alıyor. Ülkemizde ise her 2 kişiden 1’i kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Dünyanın önde gelen kardiyolog ve cerrahları, kalp hastalıklarının tedavisinde gelinen noktayı ve yeni ufukları masaya yatırmak amacıyla 26-29 Mart 2015 tarihleri arasında İstanbul’da bir araya geldi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Kalp hastalıkları, tüm dünyada ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer alıyor. Ülkemizde ise her 2 kişiden 1’i kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Dünyanın önde gelen kardiyolog ve cerrahları, kalp hastalıklarının tedavisinde gelinen noktayı ve yeni ufukları masaya yatırmak amacıyla 26-29 Mart 2015 tarihleri arasında İstanbul’da bir araya geldi.

Türkiye Kalp ve Sağlık Vakfı tarafından düzenlenen “11. Uluslararası Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisinde Yenilikler Kongresi” Hilton İstanbul Bomonti Kongre Merkezi’nde dünyanın farklı yerlerinden gelen kalp uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Kongre bu yıl aynı zamana, “64. Avrupa Kalp-Damar Cerrahisi Kongresi”ne de ev sahipliği yaptı.

Uluslararası bilimsel kuruluşların işbirliği

Türkiye’de başlatılıp dünyada marka haline gelen kongre, birçok uluslararası bilimsel kuruluşla işbirliği yapılarak gerçekleştirildi. Kongre’de bu yıl Avrupa Kalp Damar Cerrahisi Kongresi’nin yanı sıra; Amerikan Kalp Cemiyeti, Dünya Kalp Federasyonu, Avrupa Kardiyoloji Derneği, Avrupa Kalp Yetmezliği Birliği, Amerikan Kalp Ritim Birliği, Dünya Aritmi Derneği, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Ritim Derneği gibi uluslararası bilimsel kuruluşlar ın oturumları yer alacak. Ayrıca başta Orta Doğu olmak üzere Lübnan, Mısır, Bulgaristan, Çin, Japonya gibi ülkelerin ulusal kalp dernekleri bilimsel oturumlarla temsil edildi.

Kalp hastalıkları ile ilgili en son gelişmeler ele alındı

Üzerinde pek çok bilimsel modül yer alan bir platform olan Yenilikler Kongresi’nde kalp hastalıkları ile ilgili en son gelişmeler geniş bir yelpazede uluslararası otoritelerce ele alındı. Kongrede yapılacak oturumların ana başlıkları; Uluslararası Aritmi Forumu, Akdeniz Girişimsel Kardiyoloji Toplantısı, Kalp Yetmezliği Zirvesi, Hipertansiyon Zirvesi, Pulmoner Hipertansiyon Zirvesi, Doğuştan Kalp Hastalıkları Zirvesi ve Temel Kardiyoloji Sertifika Programı şeklinde sıralandı.

Memorial Şişli Hastanesi’nde yapılan işlem canlı yayınlandı

Kongre açılışında dünyaca ünlü Amerikalı Bilim Adamı Peter Libby damar sertliğinin nasıl geliştiği ile ilgili önemli bir konferans verdi. 62 ülkeden 2000’e yakın bilim adamının katıldığı kongre sırasında Türkiye’den Memorial Şişli Hastanesi ve İzmir 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi’nden; yurtdışından ise ABD, Almanya ve Hindistan’dan canlı işlem yayınları yapıldı. Türkiye’den yapılacak canlı bağlantıların ilkinde Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Servet Öztürk’ün yapacağı stent uygulaması yayınlandı.

Tıp otoritelerince bilimsel şölen olarak adlandırılıyor

Kongre 14 salonda paralel olarak düzenlendi ve ayrıca önemli oturumlar web üzerinden kongreye katılamayan kalp uzmanları için canlı yayınlandı. Türkiye Kalp ve Sağlık Vakfı Başkan Yardımcısı ve Memorial Ankara Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Oto, ameliyatsız kalp kapağı değişimi, karmaşık taşikardi ablasyonları ve yeni kan sulandırıcı ilaçlarla ilgili konferanslar verdi. 1000’in üzerinde bilimsel bildirinin tartışıldığı kongrede ayrıca kardiyolog ve kalp cerrahları için özel beceri kursları ve aile hekimleri için temel kardiyoloji sertifika programı da düzenlendi. Kongre boyunca kalp hastalıklarının tanı ve tedavisindeki en son gelişmeler tartışılacak ve bilgi ve deneyimler paylaşıldı.

