<?xml version="1.0"?>
         <rss version="2.0"> 
         <channel>
         <title>Sağlık Bakanlığı</title>
         <link>https://www.saglikhaberajansi.com/saglik-bakanligi/</link>
         <description></description><item>
			<title>Sağlıklı bir kalp için 8 kritik önlem!</title>
			<description><![CDATA[Dünyada ve ülkemizde ölüm nedenlerinin başında gelen kalp ve damar hastalıkları son yıllarda gençlerde hatta çocuklarda da hızla yaygınlaşıyor. Ülkemizde her 3 kişiden biri kalp hastalıklarına bağlı nedenlerden hayatını kaybederken, erken tanı ve tedavinin önemine yönelik toplumsal farkındalığı artırmak büyük önem taşıyor. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde düzenlenen ‘’Kalp Sağlığın İçin Harekete Geç’ söyleşisinde bir araya gelen Acıbadem Üniversitesi’nden uzmanlar, kalp ve damar sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 8 hayati kuralı sıraladılar, kalbi tehdit eden risklere ve toplumda doğru bilinen yanlışlara yönelik çarpıcı uyarılar ve önerilerde bulundular.

 

Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara, aşırı kilo, bilinçsiz vitamin kullanımı, aşırı tuzlu ve paketli gıdalar, sosyal medyadan duyularak tüketilen karışımlar gibi etkenlerle son yıllarda  kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Rakamlar; dünyada halen 632 milyon kalp hastası olduğunu, yılda yaklaşık 20 milyon kişinin de bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini gösteriyor. İşte bu önemli hastalığa karşı erken tanı ve tedavinin önemini vurgulamak, koruyucu önlemler konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Acıbadem Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyeleri; Prof. Dr. Cem Alhan, Prof. Dr. Şahin Şenay ve Kardiyoloji Uzmanı Sinan Dağdelen ‘Kalbin İçin Harekete Geç’ söyleşisinde bir araya geldiler. 

 

Kalp hastalıklarının yüzde 50’si hiçbir belirti vermeden ilerliyor!”

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Dağdelen toplantıda yaptığı konuşmada; bilimsel araştırmalara göre; ani kardiyak ölümlerin 3’te 2’sinde, önceden kalp hastalığı tanısı olmadığını vurgulayarak “Kalp ve damar hastalıklarının yüzde 50’si hiçbir şikayete yol açmadan, sinsice ilerliyor. Bu nedenle toplumumuzda ‘Hiçbir şikayetim yok, sağlıklı besleniyorum, düzenli spor yapıyorum, ben sağlıklıyım” şeklindeki düşünce çok yanlış ve tehlikelidir” dedi. Son yıllarda özellikle sosyal medya ve televizyondan duyularak ‘şifalı ve doğal’ diye tüketilen besinlerin tüketilmesinin de kalp ve damar sağlığı açısından çok ciddi zararlara yol açabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Dağdelen şöyle konuştu: “Televizyondan, reklamlardan, sosyal medyadan duyduğunuz şeyleri asla kullanmayın. Sirkeyi salataya koyup yiyorsanız iyidir ya da sarımsağı cacığa katıp tüketiyorsanız faydalıdır ama bunları her sabah tedavi amacıyla tüketiyorsanız o artık, besin değil ilaçtır ve sağlığınıza fayda yerine ciddi zararlar verebilir!”  

Prof. Dr. Dağdelen, bilinçsiz ve gereksiz vitamin kullanımının da kalp damar hastalıklarını önlemek yerine, bazı vitaminlerin fazlasının zararlı olabildiğini belirterek, “Doktorunuzun size önerdiği tedaviye güvenin ve uygulayın. Çünkü size özel süzgeçten geçirilmiş, tıbbi metinler üzerine yapılmıştır. Size önerdiği ilaçları mutlaka düzenli kullanın, takviyeleri sadece doktorunuzun gerekli görmesi halinde alın. Amerika’dan gelmiş çok iyiymiş! Böyle bir şey yok. Gereksiz kullanılan vitaminler kalp ve damar sağlığına çok ciddi zararlar verebilir” diye konuştu. 

Damar tıkanıklığı en sık görülen sorun ve hızla yaygınlaşıyor!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Alhan da, kalp ve damar hastalıklarında yıllardır en sık görülen sorunun koroner arter hastalığı (damar tıkanıklığı) olduğunu belirterek, son yıllarda kadınlarda da özellikle sigara kullanımının artması ve fazla kilo nedeniyle kalp ve damar hastalıklarının yaygınlaştığını vurguladı. Kalbi tehdit eden, hızla yaşlandıran ve kalp krizine zemin hazırlayan en önemli iki etkenin; sigara ve diyabet olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alhan, “En ağır tabloyla gelenler çoğunlukla diyabet hastaları oluyor. Kontrolsüz diyabet kalp krizi riskini 2 kat artırıyor” dedi. 

Prof. Dr. Cem Alhan söyleşide, tıp kitaplarında yazmayan ama kalp sağlığı için büyük önemi olan bazı koruyucu önlemlere yönelik de çarpıcı bilgiler paylaştı: “Dünyanın en fazla uzun ömürlülük oranlarına sahip olan Yunanistan’daki Ikaria Adası, kalp ve damar hastalıklarının da çok nadir görüldüğü bir yer olarak biliniyor. Bu adada uzun ömürlülük ve kalp sağlığına yönelik şu gözlemlerde bulundum: Öncelikle aile yapıları çok güçlü, hiçbir şekilde yalnız kalmıyorlar. Birbirlerini sürekli ziyarete gidiyorlar ve bu ziyaretleri, yokuşlu coğrafyaya sahip olduklarından, sürekli yokuş çıkıp yürüyerek gerçekleştiriyorlar. Akdeniz tipi besleniyorlar ve stresten uzak yaşıyorlar. ”

 

Ailede kalp hastalığı öyküsü varsa!

Yaş, cinsiyet ve genetik risk faktörleri değiştirilemese de, yaşam tarzında yapılacak iyileştirmeler ve alınacak bazı önlemlerle kalp ve damar hastalıklarından korunmanın büyük ölçüde mümkün olduğunu vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Şahin Şenay şöyle konuştu: “Aşırı tuzdan kaçınmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloda olmak, sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak ve hareketsiz kalmamak gibi bazı önlemleri almaya ne kadar erken başlanırsa, bu ufak değişikliklerin çok dramatik ölçüde büyük faydaları oluyor. Özellikle son yıllarda tıpta ve teknolojide hızlı gelişmeler sayesinde, kişiye özgü tedaviler yapıyoruz ve çok başarılı sonuçlar alıyoruz ancak en önemli unsur, hastalık kapıyı çalmadan önlemektir.”

Kalp hastalığı sinsi ilerlediği için özellikle ailesinde birinci derece yakınlarında kalp damar hastalığı öyküsü olanlarla, diyabet ve hipertansiyon hastalarının, kötü kolesterolü (LDL) yüksek olanların yüksek risk grubunda yer aldıklarını, bu nedenle kendilerinin kalple ilgili hiçbir şikayetleri olmasa da kardiyolojik açıdan mutlaka düzenli kontrol edilmeleri gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şenay “Risk faktörlerini erken dönemde kontrol altına almak, ileride oluşabilecek ciddi kalp hastalıklarını büyük ölçüde engelleyebilir” dedi. 

 

Sağlıklı beslenme alışkanlığı çocuklukta kazandırılmalı! 

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nilay Kayım da söyleşide yaptığı konuşmada, özellikle çocukluk çağı obezitesinin son yıllarda dramatik şekilde artığını belirterek, çocuklara küçük yaşlardan itibaren doğru beslenme alışkanlığı kazandırmanın kritik önem taşıdığını vurguladı. Kısa dönemli hızlı kilo vermeye yönelik planların fayda yerine zarar verebileceğini vurgulayan Kayım şöyle konuştu: “Sağlıklı bir yaşam için, sürdürülebilir özelliklere sahip bir diyetle düzenli egzersiz yapmak kilit rol oynuyor. Yeterli protein alımı kas kütlesinin korunması için çok önemlidir. Ancak protein alımını sağlarken işlenmiş etten uzak durmak, kırmızı et tüketimini azaltmak, beyaz et ve bitkisel proteinlerden faydalanmak en ideali olacaktır. Akdeniz diyeti, bol bol sebze meyve tüketimini önermektedir. Meyve-sebzelerdeki lif ve antioksidanlar kolesterolün düşürülmesine ve damar sağlığının iyileştirilmesine katkı sağlamaktadır. Vücutta yağlar en fazla karın bölgesinde yoğunlaşırken, kalp sağlığı açısından da bu yağların sağlıklı yollarla verilmesi, bel çevresinin kadınlarda 80 cm’i, erkeklerde de 94  cm’i geçmemesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.    

 

xxxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx

Kalp Sağlığı İçin 8 Hayati Öneri!


	Her gün mutlaka bir saat düzenli yürüyüş yapın. 
	Sigara içmeyin, pasif içici olmaktan da kaçının. 
	Fast-food ürünlerden, aşırı tuzlu, yağlı, paketli gıdalar, hamur işleri ve işlenmiş et ürünlerinden uzak durun. Akdeniz tipi beslenmeye geçin. 
	Diyabet, insülin direnci, hipertansiyon, trigliserid yüksekliği gibi metabolik hastalıklara karşı düzenli kontrollerinizi olun ve doktorunuz ilaç tedavisini gerekli gördüyse mutlaka uyun.  
	İdeal kilonuza mutlaka sağlıklı yollarla ulaşın ve koruyun. 
	Bel çevresindeki yağlar en tehlikelisi. Kilo verseniz bile bel çevrenizdeki yağlar enflamasyona yol açtığından, kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm’yi aşmamasına özen gösterin. 
	Ailede birinci derece yakınlarınızda kalp hastalığı öyküsü varsa, hiçbir şikayetiniz olmasa bile düzenli kardiyak muayenelerinizi olun. 
	Stresinizi yönetmeyi mutlaka öğrenin ve aşırı stresten uzak durun. 

]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2026/05/saglikli-bir-kalp-icin-8-kritik-onlem.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2026/05/saglikli-bir-kalp-icin-8-kritik-onlem_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/saglikli-bir-kalp-icin-8-kritik-onlem/4978/</link>
			<pubDate>Wed, 06 May 2026 14:27:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bitkisel temizleyici mağdurları!</title>
			<description><![CDATA[Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan, Türkiye’ye internet üzerinden ve büyük market zincirleri üzerinden satış yapan Glint marka mutfak temizleyicisi mağdurları şikayet patlamasına neden oldu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve üretim yapan, marka ismi davalık olan Glint Çok Amaçlı Bitkisel Temizleyici, kullanıcıları tarafından şikayet edilen ürün sıralamasında rekor kırmaya başladı. Büyük market zincirleri üzerinde ‘Bitkisel Temizleyici’ yazdığı için tercih ettiğini belirten tüketici ev kadınları, kullandıktan sonra yaşadıkları sağlık sorunlarını fotoğraflı ve videolu olarak paylaşıp mağduriyetlerini anlattılar.

Mağdurlardan A.K, ‘Bitkisel Temizleyici’ yazdığı için, tercih ettiğini ancak kullandıktan sonra ellerinde yanmalar, el derisinde yaralanmalar başladığını doktora gittiğinde egzama olduğunu öğrendiğini ve tedavi görmek zorunda kaldığını söyledi.

Bir başka mağdur kadın ise yine mutfağında ‘Bitkisel Temizleyici’ yazdığı için tercih ettiğini ancak kullanırken solunum yollarında yanmalar olduğunu ve hastaneye kaldırıldığını doktorların ‘KOAH’ başlangıcı teşhisi koyduklarını, tedaviye başladığını belirtti.Mağduriyetlerini anlatan fotoğrafları ve videoları da şikayetlerinde paylaşan mağdurlar, durumu CİMER’a kadar yazdıklarını, Sağlık Bakanlığını, Ticaret Bakanlığı’nın konuya el atmasını, kendileri gibi başka kadınlarında üzerinde ‘Bitkisel Temizleyici’ yazan ve insanları aldatan bu üründen dolayı mağduriyetler yaşamaması istediklerini belirttiler.Kaynak:songelenhaber.com
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2026/03/bitkisel-temizleyici-magdurlari.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2026/03/bitkisel-temizleyici-magdurlari_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/bitkisel-temizleyici-magdurlari/4973/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:49:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den çölyak hastası çocuklara yeni yıl etkinliği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastası çocuklara yönelik yeni yıl etkinliği düzenledi. Çocuklar Kültürpark Yeni Yıl Festivali’ni gezdi, buradaki buz pistinde gönüllerince eğlendi. Anneleri ise Glütensiz Mutfak Atölyesi’nde glütensiz atıştırmalık yaptı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Çölyak hastalarının yanında olan, yaşamlarını kolaylaştırmak için destek sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne kayıtlı çölyak hastası çocuklara yönelik yeni yıl etkinliği düzenledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinliğe 20 çocuk, 15 anne katıldı. Çölyak hastası çocukların sosyal hayata katılımını desteklemeyi, çölyak hastalığına yönelik farkındalık oluşturmayı ve aileler arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikle çocuklar keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği ile Mutlu Beslen Kooperatifi de katıldı.