Prof. Dr. Ali Oto, bu toplantının yılın en önemli bilimsel olaylarından biri olduğunu vurgulayarak, “Yenilenme Toplantısı, kalp hastalıkları ile uğraşan hekimler için önemli bir yenilenme fırsatıdır. Bu tür toplantılar alanında uzman hekimlerin paylaşımlarda bulunmasını ve sinerji oluşturulmasını sağlıyor. Yeni tanı ve tedavi yöntemlerinin konuşulduğu bu platformlar sayesinde kalp hastalıkları ile daha etkin şekilde mücadele edilmesi hedefleniyor” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/Kongre-1-Gorsel.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/Kongre-1-Gorsel.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/kardiyolojideki-yenilikler-tartisildi/1923/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2015 13:54:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bipolar Beynin İçinde!</title>
			<description><![CDATA[Halk arasında manik depresif olarak bilinen, iki uçlu duygu durum bozukluğu olan bipolar bozukluk hastalığının manik döneminde kişi aşırı enerjik olabilirken depresyon döneminde parmağını dahi kıpırdatamaz hale gelebiliyor. Uzmanlar, duygulardaki bu değişimin nedeninin tamamen beyin kimyasındaki bozulma ile alakalı olduğunu söylüyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Halk arasında manik depresif olarak bilinen, iki uçlu duygu durum bozukluğu olan bipolar bozukluk hastalığının manik döneminde kişi aşırı enerjik olabilirken depresyon döneminde parmağını dahi kıpırdatamaz hale gelebiliyor. Uzmanlar, duygulardaki bu değişimin nedeninin tamamen beyin kimyasındaki bozulma ile alakalı olduğunu söylüyor.
Halk arasında manik depresif olarak bilinen, iki uçlu duygu durum bozukluğu olan bipolar bozukluk hastalığına dikkat çekmek için 30 Mart, tüm dünyada Dünya Bipolar Günü olarak kutlanıyor. En ünlü bipolar hastası Vincent Van Gogh'un doğum günü olan 30 Mart’ta bipolar bozukluk hastalığı için farkındalık yaratılması amaçlanıyor.
Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Gökben Hızlı Sayar, bipolar bozukluk hastalığını anlattı.

Bipolar afektif bozukluk ya da diğer isimleriyle manik depresif, iki uçlu duygudurum bozukluğunun psikiyatrinin en gizemli hastalıklarından birisi olduğunun altını çizen Sayar, gizemin iki sebebin ilkinin hastalığın getirdiği duygusal dalgalanmalar olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:

Duygu halleri aniden değişebiliyor!

Hastalığın depresyon döneminde neredeyse elden ayaktan düşen, kendine güvensiz, karamsar, çökkün olan kişi, hastalığın manik dönemine girdiğinde aşırı canlanır, kendine güveni başını belaya sokacak kadar artar, bir anda yatırımlar yapmaya, riskli kararlar almaya başlar.

Depresyon döneminde parmağını kıpırdatmaya takati olmayan kişi gider, yerine geceleri bir iki saat uyuduğu halde sürekli koşturan, enerjisi bitmek bilmeyen bir kişi gelir. Bu değişkenlik hastanın yakın çevresindekiler için oldukça şaşırtıcı olur.”

Hastalığın ikinci gizeminin ise hekimleri şaşırttığına vurgu yapan Dr. Gökben Hızlı Sayar, tıp dünyasında yaşanan bütün gelişmelere rağmen, bipolar afektif bozuklukta beyinde neler olup bittiğinin tam olarak bilinememekte olduğunu ancak araştırmaların beyinde bozulan mekanizmalarla ilgili ipuçları verdiğini ifade etti.

Bipolarda beyin kimyasında bozulma olur

Dr. Gökben Hızlı Sayar, şöyle devam etti:

“Beynin çalışmasında, sinir hücrelerinde “reseptör” adı verilen, hücrenin diğer hücrelerden gelen sinyalleri algılayan “antenleri” ve “nörotransmiter” adı verilen, bir sinir hücresinden diğerine mesajlar taşıyan “kimyasal postacılar” büyük önem taşır. Yapılan araştırmalarda bipolar afektif bozuklukta bu iki yapının bozulduğu gösterilmiştir. Kimyasal postacılar hastalığın gelişiminde önemli rol oynadıkları için tedavide de kimyasal düzenleyiciler oldukça önemlidir.

Beyin sistemlerindeki bozuk çalışma nedeniyle birbiriyle yarışan düşünceler, bir konuya odaklanamama, konuşurken konudan konuya atlama sık olarak izlenir. Kimyasal iletimdeki bozulma aynı zamanda duygusal dalgalanmalara da sebep olur. Mani, depresyon, hipomani ve normal ruh hali dönemleri sarkaç gibi birbirini takip eder.

Beyindeki moleküllerin çalışma hızı bipoları etkiliyor

PET (Positron Emission Tomography) adı verilen ve damar yolu ile enjekte edilen, metabolik radyoaktif ajanların biriktiği normal veya patolojik dokuları görüntüleyen nükleer tıp inceleme tekniği ile yapılan çalışmalar bipolar beyindeki bazı bozuklukları göstermiştir. Bu çalışmalara göre beyinde dopamin, serotonin ve norepinefrin olarak bilinen kimyasal postacıları salan hücrelerin yoğunluğunda artış saptanmıştır. Bu moleküller sinir hücrelerinin haberleşmesinde önemlidir.

Duygunun düzenlenmesi, strese verilen cevap, haz alma, ödül mekanizmaları, muhakeme becerisi, dikkat ve bellek gibi birçok beyin fonksiyonunda görev alırlar. Hastalığın aktif döneminde olmasalar dahi, bipolar hastaların beyinlerinde bu moleküllerin aktivitesinde, hastalığı olmayanlara göre ortalama %30 artış izlenmiştir. Moleküllerin çalışması normalde beklenenin ne kadar üzerindeyse, kişinin dikkatinin de o denli bozuk olduğu da çalışmalarda gösterilmiştir. Bipolar afektif bozukluk tedavisinde sıklıkla kullanılan lityum ve valproik asit gibi maddeler, bahsedilen bozukluğu dengeye koyarlar.

Genetik sebepler olabilir

Bipolar bozukluğun bazı ailelerde daha sık görülmesi, hastalıkta saptanan beyin kimyasındaki bozukluğun genetik bir sebebinin olabileceğini düşündürür. Bipolar afektif bozukluk, toplum içinde % 2-3 oranda görülürken, anne ya da babasında bipolar bozukluk olan bir kişinin hastalığa yakalanma ihtimali % 12-15 civarındadır. Tek yumurta ikizlerinin genetik olarak birbirinin eşi olduğu bilinir. Bu durum hastalıkların genetik geçiş oranlarını ölçme konusunda oldukça yardımcıdır. Tek yumurta ikizlerinden birisinde bipolar afektif bozukluk varsa, diğer ikiz eşinde de hastalık görülme oranı % 85’tir. Bu yüksek oran, hastalıkla ilişkili kimyasal denge bozukluğunun büyük oranda genetik geçiş ile gerçekleştiğini düşündürür.