Anneler tarif öğrendi, çocuklar yeni yıl süsü yaptı

Çölyak hastası çocuklar ve anneleri, ilk olarak Kültürpark Yeni Yıl Festivali’ne geldi. Festivaldeki buz pistinde eğlenen çocuklar, Atlas Pavyonu’ndaki sergileri gezdi. Çölyak hastası çocuklar ve anneler için etkinlikler, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde devam etti. Anneler, Glütensiz Mutfak Atölyesi’nde iki çeşit glütensiz atıştırmalık yaptı. Çocuklar ise Kuşaklar y Dayanışma Etkinliği kapsamında huzurevi sakinleriyle birlikte yılbaşı süsleme çalışması gerçekleştirdi.

“Glütensiz atıştırmalık atölyesi yaptık”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan  Gamze Kanber, “Sabah Manisa’dan davet ettiğimiz annelerimiz ve çölyak hastası çocuklarımız ile İzmir’deki bir grupla önce festival alanımızı gezdik. Çocuklarımız buz pistinde eğlendi. Ayrıca huzurevi sakinleriyle yılbaşı etkinlikleri kapsamında faaliyetler yaptı. Bu sırada annelerimize glütensiz mutfakta basit atıştırmalıklar nasıl yapılır şeklinde eğitim verdik” diye konuştu. 

“Bizi davet ettiği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sonsuz teşekkür ediyorum”

Mutlu Beslen Kadın Kooperatifi Başkanı Özlem Şivecan, “Manisa’dan geliyoruz, çölyaklı çocukların anneleriyle kurduğumuz bir kooperatifimiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi bize burada çok güzel bir imkan sağladı. Glütensiz mutfak eğitimi alıyoruz, bizim için bir hayaldi. Çok mutlu olduk. Glütensiz ürün yapmak çok zor. Yeni tanı alan kişiler ekmek yapmayı en az 6 ayda öğrenebiliyor. Biz burada onun püf noktalarını öğreneceğiz. Çok kıymetli. Bizi davet ettiği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

“Çocuklara hayranım”

Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Zübeyde Hanım Huzurevi sakini Nilgün Uç ise çocukların ziyareti hakkında konuşarak “O kadar beğendim ki, dünyanın en güzel şeyi çocuklar benim için. Çocuklara hayranım. Burada boyama yaptılar, resim yaptılar, yeni yılı kutlamak için süsler yaptılar. Ben çocukları çok seviyorum, her şeyi çocuklar için alıyorum” dedi.

“Arkadaşlarımla çok eğleniyorum”

Etkinliğe katılan Aslı Gündüz, “Çok eğleniyorum. Kardan adam yaptık, her şeyi yapıyoruz. Buz pistine gittim, orada kaydım, orada da çok eğlendim. Buraya ilk defa geldim, çok eğleniyorum” diye konuştu. 
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi/4949/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 10:34:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tek Sağlık yaklaşımı kapsamında önceliklendirilmeli</title>
			<description><![CDATA[COVID-19 salgınının ardından ve dünyanın şimdiye kadarki en sıcak yazında gerçekleşen G20 Zirvesi sonuç bildirgesinin merkezinde insan refahının gerçekleşmesi için sağlık ve iklim gündeminin tek sağlık çerçevesinde yönetilmesi vardı. G20 Zirvesi sonuç bildirgesinde ekonomik önlemlerin yanı sıra iklim değişikliğine karşı acil harekete geçilmesi ve sağlığın güçlendirilmesi kararları da yer aldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Hindistan'ın ev sahipliğinde 18'incisi "Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek" ana temasıyla Yeni Delhi'de düzenlenen G20 Zirvesi sonuç bildirgesinde küresel önemi devam ettiği için yer bulan konulardan birisi de antimikrobiyal direnç (AMR).
Antimikrobiyal Direnç gerek halk sağlığı etkisi gerekse ekonomik maliyeti nedeniyle son yıllarda küresel gündemin en temel meselelerinden birini oluşturuyor. 2016 yılından beri G20 Zirvesi’nin gündeminde yer bulan Antimikrobiyal Direncin etkilerinin en aza indirilmesine yönelik bu yıl da ulusal eylem planlarının ortak bir çerçevede tek sağlık oluşumu kapsamında değerlendirilip uygulanmasının önemine dikkate çekildi. İnsanlarda, hayvanlarda ve çevre üzerinde antimikrobiyal direncin etkilerinin en aza indirilmesine antibiyotiklerin kullanımına ilişkin gerekli düzenlemelere vurgu yapılırken aynı zamanda koruma, kontrol ve tanının önemi üzerinde duruldu.

 

Tedbir alınmadığı taktirde 2050 yılında antimikrobiyal dirence bağlı olarak her yıl 10 milyon kişinin hayatını kaybedeceği tahmin ediliyor

G20 Zirvesi’nin ardından konu ile ilgili değerlendirme yapan Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Tek Sağlık Çalışma Grubu Kurucu Başkanı Doç. Dr. Serap Süzük Yıldız, “Antibiyotiklere ya Bilinç Gelişir ya da Direnç” diyerek konunun önemine dikkat çekti. Yıldız şunları söyledi: “Kısaca hatırlatmak gerekirse, antimikrobiyal direnç mikroorganizmaların, antimikrobiyal ilaçlara maruz kalmalarıyla birlikte zaman içinde direnç kazanıp değişim göstermeleri sonucu ortaya çıkıyor. Mikroorganizmalar ilaçlara karşı dirençli hale geliyor ve hastalıkların tedavisi için mevcut olan seçenekler işe yaramıyor. Antimikrobikler sadece insanlar için değil, veterinerlik ve tarım sektöründe de yaygın kullanıldığından, antimikrobiyal direnç hayvanlarda ve tarımda kullanılan ilaçların etkisiyle de gelişebiliyor. Türkiye, bu konuda küresel platformlara veri sağlayabilen ve sürveyans sistemlerine sahip bir ülkedir ancak antimikrobiyal direnç oranlarının yüksek olduğu ülkelerden bir tanesidir. Küresel halk sağlığı açısından bakıldığında, antimikrobiyal dirence bağlı olarak her yıl yaklaşık 700 bin kişi hayatını kaybediyor. Ayrıca direnç oranının bu hızla artmaya devam etmesi halinde, 2050 yılında antimikrobiyal dirence bağlı olarak her yıl 10 milyon kişinin hayatını kaybedeceği tahmin ediliyor. Gördüğünüz gibi sağlığın korunması ve geliştirilmesi açısından AMR öncelikli sağlık sorunlarının başında geliyor. Antimikrobiyal direnç küresel ekonomik etkilerinin yanı sıra sürdürülebilir kalkınma ile de doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili. Bu nedenle Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri söz konusu olduğunda da önemli bir kilometre taşı çünkü bu, yolun yarısını işaret ediyor.”

Türkiye olarak son yıllarda antibiyotik kullanım oranlarının düşürülmesine ilişkin politika ve programlar ile endişelerinin biraz daha azaldığını ancak yine de konunun önemli bir tehdit unsuru olduğunu belirten Yıldız, koruma, kontrol ve tanının önemine de vurgu yaptı.

Yıldız sözlerini şöyle tamamladı: “Atılan adımların ve uygulanan programların sonuçları ve katma değerlerini ayrıca konuşabiliriz. Ancak burada önceliğimiz konu ile ilgili çalışmaların bir odak etrafında toplanması. Bunun için de ülkemizin kıyaslanabilir ve güvenilir direnç verilerinin toplanması ilk öncelik olmalı. Ardından etkili eğitim, öğretim ve iletişim yoluyla AMR konusunda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmaları hayata geçirmek gerekir.”
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2023/09/tek-saglik-yaklasimi-kapsaminda-onceliklendirilmeli.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2023/09/tek-saglik-yaklasimi-kapsaminda-onceliklendirilmeli_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/tek-saglik-yaklasimi-kapsaminda-onceliklendirilmeli/4790/</link>
			<pubDate>Thu, 14 Sep 2023 15:01:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yakın Doğu Üniversitesi&#39;nden PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti!</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığının kullanımını onayladığı KKTC'nin yerli ve milli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, 1 saat içinde COVID-19 tanısı ile birlikte SARS-CoV-2’nin İngiltere, Güney Afrika, Brezilya ve Hindistan varyantlarını da aynı anda saptayabiliyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları tarafından tasarlanıp geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, KKTC Sağlık Bakanlığı tarafından kullanım onayı aldı. SARS-CoV-2’nin neden olduğu COVID-19 hastalığını tespit etmek için geliştirilen  PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, bir saatten az bir sürede SARS-CoV-2 varlığını belirlerken aynı zamanda Alfa (İngiltere), Beta (Güney Afrika), Gama (Brezilya) ve Delta (Hindistan) varyantlarının tiplemesini de yapabiliyor.

Tamamen Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları tarafından tasarlanan SARS-CoV-2 PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan kullanım onayı almasıyla birlikte KKTC'nin yurt dışından ithal ettiği test kitlerine güçlü bir yerli alternatif üretilmiş oldu.

Karşılaştırmalı testlerde yüzde 100 başarı sağladı

Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanlarının uzun süredir üzerinde çalıştığı PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin Ar-Ge ve tasarım süreci Şubat ayında tamamlanmıştı. Sürdürülen optimizasyon çalışmaları da tamamlanan kitin güvenlik ve hassasiyet testleri de tamamlanarak üretime hazır hale getirildi.

Yakın Doğu Üniversitesi laboratuvarlarında güvenirlilik, hassasiyet ve duyarlılığının ölçülmesi için birçok karşılaştırmalı teste tabi tutulan KKTC’nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin sonuçları, şu anda piyasada kullanılan ticari kitlerin sonuçlarıyla da doğrulandı. Farklı kitlerle yapılan karşılaştırmalı analizlerin sonucunda geliştirilen kitin yüzde 100 hassasiyet ve duyarlılıkla çalıştığı kanıtlandı.

KKTC Sağlık Bakanı Dt. Ünal Üstel: “Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, sahip olduğu yüksek duyarlılık ve güvenilirlikle kullanım için gerekli bütün özelliklere sahip.”

Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin kullanımına onay verdiklerini açıklayan KKTC Sağlık Bakanı Dt. Ünal Üstel, “Yapmış olduğumuz değerlendirme sonucunda Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin, sahip olduğu yüksek duyarlılık ve güvenilirlikle, COVID-19'un tespitinde kullanılmak için gerekli bütün özelliklere sahip olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyduk” açıklamasını yaptı. COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin varyant analizlerinin, pandemiyi kontrol altında tutmak için çok önemli olduğunu hatırlatan Sağlık Bakanı Üstel, “Yakın Doğu Üniversitesi'nin geliştirdiği, ülkemizin yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin eş zamanlı olarak, Alfa, Delta, Beta ve Gama varyantlarını da belirleyebiliyor olması büyük bir avantaj sağlayacak” ifadesini kullandı.

Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “COVID-19’la mücadelede KKTC'nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’ni üreterek, ülkemize hizmet etmek bizim için büyük bir gurur.”

Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin şu anda dünya genelinde ticari olarak kullanılan kitler arasında en kapsamlı varyant analiz kitlerinden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Günsel, “Kendi araştırma laboratuvarlarımızda tasarladığımız PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, 1 saat gibi kısa bir sürede hızlı, güvenli ve yüzde 100 hassasiyetle sonuç veriyor. COVID-19’la mücadelede KKTC'nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’ni üreterek, ülkemize hizmet etmek bizim için büyük bir gurur” ifadesini kullandı.

Yakın Doğu Üniversitesi PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin kullanımı için Sağlık Bakanlığı’ndan gerekli onay ve izinlerin alındığını açıklayan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Ürettiğimiz yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin üretimi için bütün hazırlıklarımız tamam. İlk etapta yurt içinde kullanıma sunacağız. Sonraki aşamada geliştirdiğimiz PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’ni başta Türkiye olmak üzere yurt dışında da kullanıma sunmak istiyoruz” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2021/07/yakin-dogu-universitesi-nden-pcr-tani-ve-varyant-analiz-kiti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2021/07/yakin-dogu-universitesi-nden-pcr-tani-ve-varyant-analiz-kiti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/yakin-dogu-universitesi-nden-pcr-tani-ve-varyant-analiz-kiti/4127/</link>
			<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 11:48:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>D vitamini eksikliği COVID-19 hastalığının şiddetini artırabilir</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) 2019 raporuna göre, ülkemizde 15 yaş ve üzeri erkeklerin yalnızca %14.5’i, kadınların da %7.2’si normal D vitamini seviyesine (30-79 ng/mL) sahip. Ancak Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından bağışıklık sistemini destekleyici etkisi de onaylanan D vitamini eksikliği, COVID-19 hastalığının şiddetini artırabiliyor. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Sıklıkla virüslerin neden olduğu akut solunum yolu enfeksiyonları ile D vitamini ilişkisi birçok bilimsel çalışmanın da konusu. Düşük D vitamini ile solunum yolu enfeksiyonları arasında bir ilişki olduğu düşünülüyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar da D vitamini ile akut solunum yolu enfeksiyonları arasındaki ilişkiyi destekliyor. D vitamini, sonradan kazanılmış ve doğuştan gelen bağışıklık sistemi üzerinde etki gösterebiliyor. Ayrıca D vitamini, iltihaplanmayı azaltabiliyor ve bağışıklık sistemi hücrelerinin etkilerini artırabiliyor. Bu nedenle, D vitamini seviyesinin hastalığın gelişimi ve seyri için önemine çok daha fazla dikkat edilmesi gerekiyor. Hastaneye yatma durumunda, D vitamini seviyesinin hızlıca gözden geçirilmesi ve mümkünse tedavisi gerekiyor.
İç mekânlarda fazla vakit geçirmek riski artıyor 
Temel olarak güneş ışığından ve çok daha az miktarlarda olsa da besinlerden alınabilen D vitamini, kalsiyum emilimine yardımcı olması, kemiklerde kalsiyum depolaması, kandaki kalsiyum seviyesini kontrol etmesi ve en önemlisi de kalsiyum-fosfor dengesini düzenlemesi açısından vücut için oldukça önemli bir vitamin. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yeterli D vitamini üretimini sağlamak için güneş yanıklarının oluşmamasına dikkat edecek şekilde; her gün yüz ve kolları maksimum 30 dakika güneşe maruz bırakmayı öneriyor. Bununla birlikte kış aylarında güneşten yararlanamamak ve iç mekânlarda fazla vakit geçirmek D vitamini yetersizliği için risk oluşturabiliyor. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda D vitamini düzeyinin istenilen düzeylere çekebilmede hareketli yaşamın, fiziksel aktivitenin çok önemli olduğunu belirtiyor
Dünyada ve Türkiye’de durum ne?
Avrupa'da D vitamini eksikliği kış aylarında yaygın olarak görülüyor ve esas olarak yaşlılar ile göçmenleri etkiliyor. İskandinavya'da nüfusun sadece %5'i düşük D vitamini seviyelerinden etkilenmekte iken, Almanya, Fransa ve İtalya'da toplumun %25'ten fazlasında görülüyor. D vitamini eksikliği özellikle yaşlılarda görülüyor. Avusturya'da yaşlıların yaklaşık %90'ı D vitamini yetersizliği ile karşı karşıya. Türkiye’de ise maalesef D vitamini yetersizliği belirtilen ülkelerden çok daha yoğun görülmekte. Daha da kötüsü sadece yaşlılar değil tüm nüfus katmanları ciddi boyutlarda etkilenmekte. Yetersiz D vitamininin belli başlı nedenleri var: Bunlar, düşük UVB maruziyeti (özellikle kuzey bölgelerde kış mevsimi nedeniyle), güçlü pigmentasyon durumu veya yaşlanmayla ciltte vitamin sentezinin azalması gibi. Buna ek olarak yetersiz beslenme, balık ve D vitamini ile zenginleştirilmiş yiyeceklerin tüketiminin yetersizliği, yaşlılık ve yoksulluk da nedenler arasında. Hamileler ve 5 yaş altındaki çocukların yanı sıra başlıca risk grupları arasında yaşlılar, 65 yaş üstü, güneşe çok az maruz kalan veya koyu tene sahip olan bireyler yer alıyor. Bakım evlerinde yaşayanlar ya da salgın döneminde karantina dolayısıyla iç mekânlarda daha uzun süre vakit geçirenler de D vitamini eksikliği yönünden risk altında görülüyor.
 
 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2021/04/d-vitamini-eksikligi-covid-19-hastaliginin-siddetini-artirabilir.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2021/04/d-vitamini-eksikligi-covid-19-hastaliginin-siddetini-artirabilir_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/d-vitamini-eksikligi-covid-19-hastaliginin-siddetini-artirabilir/4071/</link>
			<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 02:31:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Negatif Basınçlı İzolasyon Odası açıldı!</title>
			<description><![CDATA[Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde Negatif Basınçlı İzolasyon Odası açıldı. Açılış konuşmasını İzmir İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Burak Öztop ve Doç. Dr. Tanju Çelik yaptı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Açılan bu oda, Tüberküloz hastalarının hem dış ortamdan infekte olmalarını, hem de diğer hastaları ve sağlık çalışanlarını infekte etmelerini önlemek için büyük önem taşıyor.
“Tüberküloz şüphesi veya hastalığı olanlar eğer hastaneye yatacaksa, hem hastaları, hem de sağlık personelini korumak için tüberküloz izolasyon odalarına yatırılması tüm gelişmiş ülkelerde uygulanmaktadır” diyen Öztop şöyle sürdürdü: “En azından basil çıkaran hastaların, basil çıkarmayan hastalardan ve tanısı kuşkulu hastalardan ayrı odalarda tutulmasını sağlamak ve hastane içi bulaşmayı engellemek için en uygun ve altın standart negatif basınçlı izolasyon odasıdır.”
Açılışı gerçekleşen Negatif Basınçlı İzolasyon Odası, çocuk ve yetişkin Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği içinde olmak kaydıyla Ege Bölgesi’nde ilk, Türkiye’de ise nadir odalardan bir tanesi.
Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kazandırılan bu oda ve ekipmanları için yaklaşık 115 bin Lira harcandığını söyleyen Öztop, “90 bin Lirası İzmir Veremle Savaş Derneği tarafından karşılandı. Bu kıymetli destekleri için Dernek Yönetimine ve üyelerine çok teşekkür ediyor, hastalarımıza ve çalışanlarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.
Konuşmalarının ardından açılış kurdelesi kesildi.
 ]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/negatif-basincli-izolasyon-odasi-acildi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/negatif-basincli-izolasyon-odasi-acildi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/negatif-basincli-izolasyon-odasi-acildi/3957/</link>
			<pubDate>Tue, 28 May 2019 16:51:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yılın hemşiresi seçildi</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen yılın hemşiresi ödül töreni Ankara’da gerçekleştirildi.İzmir’de yılın hemşiresi seçilen Çiğli Bölge Eğitim Hastanesinden Hemşire Tezcan Duman’a Sağlık Bakan Yardımcısı Halil Eldemir ödüllerini takdim etti.]]></description>
		    <news><![CDATA[MESLEKTE 25 YILI GERİDE BIRAKTI

Sağlık Bakanlığı tarafından çalışma disiplini, özverisi ile yılın hemşiresi seçilen Tezcan Duman bakanlıktan telefonla arandığında çok şaşırdığını belirterek “Sağlık Bakanlığı beni telefon ile aradığında gerçekten çok şaşırdım.Mesleğimde 25 yılı geride bıraktım.Asker eşi olduğum için ülkemizin değişik bölgelerinde görev yapma imkanı buldum.Bu mesleği yapmaktan çok mutluyum.İnsanlara yardım etmek ve acılarını dindirebilmek bana büyük bir mesleki tatmin sağlıyor.Hastalarımızın iyileşip taburcu olduğunu görmek en büyük motivasyon kaynağımız.Kendimi hastalarımızın yerine koyarak görevimi yapmaya çalışıyorum” dedi.

Yılın hemşiresinin iki yıldır İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesinden seçildiğini belirten Başhekim Op. Dr. İlker KIZILOĞLU “Hastalarımızla bir ekip olarak ilgileniyoruz.Hemşire arkadaşlarımız kuşkusuz en büyük yardımcımız.Sağlık Bakanlığı tarafından iki yıl üst üste yılın hemşiresi seçilen hastane olduk.Bundan gururluyuz.İnanıyorum ki daha iyi işleri beraber yapacağız.Bu başarının tesadüf olmadığına inanıyoruz.Çok çalışmanın gücüne inanan bir ekibimiz var” diye konuştu.

GEÇEN YIL YİNE AYNI HASTANEDEN SEÇİLMİŞTİ

Sağlık Bakanlığı’nın geçen yıl yılın hemşiresini yine hastanelerinden seçtiğini belirten İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Nurdan ÇAMLIBEL “Arkadaşımızın böyle bir ödüle layık görülmesi bizleri çok mutlu etti.Hastalarımıza daha iyi bir sağlık hizmeti sunabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.Geçen yılda Koroner Yoğun Bakım Servisi'nde görevli hemşire arkadaşımız Zarife Erkan yılın hemşiresi seçilmişti.Bu yıl Hemşire Tezcan Duman’ın bu ödülü alması hastane olarak hepimizi gururlandırdı” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/yilin-hemsiresi-secildi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/yilin-hemsiresi-secildi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/yilin-hemsiresi-secildi/3945/</link>
			<pubDate>Sat, 18 May 2019 10:05:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ebelik ve hemşirelik  çalıştayı yapıldı</title>
			<description><![CDATA[SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi,  Ebelik ve Hemşirelik Haftaları”  kutlama etkinlikleri kapsamında, "Mesleki sorunlarımız mesleki sorumluluğumuzdur" teması ile düzenlenen Ebelik ve Hemşirelik Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Sempozyumda, Ebelik ve Hemşirelik meslekleri icra edilirken yaşanan sorunların aynı zamanda mesleki sorumluluk olduğu bilinciyle sorunların belirlenmesi,çözüm önerileri geliştirilmesi ve rehber niteliğinde kitapçık oluşturulması amacıyla  iki ayrı salonda ebelik ve hemşirelik  çalıştayı yapıldı. Ebelik çalıştayında; Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ebelik ABD'dan Prof. Dr. Zekiye Karaçam başkanlığında "Ebelerin mesleki sorunları ve mesleki sorumluluğu" tartışıldı. Hemşirelik çalıştayında; Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği ABD'dan Prof.Dr. Fisun Şenuzun Aykar başkanlığında" Hemşirelerin mesleki sorunları ve mesleki sorumluluğu" tartışıldı.

Programın öğleden sonraki oturumu  Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Hacer Rastgel ve Hastane Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Emiroğlu’nun  açılış konuşmaları ile başladı. Hacer Rastgel Hastanenin  tarihçesini ve   tanıtımını yaparak, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü olarak yapılan bilimsel çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Doç. Dr. Mustafa Emirğlu da Ebeler ve Hemşireler haftasını kutlayarak,  Tepecik Hastanesi’nin bölgenin en büyük hastanelerinden biri olduğunu ve bini aşkın hemşirenin hastanede  görev yaptığını belirtti.   Hemşire kadrosunun son derece  donanımlı olduğunu belirten Emiroğlu,  “Bizler sağlık çalışanları olarak  bilgi temelli iş yapan bir meslek grubuyuz.  Bu ve benzeri toplantılar ile de bilgilerimizi yenileyip güncelliyoruz. Toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.  Daha sonra Tepecik Hastanesi’nin ilk Doktor ünvanını alan  Hemşire Yeliz Akatın ve Ebe Ayşegül Dönmez’e Rastgel ve Dr. Emiroğlu tarafından plaket verildi.

Sempozyum,  Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saadet Yazici " Ebelerin mesleki sorunları ve sorumluluğu" ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Merdiye Şendir'in "Hemşirelerin mesleki sorunları ve sorumluluğu" konferansları ile devam etti. Çalıştay raporlarının sunumu, sorun ve çözüm önerileri tartışılmasının ardından katılım ve teşekkür belgelerinin takdiminin ardından Ebelik ve Hemşirelik Sempozyumu sona erdi.  
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/ebelik-ve-hemsirelik-calistayi-yapildi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/ebelik-ve-hemsirelik-calistayi-yapildi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/ebelik-ve-hemsirelik-calistayi-yapildi/3941/</link>
			<pubDate>Tue, 14 May 2019 17:15:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İl Sağlık Müdürü Salnur görevinden alındı</title>
			<description><![CDATA[İzmir İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Bediha Salnur görevinden alındı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Uz. Dr. Bediha Salnur’u görevden aldı. İzmir’de uzun yıllardır görev yapan halk sağlığı ve il sağlık müdürlüğü görevlerinde bulunan Salnur, kamu hastaneler birliğindeki yapılanma sonrasında yeniden il sağlık müdürlüğü görevine getirilmişti. Salnur, uzun bir aradan sonra görevinden alındı. 

Sağlık Bakanlığı kadrosunun AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ile birlikte yürüttüğü çalışma sonrasında yeni sağlık müdürünün kısa sürede netleşmesi bekleniyor. Salnur’u görevden alan bakanlığın gündemine ilk olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nurettin Ünal’ın isminin geldiği öğrenildi. 
]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/il-saglik-muduru-salnur-gorevinden-alindi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/2019/05/il-saglik-muduru-salnur-gorevinden-alindi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/il-saglik-muduru-salnur-gorevinden-alindi/3940/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2019 12:12:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Beyin Ölümü Yasal Olarak Ölüm Kabul Ediliyor</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Işıl Köse,  beyin ölümünün tıbbi ve yasal olarak ölüm kabul edildiğini söyledi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Işıl Köse,  beyin ölümünün tıbbi ve yasal olarak ölüm kabul edildiğini söyledi.

Sevdikleri insanı kaybetme duygusuyla baş etmenin güçlüğü nedeniyle beyin ölümü kavramını ailelerin kabullenmesinin zor olduğunu ifade eden Dr. Işıl Köse “Beyin ölümü, bazı beyin hasarlarından sonra, kalbin geçici olarak durmasında ya da başka nedenlerle beyne yeterince oksijen gitmemesi sonucu ortaya çıkan tablodur ve kalp yeniden çalışsa bile beyin ölümü gerçekleşmiştir. Bilinci kapalı olarak yoğun bakım ünitesinde yatan kişinin tansiyonu, kalp atımı, solunumu makine ve ilaçlarla desteklenmektedir. Kişi uykuda gibi görünmekte, göğsü inip kalkmaktadır. Monitörde kalp atımı izlenmektedir.  Dokunulduğunda cildi sıcaktır. Bu durumdaki bireyin ölü olduğunun sevdikleri tarafından kabul edilmesi kolay olmayabilir. Bu durum sonucunda kalp, böbrek, karaciğer gibi diğer organlar kısa bir süre daha çalışabilir. Bir süre sonra diğer organların da çalışması durur ve yeniden çalışmaz.” dedi.