                                 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/00998iu7.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/00998iu7.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/bipolar-beynin-icinde/1917/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2015 12:52:14 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>KEÇİ ETİ VE PROPOLİS  BİN DERDE DEVA</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi(EÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı tarafından düzenlenen, “13. Sağlık Halk Kongresi” Bornova Belediyesi Nikah Salonu’nda devam ediyor. Kongrenin ilk oturumda; “Sağlıklı beslenme nedir? Keçi eti sağlıklı mıdır? Organik gıda nedir ve satın alınırken nelere dikkat edilmelidir? Propolis nedir? Yararlı mı? Arı ürünleri nedir?” konulu sunumlar yapıldı]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi(EÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı tarafından düzenlenen, “13. Sağlık Halk Kongresi” Bornova Belediyesi Nikah Salonu’nda devam ediyor. Kongrenin ilk oturumda; “Sağlıklı beslenme nedir? Keçi eti sağlıklı mıdır? Organik gıda nedir ve satın alınırken nelere dikkat edilmelidir? Propolis nedir? Yararlı mı? Arı ürünleri nedir?” konulu sunumlar yapıldı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Diyetisyeni Selda Seçkiner, “Beslenmeden hayatımızı devam ettirmek mümkün değil. Ancak hepimizin ortak hedefi sağlıklı beslenme konusunda olmalı. Sağlıklı yaşam dediğimizde yaşam boyu tüm bireylerin sağlığının korunması, geliştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması ilk hedefimiz. Sigara içme alışkanlığının önlenmesi, var olan yaşam kalitesini bozan beslenme sorunlarının en aza indirilmesi ve yine beslenmeye bağlı kronik hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve çevre koşullarının düzeltilmesi olarak hepsi bir bütündür. Bu da beslenme ve sağlıklı yaşamdır. Sağlıklı yaşam için tüm besinleri kullanmak gerekir. Vücudumuzun ihtiyacı kadar besinlerin alınması ve bunun uygun şekilde vücutta kullanılmasına yeterli ve dengeli beslenme diyoruz. Yeterli ve dengeli beslenmemizde ya da kötü beslenmemizde aslında pek çok nedenler var. Açlık duygumuz, tat duyumuz, alışkanlıklarımız, yaşam şeklimiz, duygusal durumlarımız ve sosyal girişimler bunların her biri beslenmemizin iyi ya da kötü olmasını etkileyen faktörlerdir” dedi.

KEÇİ ETİNİN KALP KRİZİ RİSKİNİ AZALTICI ETKİLERİ VAR

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, “Böylesi bir kongrenin en önemli konusu belkide sağlıklı bireyler için dengeli ve yeterli beslenme olduğunu düşünüyorum. Bütün hastalıkların birçoğu dengeli ve yeterli beslenilmemeden kaynaklanıyor. Beslenmede tabiki et çok önemli. Kırmızı ve beyaz et ayrımı yaptığımız alanda keçi eti de kırmızı et grubuna girmekte. 30-40 yıl önce et ihtiyacı koyun keçi etinden karşılanıyordu. Geldiğimiz noktada ise şuanda kırmızı et ihtiyacı yüzde 15 oranında koyun ve keçilerden sağlanıyor. Kırsal kesimden kente yoğun bir geçişin ardından koyun ve keçi eti bırakıldı. Keçi eti özelliklerine bakıldığında; kas içi, kas arası ve deri altında en az yağa sahip olan hayvandır. Daha az yağ oranına sahip olduğu için düşük kolesterole sahiptir. Keçi eti demir ve potasyum oranları açısından daha yüksek. Keçi etinin kalp krizi riskini azaltıcı etkileri var ve rahatlıkla tüketilebilir. Özellikle kalp hastaları da bu eti rahatlıkla tüketebilir. Aynı zamanda cilt ve deri hastalıklarını engelliyor. Sağlıklı saç, deri ve tırnak oluşumuna yardımcı oluyor” diye konuştu.

Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Bitki Besleme Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Anaç,“Dünya nüfusu arttıkça birim alanından alınan verim de yetmemeye başladı. Ülkeler, verimi arttırmak ve insanları besleyebilmek için tarımda değişik kimyasallar kullanılmaya başladı. İnsana, çevreye her şeyden önce çok canlı olarak kabul ettiğimiz toprağımıza zarar vermeye başladı. Bu durum Yeşil devrimine kadar devam etti. Biz ilk önce toprağımızı düzgün besleyeceğiz. Oradaki canlıları sağlıklı kılalım ki her türlü tarım yapabilelim. Neden organik tarım kullanılmalı; Gelecek nesilleri korumak, toprak verimliliğini korumak, genetik kaynakları korumak, su miktarı ve kalitesini korumak, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak ve enerji tasarrufu yapmak, küçük çiftçilerin gelir düzeylerini arttırmak, sağlıklı ve besin kalitesi yüksek ürün elde etmek için organik tarım yapılmalıdır. En çok organik üretimin yapıldığı yer Avustralya’dır. Ülkemizin farklı yerlerinde organik üretim yapılmaya başlasa da esas başlangıcı Ege Üniversitesi’dir. Tarım Bakanlığı ile işbirliği yaparak yaptığımız araştırmalar ve çalışmalar ile Türkiye genelinde organik tarımı tanıdık. Bebeklerimizin, hastalarımızın ve yaşlılarımızın organik ürünlerle beslenmesini istiyorum. Yetiştiği yerin havası toprağı temizdir ve bu güvenli bir gıdadır. İzmir de çeşitli yerlerde organik ürünlerin satıldığı yerler bulunmakta. Organik gıdaların fiyatlarının pahalılığından şikayet ediyoruz. Ben inanıyorum ki organik gıdaya yönelim artıkça fiyatlar düşecektir. O yüzden organik tarım alanların yapıldığı yerlerin sayısı arttırılmalı. Aynı zamanda organik tarım ürünlerin satıldığı alanların da sayısı arttırılmalı” dedi.

PROPOLİS HANGİ HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR?

Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Hayvan Yetiştirme Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Banu Yücel, “Çok fazla tanınmayan ama son yılarda gündeme gelen ülkemizde de yeni yeni duyulan arı ürünlerinden bir tanesi Propolistir. Propolis işçi arıların bitkilerin filiz ve tomurcuklarından topladığı reçinemsi maddelerini, bitki salgılarını vücutlarında salgıladıkları bal mumu ve çeşitli enzimlerle birleştirerek meydana getirdikleri yapışkan bir maddedir. Propolis antik çağlardan beri kullanılmaktadır ve pek çok hastalığın tedavisinde yararlanılmakta olan bir arı ürünüdür. Arılar Propolisi kovanlarını korumak ve kuvvetlendirmek için kullanır. Elde edilebilen bitki kaynağına göre değişik renklerde de olabiliyor. Propolisi ne zaman kullanmalıyız diye soracak olursanız. Hasta olmadan, sağlıklıyken kullanmak daha uygun ve etkilidir. İlkbahar ve sonbahar propolisin kullanılabileceği en etkili zamandır. Bilinen bir yan etkisi saptanmamıştır ancak nadiren alerjik reaksiyona neden olabilir. Bu durumlarda kullanılmamalı, kullanılmadan önce de mutlaka hekime danışılmalıdır. Piyasada propolis adı altında satılan, ancak ne içerdiği bilinmeyen ürünlere karşı dikkatli olmalıyız. “Doğal antibiyotik” olarak tanımlanan propolis, klinik çalışmalar sonucunda solunum sistemi enfeksiyonları(bronşit, KOAH, influenza), deri hastalıkları(herpes, deri mantarları, alerji, yanık, deri ülseri, apse), diş ve diş eti rahatsızlıkları(diş eti çekilmesi, ağız yaraları), kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları, sindirim sistemi hastalıkları(parazit, kolit,mide ülseri, reflü), kadın hastalıkları(vajinal ve servikal rahatsızlıkları), üriner sistem hastalıkları(idrar yolları iltihabı), kalp ve dolaşım sistemi sorunları üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Kanser üzerinde de etkilidir. Bu da propolisin özellikle bağışıklık sistemini düzenleyici ve güçlendirici etkisinden kaynaklanmaktadır” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/398.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/398.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/keci-eti-ve-propolis-bin-derde-deva/1896/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Mar 2015 13:09:20 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Katarakt cerrahisindeki son teknolojiler sunuldu</title>
			<description><![CDATA[Bu yıl İstanbul’da düzenlenen Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahları Derneği (ESCRS) Kış Toplantısı kapsamında 20 Şubat 2015 Cuma akşamı Alcon tarafından, “Kataraktta Kullanılan  En Son Teknolojiler ile Hasta Beklentilerinin Karşılanması” temalı bilimsel bir toplantı düzenlendi. Tüm göz hekimi ve cerrahlara açık olan etkinlikte yurtdışından ve Türkiye’den uzman konuşmacılar yer aldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Bu yıl İstanbul’da düzenlenen Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahları Derneği (ESCRS) Kış Toplantısı kapsamında 20 Şubat 2015 Cuma akşamı Alcon tarafından, “Kataraktta Kullanılan  En Son Teknolojiler ile Hasta Beklentilerinin Karşılanması” temalı bilimsel bir toplantı düzenlendi. Tüm göz hekimi ve cerrahlara açık olan etkinlikte yurtdışından ve Türkiye’den uzman konuşmacılar yer aldı.