Tanı Kanıta Dayalı, Tıp Kurallarına Uygun Olarak Konuluyor…

Beyin ölümü tanısı koyan hekimlerin organ nakli ekibi ile ilişkisinin olmadığını da vurgulayan Dr. Köse “Beyin ölümü tanısı iki hekim tarafından kanıta dayalı tıp kurallarına uygun olarak konur. Koma ve bitkisel yaşamda beyin sapı fonksiyonlarından bazıları vardır. (solunum gibi) Beyin ölümünde ise hiçbir beyin fonksiyonu yoktur.  Beyin ölümü tanısı konulduktan sonra normal yaşama dönen hasta yoktur. Halk arasında koma ve beyin ölümü sıklıkla aynı şey olarak bilindiği için bu tip asılsız söylentiler bilimsel olmayan ortamlarda ve asılsız haber kaynaklarında yer alabilir, ancak beyin ölümü ölümdür ve beyin fonksiyonlarının tamamen ve geri dönüşümsüz kaybıdır.” dedi.​]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-72.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-72.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/beyin-olumu-yasal-olarak-olum-kabul-ediliyor/3392/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 13:30:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aort Damarı Yırtılan Hastaların Ölüm Riski Yüksek Düzeyde</title>
			<description><![CDATA[İzmir'de karın ağrısı şikayetiyle Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Çiğli Bölge Hastanesi Acil Servisine başvuran 70 yaşındaki Bahri Tuna doktorların erken müdahalesiyle hayata tutundu.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir'de karın ağrısı şikayetiyle Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Çiğli Bölge Hastanesi Acil Servisine başvuran 70 yaşındaki Bahri Tuna doktorların erken müdahalesiyle hayata tutundu.

Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Çalışkan ve acil servis ekibi tarafından hızlıca değerlendirilen hasta, hemen ameliyata alındı. Ameliyat sonrası taburcu edilen Bahri Tuna'nın, Kalp Damar Cerrahisi ekibinin başarılı müdahalesi ile sağlığına kavuştuğu belirtildi.

Aort Damarı Yırtılan Hastaların Ölüm Riski Yüksek Düzeyde…

Operasyonu gerçekleştiren Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Çalışkan "Karın bölgesindeki aort damarının aşırı genişleyerek yırtılması ölüm oranı yüksek bir hastalıktır. Karın ve sırt bölgesinde ciddi ağrıyla kendini gösterir. Hastamız da bu şikayetlerle acil servisimize başvurdu. Hastamıza tanı koyduktan sonra 8 saatlik bir ameliyat gerçekleştirdik. Yapmış olduğumuz başarılı operasyon sonucu hastamız sağlığına kavuştu." dedi.

Doktor Meslektaşım Hasta Yatağından Kalkıp Yardıma Geldi…

Yapılan operasyonun zorluğundan dolayı Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Deniz Bozdağan, hasta olmasına rağmen bizzat gelerek operasyona katıldı. Cerrahi müdahaleyi beraber gerçekleştiren Op. Dr. Aytaç Çalışkan ve Op. Dr. Deniz Bozdağan, zamana karşı yarışarak hastanın sağlığına kavuşmasını sağladılar. Hastayı ameliyata almadan önce meslektaşı olan Op. Dr. Deniz Bozdağan'ı arayarak operasyona eşlik etmesini rica ettiğini ifade eden Çalışkan "Meslektaşımla beraber bu operasyonu gerçekleştirmekten dolayı çok mutluyum. Beraber müdahale ederek hastamızı iyileştirebildik." dedi.

Beni Hayata Döndüren Herkese Teşekkürler…

Aort damarı yırtılan hasta Bahri Tuna "Çiğli BEH'nde zorlu bir operasyon geçirdim. Bu süre zarfında bana müdahale eden başta Op. Dr. Aytaç Çalışkan ve Op. Dr. Deniz Bozdağan'a teşekkürlerimi iletiyorum. Onların sayesinde hayata tutundum. Tüm ameliyathane ekibine, ilgi ve alakalarını eksik etmeyen servis hemşirelerine ve tüm personellere minnettarım." dedi.

Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Umudun Ve Güvenin Diğer Adı…

Açıldığı Mayıs 2016 tarihinden itibaren başarılı çalışmalarla devam eden Çiğli BEH umudun ve güvenin diğer adı oldu. Kaliteli sağlık hizmeti için çalışmalara devam ettiklerini belirten Çiğli BEH Yönetici Başhekimi Op. Dr. İlker Kızıloğlu "Hastalarımız için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Teknolojik altyapımız ve fiziksel şartlarımız ile halkımıza hak ettiği sağlık hizmetini vermenin mutluluğunu yaşıyoruz. Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi İzmir’in kuzey bölgesinde yer almakta ve geniş bir halk kitlesine hitap etmektedir. Bu sebeple hastanemizde daha kısa sürede daha kaliteli hizmet vermek için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz." dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-65.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-65.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/aort-damari-yirtilan-hastalarin-olum-riski-yuksek-duzeyde/3369/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Apr 2017 12:23:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bornova Devlet Hastanesi Muayeneye Başladı</title>
			<description><![CDATA[Poliklinik hizmetinin başladığı ilk günde İzmir İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Bediha Salnur ve İzmir Kuzey Bölgesi Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, hastane Başhekimi Uz. Dr. M. Zeki Yaşar’ı ziyaret ederek, hastanede incelemelerde bulundu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Poliklinik hizmetinin başladığı ilk günde İzmir İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Bediha Salnur ve İzmir Kuzey Bölgesi Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, hastane Başhekimi Uz. Dr. M. Zeki Yaşar’ı ziyaret ederek, hastanede incelemelerde bulundu.

Çok yakında açılışı gerçekleştirilecek olan Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nin, yataklı tedavi hizmeti de vermeye başlaması ile bölgenin sağlık hizmeti beklentisini en üst düzeyde karşılayacağını belirten İzmir İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Bediha Salnur “Hastanenin; üstün fiziki koşulları, teknik donanımı, tıbbi cihazları ile bölgeye en yüksek kalitede sağlık hizmeti vermeyi beklenilen ve çok yakında açılışı gerçekleştirilecek olan Bornova Devlet Hastanemiz; 6 Bloktan oluşmaktadır. Elips şeklinde bir mimariye sahip olan bina, gün ışığından ve ısısından sürekli faydalanmaktadır. Trijenerasyon sistemi denilen doğal gazdan kendi elektriğini üreten akıllı bina sistemine sahip olan hastane bu özelliği ile enerji tasarrufu sağlamaktadır. Aynı zamanda tüm hizmet alanlarında bulunan üst düzey teknolojiye sahip merkezi iklimlendirme sistemi sayesinde binanın ısı yönünden konforu da sağlanmıştır.”dedi.

Daha önceden 4000 m2 toplam alana sahip olan hastanede, kapalı alan 38.200 m2 ye çıkarılarak kişi başına düşen alan 10 kat daha arttırılmıştır. Hastanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde oldukça konforlu ve geniş şekilde dizayn edilen hasta odaları ise son haliyle hazırdır. Hastane suit, tek ve çift kişilik olan odaları, geniş ve ferah bekleme alanları,  özel peyzaj düzenlemesine sahip bahçesi, 500 adet aracın park edilebileceği otoparkı ile Bornova ve bölge halkına yeni nesil sağlık hizmetini vermeye hazırdır.

Bir blokta 4 ayrı kat olarak planlanmış 60 adet poliklinik odası, 2’si özel (Acil, Doğumhane), 7’si yüksek donanımlı ve genel olmak üzere 9 adet ameliyathane, 28 adet yoğun bakım yatağı olan hastanede yeni olarak, Plastik Cerrahi, Kalp Damar Cerrahisi,  Gastroenteroloji ve Beyin Cerrahi Servisleri de yer alacaktır. Gastroenteroloji Servisinde ise Endoskopi Ünitesinin yanında safra ve pankreas kanalı hastalıklarının teşhis ve tedavisinde üst düzey bir gastroenteroloji uygulaması olan ERCP Ünitesi bulunacaktır.

Ayrıca içinde ameliyathanesi, müdahale odası, yeni doğan ünitesi, 5 adet SDL (Sancı, doğum, lohusa) odası ve 2 adet LDRP’si (Suit Doğum Odası) bulunan Kadın Doğum Servisiyle Hastane, Anne Dostu ve Bebek Dostu Hastane özelliklerine sahip olarak açılacaktır.

Poliklinik bloğunun hemen altında ulaşım rahatlığı açısından Laboratuvarlar ve Görüntüleme Merkezi yer alacaktır. Dijital olan Görüntüleme Merkezi, son teknolojiye sahip MR, BT, Kemik Dansitometresi ve Dijital Röntgen sistemleri ile donatılmıştır. Diyalize giren kronik böbrek hastaları için ise 15 hasta kapasiteli Hemodiyaliz ünitesi şifa dağıtacaktır. Ayrıca zemin katta modern cihazların bulunduğu Fizik Tedavi Ünitesi hastaların hizmetine sunulmuştur.​]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-56.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-56.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/bornova-devlet-hastanesi-muayeneye-basladi/3341/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Apr 2017 12:19:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çiğli Hastanesi İlklerin Hastanesi Olmaya Devam Ediyor</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’nde açılan yeni birimler halkla buluşmak için hazır.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’nde açılan yeni birimler halkla buluşmak için hazır.

“Kreş ve Gündüz Bakımevi, Meslek Hastalıkları Polikliniği, Tutuklu ve Hükümlü Kliniği ile Günübirlik Hasta Birimi” Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Prof. Dr. Nazif Erkan Konferans Salonunda düzenlenen törenle halkın hizmetine açıldı.

Törene İzmir Vali Yardımcısı Nihat Kaynar, Ak Parti İzmir Millet Vekili Kerem Ali Sürekli, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Fatih Mehmet Öztürk, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Kazım Arapoğlu, İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, İzmir İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Özgür Sönmez, Halk Sağlığı Müdür Yardımcısı Dr. Neşe Zeren Nohutcu, Çiğli BEH Yöneticisi Op. Dr. İlker Kızıloğlu, Hastane Yöneticileri, Basın Mensupları ve çok sayıda hastane çalışanları katıldı.

Çiğli Hastanesi İlklerin Hastanesi Olmaya Devam Ediyor…

Açılış konuşmasını yeni açılan hizmet birimlerini slayt sunumu ile anlatan Çiğli BEH Yöneticisi Op. Dr. İlker Kızıloğlu “Mayıs 2016 yılında 517 yatak ve A2 hizmet grubu olarak hizmet vermeye başlayan hastanemizde zaman içinde gelişen konjuktür nedeni ile ihtiyaç duyulan bir takım bölümlerin açılması gereğini hissettik. Kreş ve Gündüz Bakımevi, Meslek Hastalıkları Polikliniği, Tutuklu ve Hükümlü Kliniği ile Günübirlik Hasta Birimi’ni 30 Mart itibari ile hizmete başlattık. Çiğli BEH ilklerin hastanesi olmaya devam ediyor. Sağlık Bakanlığı bünyesinde ilk, kamu kuruluşları arasında ise ikinci, hizmet alımı ile açılan Kreş ve Gündüz Bakımevi’ni hizmete sunmuş bulunmaktayız. Hastanemizin konum itibariyle İzmir ve Ege Bölgesi’nin en büyük sanayi bölgesinde yer alması, Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin yanında ve Ata Sanayi Sitesi ile de iç içe olması hizmete giren Meslek Hastalıkları Polikliniği’nin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca Ülkemizin Petrokimya Endüstrisi alanındaki en büyük tesisi olan Petkim Aliağa Rafinerisine yalnızca 50 km uzaklıkta olması ve buralarda yüksek riskli işlerde çalışan ortalama 50 bin işçinin bulunması nedeniyle de Meslek Hastalıkları Polikliniği’ne ihtiyaç duyulmuştur. Açılan tüm birimlerimizin hayırlı olmasını diliyorum.’’ dedi.


3. Basamak Sağlık Hizmeti…

İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu “Özellikle İzmir’in Kuzey Bölgesindeki Hastanelerimizde niteliksiz alanlarımızı nitelikli alanlara geçirmeye çalışıyoruz. Bu konuda da yatırımlar yapmaya çalışıyoruz. Hastanenin açıldığı 20 Mayıs’tan itibaren bu yana hastanemizde çok büyük çalışmalar var ve bu sayede tahminlerimizin çok üstünde hasta sayılarına ulaştık. Henüz 2. Basamak bir hastane olmasına rağmen 3. Basamak dediğimiz özellikteki işleri yapmaya başladık. Bugünde burada açılışını yapacağımız dört birim içerisindeki Kreş ve Gündüz Bakımevi özellikle çalışanlarımızın aynı bina içinde çocukları ile bir arada olması bakımından bizler için oldukça önemliydi. Yeni birimlerimizi açmakta bizleri motive eden ve destekleyen çalışanlarımıza, Yöneticilerimize ve tüm ekibe çok teşekkür eder hayırlı olmasını dilerim.”dedi. Erbaycu aynı zamanda 10 nisan Pazartesi itibari ile Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nin de halkın hizmetine sunulacağnında müjdesini vererek halkımıza hayırlı uğurlu olmasını temenni ederim.’’ dedi.