ESCRS Kış Toplantısı süresince Alcon tarafından ya da Alcon’un katkılarıyla organize edilen sempozyum ve bilimsel toplantılarda, katarakt ve astigmatı olan hastalarda hedeflenen görme keskinliğine ulaşılmasına yardımcı olan görüntü güdümlü sistem, torik göz içi lensleri (GİL) ve femtosaniye lazer gibi Alcon’un ileri teknoloji ürün ve cihazları hakkında bilgi verildi.

Göz sağlığında dünya lideri olan ve Novartis Grubu’nun ikinci büyük şirketi Alcon, göz cerrahisinde kullanılmakta olan ileri teknoloji göz içi lens ve cihazlarını 20-22 Şubat 2015 tarihleri arasında bu yıl İstanbul, Türkiye’de düzenlenen 19. Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahları Derneği (ESCRS) Kış Toplantısında sundu.

Katarakt ve refraktif cerrahi alanında Avrupa’daki en önemli organizasyon olan ESCRS, birçok ülkeden göz cerrahlarının uluslararası deneyimlerini paylaştıkları benzersiz bir tartışma ve öğrenme platformu sunmaktadır.

Toplantı süresince düzenlenen sempozyum ve bilimsel toplantılarda, göz cerrahlarına katarakt ve refraktif prosedürlerini geliştirmelerine yardımcı olan görüntü güdümlü sistem, ileri teknoloji GİL’ler, femtosaniye lazer ve fakoemülsifikasyon sisteminden oluşan sınıfının en iyisi yenilikçi ürün ve cihazlar hakkında detaylı bilgi verildi.

Alcon Türkiye Genel Müdürü Stephan Eigenmann yaptığı açıklamada “Tüm dünyada nüfus hızla yaşlanırken, katarakt ameliyatlarının sayısı da artmaktadır. Bu doğrultuda, katarakt cerrahisinde yenilikçi ürün ve teknolojiler geliştirmek Alcon’un önceliği olmaya devam edecektir” dedi. Alcon’un son 20 yılda katarakt ameliyatı prosedürlerini iyileştiren ve hastalar için daha iyi refraktif sonuçlar sağlayan yeni teknolojiler geliştirdiğini belirten Eigenmann, kaydedilen bu ilerlemelerin, cerrahi cihaz ve göz içi lenslerinde yakalanan ileri teknoloji mühendislik ile göz cerrahlarının eğitimlerine yönelik kesintisiz çabalar sayesinde mümkün olduğunu iletti.

Bu seneki ESCRS Kış Toplantısı kapsamında, Alcon tarafından 20 Şubat 2015 Cuma akşamı düzenlenen “Kataraktta Kullanılan En Son Teknolojiler ile Hasta Beklentilerinin Karşılanması” temalı bilimsel etkinlikte, uluslararası ve ulusal seviyede uzman göz hekimleri, Alcon’un birbirini tamamlayan teknolojileri “görüntü güdümlü sistem, torik GİL ve femtosaniye lazer” vasıtasıyla hem kataraktı hem astigmatı olan hastaların görme kusurlarının düzeltilmesi konusunda bilgi ve deneyimlerini paylaştılar.