Çiğli Bizim Gözbebeğimiz…

İzmir Ak Parti Millet Vekili Kerem Ali Sürekli “Çiğli bizim gözbebeğimiz, geçtiğimiz yıl hizmete açılan ve çok başarılı sağlık hizmeti sunan Çiğli BEH’ne her geldiğimizde mutlulukla ayrılıyoruz. Türkiye’de sağlıkta büyük atılımlar oldu. İzmir’de de son yaptığımız yatırımlarla yakın zamanda İzmir Türkiye ortalamasını geçecek inşallah. Özellikle Bayraklı ve Tınaztepe Şehir Hastanelerimiz bitince ve birde sağlık turizmi ile ilgili çalışmalar bitince sağlık yatırımlarında ve hizmetlerinde lider bir il olacağımızı görüyorum. Sağlıkta memnuniyet 2002 yılında % 39.5 iken yapılan yatırımlar ve sağlık çalışanlarının fedakar hizmetleri ile geldiğimiz nokta 2016 yılında %73.9 oldu. %100 oranıyla daha da yükseğe çıkarmayı hedefliyoruz. Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz tüm birimler için emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Hayırlı olmasını dilerim.” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından tören, Kreş ve Gündüz Bakımevinin açılış kurdelesinin kesilmesiyle ve açılan yeni birimlerin gezilmesiyle son buldu.


Yeni Açılan Birimlerin Özellikleri:


Kreş ve Gündüz Bakımevi ile “Mutlu Çocuk Mutlu Ebeveyn”...

Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi bünyesinde 750 m² kapalı alan, 320 m² açık alanıyla toplamda 1070 m²’lik bir alan içerisinde 80 çocuk kapasiteli “Kreş ve Gündüz Bakımevi” Nisan ayı itibari ile hizmete açıldı. 5 sınıftan oluşan ve 5 çocuk gelişimi mezunu öğretmen ile toplamda 15 çalışanla hizmet verecek olan Kreş ve Gündüz Bakımevinde 0- 66 aylık arası çocuklar faydalanabilecek. Ayrıca çocuklar Psikolojik Danışmanlık hizmeti de alabilecek. Haftanın 5 günü 07.30 – 17.30 saatleri arasında yaz tatili uygulaması olmaksızın, minik misafirlerini ağırlamaya başlayan Kreş ve Gündüz Bakımevinin denetimini, hastane bünyesinde kurulan ve konusunda uzman 7 kişilik ekip yapacak.


“Günübirlik Hasta Birimi”nde Sağlık Hizmeti Verilmeye Başladı...

Gün veya saatlik yatış gerektiren hastaların ayrı bir alanda sağlık hizmeti almalarına olanak sağlayan Günübirlik Hasta Birimi geniş, ferah ve konforlu alanları ile hizmet vermeye başladı. Birimin açılması ile dâhili branşlara müracaat eden ve hastane şartlarında, sağlık personeli takip ve gözetiminde uygulanması gereken özel ilaçların bu alanda uygulanmaya başlaması ile acil servisin yükü azalırken çalışan ve hasta memnuniyeti de artmıştır. Aynı zamanda Cerrahi Polikliniklere müracaat eden, günlük veya saatlik yatış ile yapılabilecek lokal cerrahi girişimlerin, günübirlik hasta birimi içinde açılan 3 adet küçük müdahale odasında yapılabiliyor olması da ameliyathanenin yükünü azaltmıştır.


“Tutuklu ve Hükümlü Kliniği” Özel Alanda Hizmet Veriyor…

Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumlarının danışmanlığı ile yapılan tadilatlarla tamamlanan “Tutuklu ve Hükümlü Kliniği” hizmete açıldı. Aralık 2016 ayı itibariyle ayaktan poliklinik hizmetine başlayan Mahkûm Kliniği, Kuzey Bölgesinde bulunan 8 adet kapalı cezaevinden gelen Tutuklu ve Hükümlülere, 3 adet bekleme salonu, 1 poliklinik odası ve 8 yatak kapasitesi ile hizmete vermeye başladı. Yeni düzenlemeler ile 8 yatak kapasitesine çıkarılan hasta odalarına ek olarak aynı kattaki iki teknik depo odası boşaltılarak 1 adet olan bekleme salonu sayısı ise üçe çıkarılmıştır. Geniş modern ve ferah bir ortamda sağlık hizmeti alan Tutuklu ve Hükümlülerimizin bulunduğu kliniğe 8 özel güvenlik kamerası yerleştirilmiştir. Tutuklu koğuşu iç alanı işleri Adalet Bakanlığı tarafından denetlenmekte olup hastane İdari ve Mali İşler Md. Yardımcılığı ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından koordineli olarak yürütülmektedir.


“Meslek Hastalıkları Polikliniği” Halkın Hizmetine Açıldı...

Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi bulunduğu konum itibariyle İzmir ve Ege Bölgesi'nin en büyük sanayi bölgesinde yer almaktadır. Konum olarak Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nin yanında, Ata Sanayi Sitesi ile iç içe olup ülkemizin petrokimya endüstrisi alanında en büyük tesisi olan Petkim Aliağa Rafinerisi'ne yalnızca 50 km uzaklıktadır. Meslek Hastalıkları açısından yüksek riskli işler olan tekstil, metal, plastik, boya, ambalaj, hazır giyim, kozmetik, elektrik-elektronik, otomotiv ve yan sanayi başta olmak üzere daha pek çok alanda yaklaşık 45.000 kişi bu bölgede çalışmaktadır. Çalışanların çalışma koşulları ve mesleki risk maruziyetlerine bağlı olarak ortaya çıkan meslek hastalıklarının erken tanı ve tedavisi, gerekli koruyucu önlemlerin alınması, hastaların bu konuda bilinçlendirilmesi, gerekirse iş yeri-iş kolu değişikliklerinin yapılması ve hastaların takipleri için “Meslek Hastalıkları Polikliniği” hizmete açılmıştır.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-42.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-42.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/cigli-hastanesi-ilklerin-hastanesi-olmaya-devam-ediyor/3291/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Apr 2017 13:15:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hastane&#39;de Sıra Kuyruklarına Son</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan kiosk (sıramatik) cihazları hastaların işlemlerini kolaylaştırıyor. Randevulu hastalar T.C Kimlik numaralarını girerek kuyruğa girmeden muayene sıralarını alabiliyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan kiosk (sıramatik) cihazları hastaların işlemlerini kolaylaştırıyor. Randevulu hastalar T.C Kimlik numaralarını girerek kuyruğa girmeden muayene sıralarını alabiliyor.

İzmir’in en yoğun hastanelerinden biri olan ve günde ortalama 10 bin poliklinik başvurusu alan Tepecik EAH’nde poliklinik girişlerindeki kuyrukları azaltmak ve hastaların bekleme sürelerini kısaltmak amacıyla Erişkin Poliklinikleri, İlk Kayıt, Kadın Doğum ve Çocuk Polikliniklerine 11 adet kiosk cihazı kuruldu. Hastaların kolaylıkla ulaşabilecekleri ve konuyla ilgili donanımlı personelin destek olabileceği alanlara yerleştirilen cihazlardan, hastalar yalnızca T.C kimlik numaralarını girerek muayene sıra numarasını alabiliyor ve beklemeden randevu saatinde muayene olabiliyorlar.

Uşak’tan kardeşini muayene ettirmek için Tepecik Hastanesi’ne gelen ve sıramatikten muayene sırasını alan Ece Öteyaka memnuniyetini dile getirerek,  “Kuyruğa girmeden kolaylıkla sıra numaramızı aldık. Beklemeden muayenemizi olacağız. Hastaları düşünerek böyle faydalı hizmetleri bizlere sunan hastane yöneticilerine teşekkür ederiz.” dedi.

Kuyrukta Beklemeye Son Veren Teknoloji…

Tepecik EAH’nden emekli olan 67 yaşındaki Mehmet Ali Namlı da eşini dâhiliye polikliniğine muayene ettirmek için geldiklerini belirterek “Eskiden hastalar sıra numaralarını almak için kuyrukta bekliyorlardı. Hastanenin teknolojiyi kullanması çok yerinde olmuş.  Kurulan cihazdan numaramızı sıra beklemeden kendimiz aldık. Emeği geçenlere teşekkür ederim.” dedi.

Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Gökhan Akbulut “Bu yıl ana amaçlarımızdan biri polikliniklerdeki kuyrukları azaltarak hem çalışanlarımızın hem de hastalarımızın konforunu arttırmaktı. Bir süre önce hastalarımız muayene olurken 6 kuyruğa giriyorlardı. İlk kayıt, röntgen ve ultrason kuyruklarını azalttık.  Polikliniklerde yığılma ve kuyruk oluşmaması için direk bilgi işlem alt yapısı ile bağlantılı her kata çok sayıda kiosk yerleştirdik. Böylece daha kısa sürede işlemler gerçekleştirilebilecek. Aynı zamanda daha az personelle, daha çok hastaya ulaşabileceğiz. Hastalarımızın daha konforlu koşullarda hizmet almasını istiyoruz. Bu konuda projelerimiz devam ediyor." dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-41.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-41.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/hastane-de-sira-kuyruklarina-son/3288/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Apr 2017 13:09:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Okuyan Hastane Projesi</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi ve Atlas Sağlık Eğitim Vakfı ortak bir çalışmaya imza atarak ‘’Okuyan Hastane Projesi’ni ’’ başlattı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi ve Atlas Sağlık Eğitim Vakfı ortak bir çalışmaya imza atarak ‘’Okuyan Hastane Projesi’ni ’’ başlattı.

Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi ve Atlas Sağlık Eğitim Vakfı hastane çalışanlarının, yatan hastaların ve refakatçilerinin kitap okumasını teşvik etmek amacıyla, her katta oluşturulan kitaplıklarda değerlendirilmek üzere kitap toplama kampanyası başlattı.  “Okuyan Hastane Projesi”  kapsamında hastane çalışanları, hastalar ve dileyen herkes hastaneye kitap bağışında bulunabilir. Okunmuş ya da yeni kitap bağışında bulunmak isteyenler Hastane Başhekimliği ya da Eğitim Hemşireliği Birimlerine kitap bırakabilir veya kargo ile gönderebilirler.

Hastane Başhekim Yardımcısı aynı zamanda Atlas Sağlık Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu üyesi olan Op. Dr. Sırrı Sorguç “Hem hastanede çalışıp hem de Yönetim Kurulu üyesi olmam dolayısı ile hastanemizde başlatılan kitap toplama kampanyasına vakıf olarak destek olmaya karar verdik. Yaklaşık bir yıldır kurulan vakfımız spor, eğitim ve sağlık gibi birçok alanda destek çalışmalarımız olmaktadır. Genel amacımız sağlık ve eğitim alanlarında kalıcı eserler bırakıp uzun vadede başarılı çalışmalara imza atmak.  Bu projenin hem eğitim hem de sağlık içerikli olması bizi cezbetti. Ayrıca ilerleyen dönemlerde de hastanemize birçok farklı projelerde de destek olmaya devam etmeyi düşünüyoruz. Okuyan Hastane olarak amacımız,  hastanemiz de bu tarzda sosyal alanları kurarak okuma oranını arttırmak. Bunun yanında tedavi gören hastalarımızın kitap okurken bir nebze de olsa hastalıklarından uzaklaştırarak onların ruhen rahatlamalarını sağlamak ve kişilerin kitaplara erişimini kolaylaştırmaktır. Dileyen herkesi kampanyamıza katılmaya davet ediyorum”. dedi.

Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi Yöneticisi Op. Dr. Hilmi Güngör ise “Atlas Sağlık Eğitim Vakfı’na hastanemize yapacakları bu güzel desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Hastanemizde hasta ve yakınlarının,  çalışanlarımızın kitap okuyabilmesi için kitaplıklar oluşturuyoruz. Bu kitaplıklarda değerlendirilmek üzere çok fazla kitap desteğine ihtiyacımız var. Evde okunmuş ya da yeni olan her türlü kitaplarınızı hastanemize bağışlayarak Okuyan Hastane Projemize destek olabilirsiniz.  Destek verecek olan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.’’ dedi. ​]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-31.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-31.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/okuyan-hastane-projesi/3256/</link>
			<pubDate>Fri, 07 Apr 2017 15:14:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Doktorlardan Hastalarına Süpriz</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kemoterapi Ünitesi’nde tedavi alan hastalara “1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası” nda doktorları ve birim çalışanları tarafından anlamlı bir sürpriz gerçekleştirildi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kemoterapi Ünitesi’nde tedavi alan hastalara “1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası” nda doktorları ve birim çalışanları tarafından anlamlı bir sürpriz gerçekleştirildi.

&nbsp;

Ellerinde karanfillerle Kemoterapi Ünitesi’ne giren doktorları karşılarında gören hastalar, şaşkınlık ve mutluluğu bir arada yaşadılar.  Tıbbi Onkolog Uzm. Dr. Pınar Gürsoy ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu “1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası” nedeniyle hastalarını tedavi esnasında ziyaret ederek karanfil dağıttılar. Bir anda sıcak bir aile ortamına dönen Kemoterapi Ünitesi, hastaların şen kahkahaları ile doldu. Tedavi gören hastalar uzun ve moral gerektiren tedavi süreçlerinde her zaman yanlarında olan doktorlarına ve tüm çalışanlara teşekkür ederek desteklerinin kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade ettiler.