“İleri teknoloji göz içi lensleri ve cerrahi cihazları sayesinde, katarakt hastalarına görme bozukluklarını iyileştirmede pek çok çözüm sunabiliyoruz.” diyen İstanbul Liv Hospital Doç. Dr. Emrullah Taşındı, şöyle devam etti: “Göz cerrahisindeki amaç, yüksek görme keskinliğine ulaşılarak ameliyat sonrası hastanın görme kalitesinin ve memnuniyetinin artırılmasıdır. Görüntü güdümlü sistem, torik göz içi lensleri ve femtosaniye lazer gibi gelişmiş teknolojilerin yardımıyla, astigmat gibi görme kusuruna sahip hastalarda artık daha kesin ve daha üstün refraktif sonuçlar almak mümkün.”

KATARAKT HAKKINDA

Dünya sağlık örgütü verilerine göre dünya genelinde 20 milyon kişi katarakt kaynaklı körlükten muzdariptir. Katarakt, dünyada en yaygın görülen yaşa bağlı göz hastalığı olup, 55 yaş ve üzeri üstü hastalardaki önlenebilir körlük sebepleri arasında ilk sırada yer almaktadır.

Katarakt ilerledikçe, gözün kendi merceği giderek sertleşir ve bulanıklaşır. Bu nedenle göze daha az ışık girer ve görme zorlaşır. Tedavi edilmezse sonunda körlüğe yol açar. Katarakt, gözün bulanıklaşmış doğal merceğinin ameliyatla alınarak bir göz içi lens (GİL) ile değiştirilmesi yoluyla tedavi edilir. Ayrıca ileri teknoloji GİL’ler sayesinde kataraktın yanı sıra hastaların astigmat, miyop, hipermetrop gibi görme kusurları da düzeltilebilmektedir.

Kataraktın erken evredeki semptomları arasında bulanık görme ve gözlükle okurken bile daha fazla ışığa ihtiyaç duyma sayılabilir. Diğer yaygın semptomlar; göz kamaşması, haleler görme, çift görme, uzağı veya yakını görememe ile renklerin soluk görünmesidir. Semptomlar gelişip ilerledikçe, katarakt sebebiyle hasta, araç kullanma ve kitap okuma gibi pek çok temel faaliyetleri gerçekleştiremeyebilir.

 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/214.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/214.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/katarakt-cerrahisindeki-son-teknolojiler-sunuldu/1872/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2015 16:32:06 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>&#39;Ürolojinin zorlu vakaları&#39; İstanbul&#39;da tartışacak</title>
			<description><![CDATA[Dünyada ve ülkemizde her yıl on binlerce kişi böbrek, idrar yolları, prostat, mesane ve genital organlarla ilgili sağlık sorunları ile karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi tedavi yöntemleri ile tedaviler kısa sürede gerçekleştirilirken, tedavilere bağlı yan etkilerin minimale düşürülmesiyle yaşam kaliteleri de artırılabiliyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Dünyada ve ülkemizde her yıl on binlerce kişi böbrek, idrar yolları, prostat, mesane ve genital organlarla ilgili sağlık sorunları ile karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi tedavi yöntemleri ile tedaviler kısa sürede gerçekleştirilirken, tedavilere bağlı yan etkilerin minimale düşürülmesiyle yaşam kaliteleri de artırılabiliyor.

DÜNYANIN ÖNDE GELEN CERRAHLARI İSTANBUL’A GELİYOR

Üroloji alanında en önemli ve prestijli kongrelerden biri olan “Challenges in Laparoscopy & Robotics” Dünyanın önde gelen cerrahlarını 4-5-6 Haziran 2015 tarihinde İstanbul Hilton Kongre ve Sergi Merkezi’nde bir araya getirecek. Bu sene 12.’si düzenlenecek olan kongrede, ağırlıklı olarak ürolojik kanser (üroonkoloji) olgularındaki zorluklar, yenilikler ve teknolojik gelişmeler değerlendirilecek.