&nbsp;

Hastalarımıza Bazen Arkadaş Bazen de Evlat Gibi Oluyoruz…

&nbsp;

Kanserle mücadele konusuna değinen Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu erken teşhisin hayat kurtarmadaki öneminden bahsederek, hastanenin kanser teşhis ve tedavi olanaklarının en üst seviyede olduğunu belirtti. Kömürcüoğlu “Kanser çağımızın en önemli hastalıklarından bir tanesi ve 2000’li yıllardan bu yana da dünyada hem kanser oranları hem de kanserden ölüm nedenleri artmıştır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her 6 kişiden biri kansere bağlı olarak hayatını kaybediyor. Erkeklerde en çok akciğer, kadınlarda ise meme ve genital (rahim) kanserlerinden sonra akciğer kanseri üçüncü sırada görülmekte.  Erken tanı kanserle mücadelede çok önemli rol oynuyor ve tedavideki başarı oranını oldukça yükselmektedir. Hastanemizde bulunan ileri seviyedeki teşhis imkânları sayesinde birçok hastaya zamanında müdahale ederek iyileşmelerini sağlıyoruz. Bu noktada PET-CT dediğimiz görüntüleme yöntemi ile erken tanıda çok önemli avantajlar sağlıyoruz. Bu görüntüleme yönteminde tomografide akciğerde tespit edilmiş olan kitlenin veya nodülün kanser mi yoksa iyi huylu bir hastalık mı olduğu ayırt ediliyor. Ayrıca vücudun diğer bölgelerine yayılma olup olmadığı da PET-CT tarafından tespit ediliyor. Erken teşhis konusunda toplumun bilinçli olması gerekir ve özellikle de sigara kullanımının bütün kanser türlerine neden olması sebebiyle sigara kullananların yılda bir kere kanser taraması yaptırması gerekir. Özellikle uzamış öksürük, nefes darlığı, balgamda kan olması, göğüs duvarında ağrı olması akciğer kanseri habercisi olabilir. Erken evrede cerrahi ve diğer yöntemlerle tama yakın bir iyileşme mümkün olurken, orta ve ileri evrede kemoretapi, radyoterapi yine cerrahi müdahale ile birlikte ömür uzatıcı olabiliyor. Özellikle ileri evrelerde şimdi moleküler hedeflere yönelik ilaçlar var. Ülkemizde genetik analizler sonucunda bu tür ilaçlara başlıyoruz. Hastanemizde cerrahi müdahale yapılması gereken kanser hastalarına en geç bir hafta içinde randevu veriliyor. Ameliyata uygun olmayan hastalara da kemoterapi ve radyoterapi uygulanıyor. Hem ömrü uzatmak hem de hastanın yaşadığı hayatı kaliteli hale getirebilmek, ağrısız, kilo kaybı olmadan, yatağa bağlanmadan yaşaması için her türlü tedavi ve desteği hastalarımıza vermeye çabalıyoruz. Kanser psikolojik olarak hastaları olumsuz etkileyen bir teşhis olduğu için depresyon ve yıkıma neden olabiliyor. Bu yüzden hastalarımıza psikolojik destek ortamı da sağlıyoruz.  Kanser hastalarına özel grup tedavi çalışmaları yapılıyor. Her türlü psikolojik destek kanser hastalarını hayata bağlıyor ve tedavinin etkinliğini de artırıyor. Bu nedenle hasta gerek ailesi ve çevresi gerekse de burada hastane ortamında bizlerle yakın bir iletişim içinde olmalıdır. Biz bu anlamda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, çünkü moral onlar için çok önemli. Hastalarımıza bazen arkadaş bazen de evlat gibi olduğumuz için onların bu zorlu süreçlerine çok yakından şahitlik ediyoruz.” dedi.

&nbsp;

Sevgi ve İlgi En Güzel İlaçtır…

&nbsp;

Hastane Yöneticisi Uzman Dr. Enver Yalnız, hastanenin kanser teşhis ve tedavi düzeyinde Türkiye de önemli bir dal hastanesi merkezi olduğunu söyleyerek “Kanser maalesef ki günümüz insan hayatını tehdit eden ve ölüm oranı yüksek olan bir hastalıktır. Ancak kaydedilen bilimsel gelişme ve teknolojik ilerleme ile bugün kanserle mücadele önemli başarılar getirmektedir. Özellikle de erken teşhisin önemli olduğu ve hayat kurtardığı kanser vakalarında hastanemiz sahip olduğu her türlü imkânla kanserle mücadele ederek hizmet vermektedir. Hastanemizde tedavi gören hastalara gerek yönetim gerekse çalışan ekip olarak yakından ilgilenmeye ve onlara moral olmaya gayret ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki sevgi ve ilgi en güzel ilaçtır.” dedi.​​]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-27.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-27.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/doktorlardan-hastalarina-supriz/3244/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Apr 2017 16:26:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Diş Sağlıklarına Kavuştular</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi 23 yaş üstü zihinsel engelli öğrencilerin okullarını ziyaret ederek ağız ve diş muayenelerini yaptı. Korkularını yenerek muayene ve tedavi olan öğrenciler diş sağlıklarına kavuştu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi 23 yaş üstü zihinsel engelli öğrencilerin okullarını ziyaret ederek ağız ve diş muayenelerini yaptı. Korkularını yenerek muayene ve tedavi olan öğrenciler diş sağlıklarına kavuştu.

Çiğli Halk Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı 23 Yaş Üstü Zihinsel Engelli Okulu öğrencilerine, Karşıyaka ADSM hekimlerinden Dt. Esra Kavurmacı ve Dt. Öznur Kızıldağ tarafından ağız ve diş taraması yapıldı. Yapılan taramalarda 20 öğrencinin tedaviye ihtiyacı olduğu tespit edildi. Öğrencilerin ileri tetkik ve tedavisi için sorumlu öğretmenleri ile randevuları ayarlanarak, aileleri ile birlikte ADSM’ye davet edildi.

Karşıyaka ADSM Yöneticisi Dt. A. Yıldızhan Işık “Belirlenen gün ve saatte okul servisi ile Merkezimize gelmeleri sağlanan öğrencilerin diş hekimi muayene, tetkik ve tedavileri aynı gün yapılarak ağız ve diş sağlıklarına kavuşmaları sağlandı. İki öğrencinin genel anestezi altında tedavisine karar verilip, randevusu verildi. Özellikli olan bu öğrenci grubuna Karşıyaka ADSM olarak muayene ve tedavi hizmeti vermek bizleri ve personelimizi çok mutlu etti. Onların bir nebze de olsa diş muayene korkularını azaltıp tedavi olmalarında yardımcı olabildiysek ne mutlu bize. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-19.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-19.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/dis-sagliklarina-kavustular/3216/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Apr 2017 15:44:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Göğüs Hastanesi Radyoterapi Ünitesi Gece Mesaisinde</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoterapi Ünitesi %80’i akciğer kanseri olan hastalara gelişmiş en son teknolojideki cihazla hafta içi her gün 07.30 - 22.00 saatleri arasında kesintisiz tedavi hizmeti veriyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoterapi Ünitesi %80’i akciğer kanseri olan hastalara gelişmiş en son teknolojideki cihazla hafta içi her gün 07.30 - 22.00 saatleri arasında kesintisiz tedavi hizmeti veriyor.

 

Hastalar Bekletilmeden Tedavilerine Başlanıyor…

&nbsp;

Günde 100 hastaya uygulama yapıldığını söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Tülin Bozkurt, başvuru taleplerine ve randevu sayısına göre çalışma saatlerinin uzatılabildiğini açıklayarak “Bize başvuran hastaların hastalıklarından dolayı çok ağrısı olmakta ve solunum sıkıntısı çekmekteler. Bu nedenle radyoterapi (ışın tedavisi) programının ivedilikle uygulanarak onların rahatlatılması çok önemli. Bu noktada merkezimize başvuran hastalar bekletilmiyor ve maksimum 2 gün içinde hızlı bir şekilde randevu ayarlayarak bir an önce tedavilerine başlıyoruz. Ünitemizde 6 Radyasyon Onkolojisi Uzmanı, 3 Medikal Fizik Uzmanı ve 7 Radyoterapi Teknikeri olmak üzere 16 kişilik bir ekiple çalışmaktayız ve hastalar istedikleri zaman bizlere çok rahatlıkla ulaşabiliyorlar. Bu anlamda hastalarımıza daha çok vakit ayrılabiliyor olmamız ve onların da her istediklerinde bizlere rahatça ulaşıyor olmaları onlar için yaşadıkları bu zorlu süreçte çok anlamlı ve önemli oluyor. Ayrıca mesaimizi her zaman hasta odaklı ayarlıyoruz ve gelen hastaları mağdur etmemek, erteleme yapmamak için gece mesaisi uygulayarak daha fazla hastaya hizmet vermeye çalışıyoruz.” dedi.

&nbsp;

Cihaz Düzenli Olarak Yeni Yazılımlarla Güncelleniyor…

&nbsp;

2015 yılında hizmete giren ve son teknolojiye sahip olan radyoterapi cihazına düzenli olarak yeni teknik uygulamaların yüklendiğini ve teknolojik yeni yazılımlarla güncellendiğini söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Celil Cüneyt Ebruli ayrıca il dışından özellikle akciğer kanseri teşhisiyle bir çok hastanın başvurduğunu ifade etti. Ebruli “Hastanemizde teşhisi konulmuş ve takibi yapılan hastaların dışında başka hastanelerden sadece tedavi için gelen hastalarımız da var. Şehir dışından gelen hastalarımızı ya yeşil kartlı otelinde ya da çok yaşlıysa Palyatif Servisi’ne yatırarak, rahat bir şekilde tedavilerini almalarını sağlıyoruz. Zaten hastalarımızın çoğu 50 yaş üstü kişiler ve dolayısıyla klinik bir desteğe ihtiyaç duyabiliyorlar.” dedi.

&nbsp;

Hastane yöneticisi Uzman Dr. Enver Yalnız, “Hastalıklarından dolayı psikolojik olarak olumsuz etkilenen hastaların radyoterapi sürecini mümkün olduğu kadar stressiz ve konforlu geçirmeleri bizim için çok önemli. Gerek fiziksel gerekse teknolojik donanım olarak üniteyi olması gereken standartlarda tutmaya çalışıyoruz. Hastaları mağdur etmemek için gece mesaisi uygulaması ile gerek il içinden gerekse de il dışından gelen talebi karşılama gayreti içindeyiz. 2016 yılında bize başvuran hasta sayısı yaklaşık olarak 1150 olarak tespit edildi. Ünitede görev yapan çalışanlarımızın emeklerini takdir ediyor, hepsine kolaylıklar diliyorum.” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-17.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/04/SAĞLIK-HABER-kopya-17.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/gogus-hastanesi-radyoterapi-unitesi-gece-mesaisinde/3209/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 14:28:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Halk Sağlığı Sağlık İçin Yürüyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Halk Sağlığı Müdürlüğü ''Sağlık'' için 29 Mart Çarşamba günü saat:14:30'da Alsancak Gündoğdu Meydanından başlayıp Göztepe vapur iskelesine kadar yürüyecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Halk Sağlığı Müdürlüğü ''Sağlık'' için 29 Mart Çarşamba günü saat:14:30'da Alsancak Gündoğdu Meydanından başlayıp Göztepe vapur iskelesine kadar yürüyecek.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-90.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-90.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/izmir-halk-sagligi-saglik-icin-yuruyor/3080/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Mar 2017 13:00:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Pulmoner Rehabilitasyon Programı İle  &#39;&#39;Rahat Nefes&#39;&#39;</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kronik akciğer ve uzun süreli solunum hastalığı olan hastaların katılımıyla gerçekleşen “Pulmoner Rehabilitasyon Haftası” etkinliği ile farkındalık yarattı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kronik akciğer ve uzun süreli solunum hastalığı olan hastaların katılımıyla gerçekleşen “Pulmoner Rehabilitasyon Haftası” etkinliği ile farkındalık yarattı.

Hastalarda Çok Ciddi İyileşmeler Tespit Ettik...
Hastanenin “Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi”nde görevli Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Şahin’nin konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, hastalara pulmoner rehabilitasyon programınının faydaları anlatılarak solunum egzersizleri, fiziksel kapasitelerini iyileştirme yöntemleri ve fiziksel egzersiz hakkında katılımcılara video görüntüleri eşliğinde bilgi verildi. Solunum yolu hastalıklarında, nefes darlığını azaltmak için solunum adalelerini güçlendirmek gerektiğini ve hastanedeki “Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi” programının hastaların tedavileri üzerindeki olumlu etkilerinden bahseden Şahin “Ülkemizde ve tüm dünyada her yıl toplumun bilgilendirilmesi ve güncel gelişmelerin paylaşılması amacıyla 12-18 Mart tarihleri arasında Pulmoner Rehabilitasyon haftası olarak hasta ve hasta yakınlarına yönelik etkinlikler yapılmakta. Biz de bugün Pulmoner Rehabilatsayon Ünitesi olarak hasta ve hasta yakınlarıyla bir araya geldik. Ünitemiz ülkemizde son yıllarda tanınmaya başlanan bir birim ve düzenlediğimiz program kronik solunum hastalığı olan kişilerde, ilaç tedavileri ile birlikte uygulanması gereken eğitim, egzersiz, beslenme ve psikolojik danışmanlık, destek tedavisini içermekte. Pulmoner rehabilitasyonun amacı, kronik hastaların yaşam kalitelerini artırıcı eğitimler vererek kronik solunum (KOAH, Astım), akciğer kanser hastalarının ve akciğer nakli bekleyen hastaların fiziksel, duygusal durumlarını düzeltmeyi ve sağlığı geliştirici kalıcı davranışlar edinmelerini sağlamaktır.  Ünitemizde uygun görülen hastalara haftada 2 gün olmak üzere 2 ay boyunca toplamda 16 seans Pulmoner Rehabilitasyon Programı uygulanmaktadır.  Ünitemize başvuran hastalar hastalıkları ile ilgili duydukları endişe ve korkularıyla başa çıkmayı öğreniyor ve solunum problemlerinden kaynaklanan yakınmalarını ve gelişebilecek olumsuzlukları önlemek ya da azaltma konusunda bilgilendiriliyor. Programa uyum sağlayan hastalarda çok ciddi iyileşmeler tespit ettik.” dedi.