YAPILAN AMELİYATLAR CANLI OLARAK İZLENEBİLECEK

Memorial Ataşehir Hastanesi’nde Prof. Dr. Tibet Erdoğru başkanlığında yapılacak 25 ameliyatı canlı olarak izleyecek olan cerrahlar, ürolojideki zorlu vakaları interaktif katılım ile değerlendirme, tartışma fırsatını elde edecekler.

ÜNLÜ CERRAHLAR ÜROLOJİNİN ZORLU VAKALARINI TARTIŞACAK

Kongreye Dünya’da Laparoskopik ve Robotik Ürolojik cerrahilerde önemli yere sahip Profesörlerden Inderbir Gill (ABD), Jihad Kaouk (ABD), Richard Gaston (Fransa), alexander Haese (Almanya), Günter Janetschek (Avusturya), Peter Wiklund (İsveç), Vito Pansadoro (İtalya), Xu Zang (Çin), Renaud Bollens (Belçika) gibi isimler katılacak.

Kongreye ev sahipliği yapacak Memorial Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tibet Erdoğru, ürolojik hastalıkların laparoskopik ve robotik tedavisi hakkında bilgi verdi.

GENÇ ÜROLOGLARA YOL GÖSTERİCİ OLACAK

Farklı eğitsel felsefesi ve görsel yönü ile alanında önemli niteliğe sahip “Challenges in Laparoscopy and Robotics” kongresini İstanbul’da düzenleyecek olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu toplantılar, özellikle genç üroloji uzman ve asistanları için yol gösterici olacak ve gelecekte ülkemizde laparoskopik-robotik cerrahi konusunda yeniden ivmelenmenin önemli bir faktörü olarak rol olacaktır.

ARTIK STANDART BİR TEDAVİ OLARAK UYGULANIYOR

Özellikle erkeklerdeki prostat kanserinde cinsel fonksiyonun korunması, böbrek kanserinde sadece kanserli tümörün çıkartılarak sağlam böbreğin korunması, mesane kanserinde kanserli idrar kesesinin çıkartıldıktan sonra yerine ince bağırsaktan yeni bir mesanenin yapılmasında laparoskopik-robotik teknikleri standart bir cerrahi tedavi olarak uygulanmaktadır. Bu da artık laparoskopik-robotik cerrahinin artık açık cerrahinin yerini almaya başladığını göstermektedir. Bununla beraber böbrek, prostat, idrar kesesi ile uygulanan kanser dışındaki birçok hastalıkta da artık laparoskopik ve robotik cerrahi az kanama (ya da kanamama), hızlı iyileşme, ameliyat sonrasında az ağrı ve kozmetik görsel avantajları ile sıklıkla uygulanmaktadır.

AVANTAJLARI İLE DİKKAT ÇEKİYOR

Ürolojik cerrahilerde artık, açık cerrahideki gibi büyük kesiler yerine 5-10 mm’lik teleskoplarla bir delikten vücut içine girilmektedir. Derindeki organlar; 3 boyutlu yüksek çözünürlükte, 15 kat daha büyük bir şekilde görülmektedir. Bu şekilde organlara giden en ince kılcal damarlar bile görülüyor, kanama kontrolü yapılabiliyor. Bu kontrol, organlara giden sinirlerin korunmasında büyük avantaj sağlamaktadır.

Kanama olmaması, damar ve sinirlerin korunması tamir edilen ya da kanser dokusu çıkartılan organların fonksiyonlarına devam etmesini sağlamaktadır. Kanama olmaması vücudun iyileşme için gereksinimi olan oksijenin de kaybolmaması anlamına gelir. Bu da organların ve hastanın ameliyat sonrası hızlı iyileşmesini sağlamaktadır. Fonksiyonların korunması, hızlı iyileşme, ameliyat sonrası ağrının çok az olması ve vücuda açılan birkaç ufak delik gibi kozmetik avantajlarla hastalar hızlı bir şekilde iş-sosyal hayatlarına dönmekte ve bu hızlı normalleşme hastalığın tedavisinde hastaya büyük moral desteği sağlamaktadır.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/209.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/209.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/urolojinin-zorlu-vakalari-istanbul-da-tartisacak/1855/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2015 15:20:55 +0200</pubDate>
			</item></channel>
</rss>