Pulmoner Rehabilitasyon Programı İle Artık Daha Rahat Nefes Alıyorum…
Daha önce akciğer ameliyatı geçiren ve Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’ne başvuran 62 yaşındaki Hatice Gençay “Akciğer ameliyatından sonra bu üniteye başvurdum ve burada öğrendiğim egzersizlere ile daha rahat nefes almaya başladım. 2 yıl önce gelmiştim bu yıl yeniden başvurdum ve haftada iki gün programa katılıyorum. Burada aldığım eğitimlerle günlük yaşantımı kolaylaştıracak egzersizler sayesinde daha bilinçlendim ve hastalığımla yaşamayı öğrendim. Doktorum Hülya Hanım’a desteklerinden ötürü ve hastane yönetimine de böyle bir imkânı sağladıkları için teşekkür ediyorum.” dedi.

Pulmoner Rehabilitasyon Ünitesi’nde uygulanan programların hastalar üzerindeki olumlu gelişmelerinden dolayı mutluluk duyduğunu ifade eden Hastane Yöneticisi Uzman Dr. Enver Yalnız “Hastanemiz bir dal hastanesi olduğu için göğüs hastalıkları ile ilgili her türlü hizmetin bir arada verilmesini hedefliyoruz. Pulmoner Rehabilitasyon akciğer hastalıklarında oldukça önemli bir hizmet ve biz bu hizmeti hastanemizde başarılı bir şekilde uyguluyoruz. Birim çalışanlarına gayretlerinden ve yarattıkları farkındalıktan dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-59.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-59.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/pulmoner-rehabilitasyon-programi-ile-rahat-nefes/2984/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Mar 2017 17:00:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>65 Yaş Üstü Herkesin Aşı Yaptırması Gerekli</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ücretsiz aşı uygulamasıyla zatürreye yakalanma riskini ortadan kaldırmaya çalışıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ücretsiz aşı uygulamasıyla zatürreye yakalanma riskini ortadan kaldırmaya çalışıyor.

65 Yaş Üstü Herkesin Aşı Yaptırması Gerekli…

Hastalar, hastanenin Göğüs ya da Enfeksiyon Hastalıkları polikliniğine başvurup zatürre aşısı olmak istediklerini talep ederek bu aşılamadan ücretsiz yararlanabiliyorlar. Hastanenin Enfeksiyon Hatalıkları Uzmanı Doç.Dr. Güneş Şenol,  zatürrenin özellikle çocuklarda, 65 yaş üstü insanlarda ve kronik hastalığı olanlarda daha ağır ve öldürücü olabildiğini belirterek “Hastanemizde uygulanan aşı halkın çok tanıdığı bildiği bir aşı türü değil. Akciğer enfeksiyonu, zatürre yapan en başta gelen mikroorganizmalardan biri olan Streptococcus pneumoniae bakterisine karşı bağışıklık oluşturmak için kullandığımız yeni bir aşıdır. Astım, KOAH, tansiyon, şeker gibi kronik sistemik bazı hastalıkları olan ve 65 yaş üstü olan hasta grupları, tedavilerinin yanında hekimleri tarafından aşılanma için yönlendiriliyor. Bizim hastanemizde yetişkinlere yönelik aşılama yapılmaktadır.” dedi.

Artık İçimiz Rahat…

Hastaneye aşı olmak için gelen İhsan Akçora (71) ve Güler Akçora (62) çifti yaşları itibariyle vücut dirençlerinin eskisi kadar güçlü olmadığını ve zatürre gibi bulaşıcı bir hastalıktan korunmak için aşı yaptırdıklarını ifade ettiler. İhsan Akçora “Benim herhangi bir hastalığım yok ve herhangi bir ilaç da kullanmıyorum ancak bu hastalıktan korunmak için aşılanmaya karar verdik. Bence özellikle bizim gibi yaşlı insanlar mutlaka bu aşıyı yaptırmalılar.” dedi. Enfeksiyon Uzmanı Doç. Dr. Güneş Şenol’a grip şikayetiyle geldiğini ve doktorunun kendisine ve eşine zatürre aşısı yaptırmayı önerdiğini söyleyen Güler Akçora “62 yaşındayım ve diyabet hastası olduğum için bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskimin yüksek olduğunu öğrendim. Doktor Güneş Hanım’ın tavsiyesi ile aşımızı olduk. Anne ve babam 90 yaşında bugün onları da aşılamak için hastaneye getirdik. Artık içimiz rahat.” dedi.

Göğüs Hastanesinde Aşı Ücretsiz Olarak Uygulanıyor…

Bulaşıcı bir hastalık olan zatürreden korunma yollarına ve bu korunma yollarında aşının önemine dikkat çeken Hastane Yöneticisi ve aynı zamanda Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Enver Yalnız “Zatürre 65 yaş üstündeki kişiler ve kronik akciğer hastalığı (KOAH, Astım) olanlarda çok daha ağır seyreden ve risk teşkil eden bir hastalıktır. Bu yüzden 65 yaş üstü kişiler ve 65 yaş altı olup sistemik hastalıkları (KOAH, astım, şeker, kalp, böbrek yetmezliği ve kanser) olan herkesin aşı olmalarını öneriyoruz. Hastanemizde erişkin her kişiye zatürre aşısını ücretsiz olarak uygulamaktayız. Hastanemiz bir Göğüs Hastalıkları hastanesi olduğu için akciğer hastalığı olan hastaların tedavi süreçlerini yakından takip etmekteyiz ve bu süreç içerisinde tedavinin yanında aşılama ile hastalarımızı zatürre riskine karşı korumayı sağlıyoruz. Ayrıca zatürreden korunmak için hijyen kurallarına uyulmalı, sigaradan uzak durulmalı, beslenmeye dikkat edilmeli, mevsim geçişlerindeki sıcak ve soğuk hava değişikliklerine karşı da tedbir alınmalıdır.” dedi.​]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-51.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-51.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/65-yas-ustu-herkesin-asi-yaptirmasi-gerekli/2956/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 09:27:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sağlıkçılar Sağlık İçin Pedal Çevirdi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Programlar Şubesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında 16 Mart 2017 günü hareketli yaşama dikkat çekmek, halkta farkındalık yaratmak ve koruyucu sağlık çalışanları olarak halka örnek olmak amacıyla düzenlenen “Bisiklet Turu Etkinliği” Konak Saat kulesi önünden başlayarak İnciraltı Kent Ormanı’nda son bulmuştur.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Programlar Şubesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında 16 Mart 2017 günü hareketli yaşama dikkat çekmek, halkta farkındalık yaratmak ve koruyucu sağlık çalışanları olarak halka örnek olmak amacıyla düzenlenen “Bisiklet Turu Etkinliği” Konak Saat kulesi önünden başlayarak İnciraltı Kent Ormanı’nda son bulmuştur.

Etkinliğe İzmir Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Mustafa KIRLANGIÇ, Halk Sağlığı Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Evrim VURAN BÖLÜKBAŞI ve Halk Sağlığı Müdürlüğü çalışanları haricinde tandem bisikletiyle Eşpedal Derneği, Cuma Akşamları Bisiklet Topluluğu (CAT), İzmir Bisikletli Kadınlar Topluluğu, İzmirli Pedalperest Kadınlar Topluluğu ve halktan katılım sağlanmıştır.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-45.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-45.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/saglikcilar-saglik-icin-pedal-cevirdi/2937/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Mar 2017 12:04:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çiğli&#39;de 7/24 Anjiyo Hizmeti Başladı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <news><![CDATA[

Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği'ne bağlı Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nde 7 gün 24 saat anjiyo işlemi yapılmaya başlandı. Günümüzde gelişen son Kardiyolojik tanı ve tedavi yöntemlerini kullanarak kaliteli sağlık hizmeti sunmayı hedefleyen Çiğli BEH, anjiyo yapılması gereken hastalara günün her saatinde anında müdahale ederek hayata tutunmalarını sağlıyor.

Gece Gündüz Demeden Hastalarımızı Tedavi Ediyoruz…

Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Kardiyoloji Servisi'nde görevli Uz. Dr. Kamil Tülüce "İlk koroner anjiyografi işlemini gerçekleştirdiğimiz 15 Ağustos 2016 tarihinden bugüne kadar kliniğimizde 1000’e yakın anjiyografik işlem gerçekleştirdik. Geçen süre boyunca hedefimiz hep altyapımızdaki eksikliklerimizi tamamlayıp mesai saatleri içerisinde vermekte olduğumuz anjiyo hizmetini 7 gün 24 saate taşıyabilmekti. 1 Mart 2017 tarihi itibariyle hastalarımıza 7/24 bu hizmeti sunabilir hale gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugünden itibaren kalp krizi geçirmekte olan ve acil servisimize başvuran hastalarımıza gece gündüz demeden başka hastaneye sevk etmeksizin anjiyografi hizmetini hastanemizde sunabiliyor olacağız." dedi.

Hayatımı Kurtardılar…

7/24 Anjiyo Hizmetinden yararlanan Tahsin GÖKTEPE "Göğüs kısmımda çok ağrı hissettim. Soğuk soğuk terliyordum. Oğlum beni araba ile Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Acil Servisi’ne getirdi. Muayene işlemimi tamamlayan Dr. Kamil Bey, hemen bana müdahale edilmesi gerektiğini ifade etti. Çok hızlı olarak Anjiyo ünitesini hazırladılar. Dr. Kamil Beyden Allah razı olsun. Hayatımı kurtardı. Çiğli BEH gerçekten çok kaliteli sağlık hizmeti veriyor. Herkese çok teşekkür ederim." dedi.

Yoğun Gayretlerimiz Devam Ediyor…

Dünyada ve Türkiye'de en sık ortaya çıkan ölüm nedeninin kalp ve damar hastalıkları olduğunu belirten Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi Başhekimi Op. Dr. İlker KIZILOĞLU "1 Mart 2017 tarihi itibariyle Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nde 7 gün 24 saat anjiyo hizmeti vermeye başladık. Yakında 1 adet olan anjiyo cihazı sayımızı 2’ye çıkaracağız. Acil anjiyo gerektiren hastalarımızın hafta sonu, mesai dışı fark etmez Acil Servise veya kliniğimize başvurdukları her saatte ilk müdahalelerinin ardından anjiyoları yapılıyor. Kardiyoloji ve Koroner Yoğun Bakım Kliniği’nde görevli 8 Kardiyoloğumuz, 14 hemşiremiz ve tüm sağlık personelimiz gece gündüz demeden yoğun bir şekilde hastalarımız için çalışıyor. Öncelikle insan hayatına dokunan böyle önemli bir görevi yerine getirdikleri için tüm çalışanlarımıza, bu imkanı bize sağladıkları için de Sağlık Bakanlığımıza ve Kuzey Genel Sekreterliğimize teşekkür ederim.” dedi.​

]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-28.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-28.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/cigli-de-7-24-anjiyo-hizmeti-basladi/2879/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Mar 2017 09:48:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tepecik Hastanesi Yeniliklere Doymadı</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yenileme çalışmaları devam ediyor. Hayırsever Nermin Tanık’ın bağışları ve İzmir Hastanelerine Yardım Derneği’nin desteği ile Gastroenteroloji Kliniği baştan sona yenilendi. Ayrıca yenileme çalışmaları tamamlanan Kulak Burun Boğaz ve Göz Polikliniği ile Tıbbi atık deposu da hizmete girdi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yenileme çalışmaları devam ediyor. Hayırsever Nermin Tanık’ın bağışları ve İzmir Hastanelerine Yardım Derneği’nin desteği ile Gastroenteroloji Kliniği baştan sona yenilendi. Ayrıca yenileme çalışmaları tamamlanan Kulak Burun Boğaz ve Göz Polikliniği ile Tıbbi atık deposu da hizmete girdi.
 
Birimlerin açılışı nedeniyle düzenlenen törene Ak Parti İzmir Milletvekilleri Av. Kerem Ali Sürekli ve Necip Kalkan, Ak Parti İzmir Konak İlçe Başkanı Temel Yıldırım, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yöneticileri, Hayırsever Tanık Ailesi ve İzmir Hastanelerine Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nail Ceylan, İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, Tepecik EAH Yöneticisi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, hastane yöneticileri ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.
 
Yenilenen birimlerin tanıtımını yaparak açılış konuşmasını yapan Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Gökhan Akbulut “Yılda yaklaşık iki buçuk milyon kişiye hizmet veriyoruz. Hastanemiz 1971 yılında yapıldı ve o yılların koşullarını taşımaktadır. Ancak bu şartlar altında değerli sağlık çalışanlarımızın sayesinde hastanemizde dünya standartlarında sağlık hizmeti veriliyor. Biz de koşullarımızı iyileştirmeye çalışıyoruz. Gastroenteroloji kliniğimizi de bağışçılarımızın desteği ile yeniledik kendilerine ve tüm destek verenlere teşekkür ediyorum.” dedi.
 
Hizmetlerin 3’de 1’i Tepecik Hastanesi’nde…
İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu "Köklü bir geçmişe sahip olan Tepecik EAH inanılmaz işler yapıyor. Çalışanlarımız, hastalarımız, hasta yakınlarımız çok daha nitelikli yerler hak ediyor, biz de bunun için uğraşıyoruz. Ekibiyle çok iyi işler yapan TEAH aynı zamanda alt yapısının daha da güçlendirilmesi için birlikte çaba sarf ediyoruz. TEAH’nin toplam yatırımlardan aldığı pay önemli bir orandadır çünkü İzmir Kuzey deki hizmetlerin üçte birini tek başına bu hastane karşılıyor. Bu yüzden İzmir Kuzey olarak hastanemize gerek mali, gerek idari gerekse tıbbi açılardan her türlü desteği veriyoruz. Bağışçılarımız ve destekçilerimiz de bize desteklerini esirgemiyorlar. Bağışçımız Tanık ailesine çok teşekkür ediyoruz." dedi.
 
Bir Servis Daha Yenileniyor…
Bağışçı Nermin Tanık İzmir Hastanelerine Yardım Derneği’nin bir üyesi olarak yeni çalışmalara devam edeceklerini söyledi.İzmir Hastanelerine Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Nail Ceylan ise kısa zamanda Tepecik Hastanesi’nde ikinci bir servisi yenilemenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek bu yıl içerisinde bir servis daha yenileyeceklerini ifade etti.
 
Hayırseverlere teşekkür eden İzmir Milletvekili Kerem Ali Sürekli de İzmir’deki sağlık yatırımları ile ilgili bilgi verdi. 2060 yataklı şehir hastanesinin inşaatına başlandığını Tepecik EAH ve Göğüs Hastanesi’nin entegre edilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Sürekli “Yatırımların yanında verilen sağlık hizmeti de önemli, burada tüm çalışanların gayretiyle zor şartlar altında mükemmel bir sağlık hizmeti veriliyor. Sağlık yöneticilerimize ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum.” dedi.
 
Tercihim Tepecik Hastanesi…
AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan ise "Buraya açılışa gelirken Tepecik EAH’nde kendimi muayene ettirdim. Özellikle burayı tercih ettim çünkü bu hastanenin hizmet kalitesi gerçekten de takdire şayan. Tüm hastane personelini huzurunuzda alkışlıyor, kutluyorum. Sağlıkta önemli olan kaliteyi ortaya koyabilmektir, bu hastane bunu başarıyor. Biz genel olarak İzmir'e ayrılan sağlık yatırım paylarının artması için emek sarf ederken, aynı zamanda Tepecik EAH’nin yaptığı hizmetin farkındayız ve bu hizmetin sürekliliği için her türlü yardım ve katkıyı gösteriyoruz. Bize iletilen sağlıkla ilgili her türlü görüş, fikir ve isteği değerlendirmeye çalışıyoruz. Her iki bağışçımıza yaptıkları bu hayırlı işler için şükranlarımı sunuyorum. Genel Sekreterimize, hastane yöneticimize, tüm hastane personeline teşekkür ediyor, yenilenen birimlerin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum." dedi.
 
Açılış töreni kurdele kesimi ve davetlilerin yenilenen birimleri gezmesiyle sona erdi.
 
Yapılan Yenilikler Nelerdir?
-Gastroenteroloji Kliniğine 4 kişilik, 2 kişilik ve tek kişilik konforlu odalar yapıldı. Hasta odalarına televizyon, klima, mini buzdolabı, lavabo ve refakatçi koltukları konuldu. Hasta başı medikal gaz sistemi yenilendi. Hasta ve refakatçiler için dinlenme alanı oluşturuldu. Tedavi odası doktor ve hemşire odaları da yenilendi.
 
-Hasta sağlığını geliştirmek, hastaların daha kaliteli ve modern koşullarda hizmet almalarını sağlamak için KBB ve Göz Polikliniklerinin kapı, pencere, zemin, duvar ve mobilyaları ile bilgisayarları yenilendi. Göz Polikliniğine 6 adet yeni muayene seti (Elektronik görme eşeli, Otorefraktometre-Keratometre, Foropter, Biyomikroskop Lensmetre, Tanometre-Pakimetre) alındı. Birbirine bilgi aktarabilen cihazlar sayesinde hastaların muayene koltuğundan kalkmadan muayenesi yapılıp, tüm işlemleri tamamlanabiliyor.
 
-Tıbbi atıkların insan ve çevre sağlığına zarar vermeden depolanması için ilgili mevzuatlara bağlı kalarak gerekli standartlar kapsamında Tıbbi Atık Deposunun yenileme ve modernizasyon çalışması tamamlandı. Deponun tavan ve duvarlarında mikroorganizma üremesine engel kompozit plaklar kullanılmış, zemin ise kimyasal korozyona dirençli sızdırmaz özellikli epoksi boya ile kaplanarak kan, vücut sıvısı ve tehlikeli atıkların sızarak toprağa ve içme suyuna karışmasının önüne geçilmiştir.​]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-25.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-25.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/tepecik-hastanesi-yeniliklere-doymadi/2868/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Mar 2017 11:30:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sağlık hizmetlerinden memnuniyet arttı</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen &quot;Sağlıkta Dönüşüm Programı&quot; ile daha kaliteli ve hızlı hizmet sunumu, ilaca ve tedaviye erişim olanaklarının artırılması, dünya ile eş zamanlı olarak yüksek teknolojik cihazların ve ürünlerin tanı ve tedavide yer almasıyla, zaman içinde vatandaşların hizmet sunumundaki beklentisi ve memnuniyet oranı artış gösterdi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "Sağlıkta Dönüşüm Programı" ile daha kaliteli ve hızlı hizmet sunumu, ilaca ve tedaviye erişim olanaklarının artırılması, dünya ile eş zamanlı olarak yüksek teknolojik cihazların ve ürünlerin tanı ve tedavide yer almasıyla, zaman içinde vatandaşların hizmet sunumundaki beklentisi ve memnuniyet oranı artış gösterdi.

"Herkes için sağlık" anlayışıyla uygulamaya konan programlar ve ilgili yasal düzenlemeler ile hekim sayısından hastane ve yatak sayısına, yoğun bakım ünitelerinden ambulans sayısına kadar birçok alanda değişim yaşandı.

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜMÜN BİRİNCİ FAZI, MEMNUNİYET ORANLARINI ARTIRDI

TÜİK tarafından yapılan "Yaşam Memnuniyeti Araştırması'nın "Sağlık Hizmetlerinden Memnuniyet" bölümünde çarpıcı sonuçlar yer aldı. Araştırmanın bu bölümde, "Sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?", "Hastalandığınızda genelde ilk nereye başvuruyorsunuz?", "Muayene veya tahlil için randevu almakta sorun yaşıyor musunuz?", "İlaç fiyatlarında sorun görüyor musunuz?, "Doktor ve sağlık personeli sayısını yeterli buluyor musunuz?, "Doktorların hastalara davranışında sorun var mı?", "Yapılan muayeneden memnun musunuz?" ve "Hastalandığınızda, tedavi, ilaç gibi masraflarınızı genellikle hangi kanalla karşılıyorsunuz?" şeklinde çok sayıda soru yer aldı.

VATANDAŞIN TEDAVİ VE İLAÇ İÇİN HARCADIĞI PARA AZALDI

Yapılan düzenlemelerin ardından vatandaşın tedavi ve ilaç masraflarına ödeyeceği ücret de büyük oranda azaldı. Araştırmaya göre, 2004 yılında tedavi ve ilaç masraflarını kendi imkanlarıyla karşılayanların oranı yüzde 28,1 iken, bu oran 2016'da yüzde 7,5'e indi. Buna göre, 2004 yılında her 100 vatandaştan 28'i tedavi ve ilaç masrafına kendi cebinden para öderken, bu sayı 2016'da 100 kişiden 7 olarak tespit edildi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-16.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/03/SAĞLIK-HABER-kopya-16.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/saglik-hizmetlerinden-memnuniyet-artti/2838/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Mar 2017 16:09:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hastalar Hastane İçinde Konforlu Ulaşıma Kavuştular</title>
			<description><![CDATA[Ege Rotary Kulübü ve Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi,  maddi ve manevi anlamda elele vererek özellikle yaşlı ve engelli hastaların hastane sınırları içinde, binalar arası ulaşımını sağlamak üzere hastaneye “Akülü Hasta Taşıma Aracı’’ kazandırdılar.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Rotary Kulübü ve Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi,  maddi ve manevi anlamda elele vererek özellikle yaşlı ve engelli hastaların hastane sınırları içinde, binalar arası ulaşımını sağlamak üzere hastaneye “Akülü Hasta Taşıma Aracı’’ kazandırdılar.
Hastane Başhekimlik Toplantı Salonunda gerçekleşen etkinlik ile poliklinik ve ana binalar arasındaki mesafede, hasta ve yaşlıların ulaşımlarını sağlayacak olan araçlar törenle teslim edildi. Hastane yönetimi ve Rotary Kulübü üyelerinin yoğun katılım gösterdiği toplantıda konuşan Hastane Yöneticisi Op. Dr. Hilmi Güngör “Hastanemizin acil ihtiyacı olan ve uzun süredir planlanan hasta taşıma aracı temini konusunda bağışçımıza aracılık eden Ege Rotary Kulübü’ne teşekkür ediyorum. İlerleyen dönemlerde de hastalarımızın ve kurumumuzun menfaatine olacak çalışmalar yürütmeye devam edecek olmaktan son derece mutluyuz. Ayrıca hastalarımızın memnuniyetini de görmek benim ve ekibim adına gurur verici.” diyerek teşekkür belgesi takdim etti.
Ege Rotary Kulübü Başkanı Figen Göktürk ise “Bir bağışçımızın desteğiyle şarjlı çalışan hasta ve yaşlı taşıma aracını teslim ederek böylesi bir ihtiyacı karşılamaktan dolayı son derece mutluyuz. 2. Toplum Birliği Protokolü’nü imzaladığımız Buca Seyfi Demirsoy DH’nin diğer ihtiyaçlarını da tespit ederek çalışmalarımızı bu yönde sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Toplantı, hastane için geleceğe dair yapılabilecek projelerin (Engelli hasta odası, kütüphane, koridorlara resim çalışması ve kimsesiz yaşlılar için giysi ihtiyaçlarının karşılanması vs.)  planlaması ile sona erdi.​]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/02/SAĞLIK-HABER-kopya-13.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2017/02/SAĞLIK-HABER-kopya-13.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/hastalar-hastane-icinde-konforlu-ulasima-kavustular/2763/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Feb 2017 12:41:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Göğüs Hastanesi&#39;ne anlamlı bağış</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne hayırsever Açıkgöz çiftinden duyarlı ve bir o kadar da anlamlı bağış geldi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne hayırsever Açıkgöz çiftinden duyarlı ve bir o kadar da anlamlı bağış geldi.

Muharrem Açıkgöz muayene için gittiği hastanede kış nedeniyle tedavi görmeye gelen hastaların ve Bronkoskopi Ünitesi’ndeki yoğunluğun fazla olduğunu ayrıca mevcut durumda cihazların da yetersiz kaldığını düşünerek hastaneye yardımcı olmaya karar vermiş.

Daha önce vefat eden ablası adına hayırlı bir iş yapmaya karar veren Açıkgöz çifti hem kendi adlarına hem de vefat eden ablası Merhume Fatma İşçi adına Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne Gülperi Açıkgöz ve eşi Muharrem Açıkgöz tarafından 2 adet Bronkoskopi cihazı bağışlandı.

Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH Yöneticisi Uzm. Dr. Enver Yalnız “Kış döneminde Göğüs Hastanesi olmamız sebebiyle çok daha fazla hasta başvurusu kabul etmekteyiz. Bağışçılarımız bu zaman aralığında hastanemize tetkik ve tedavi için gelecek hastalar adına önemli bir bağış yapmış oldular. Kendilerine desteklerinden dolayı hastalarımız ve hastanemiz adına teşekkür ediyor sağlıklı günler diliyorum.” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/10/göğüs-has.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/10/göğüs-has.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/gogus-hastanesi-ne-anlamli-bagis/2652/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Oct 2016 23:57:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Devlet Hastaneleri ilk başvurulan sağlık kuruluşu oldu</title>
			<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaşam memnuniyeti Araştırması 2015 yılı sonuçlarına göre halk yüzde 48,9 ile devlet hastanelerini tercih etti. Sosyal güvencesi olmayanlar için ise bu oran yüzde 66,2 oldu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaşam memnuniyeti Araştırması 2015 yılı sonuçlarına göre halk yüzde 48,9 ile devlet hastanelerini tercih etti. Sosyal güvencesi olmayanlar için ise bu oran yüzde 66,2 oldu.

İLK OLARAK AİLE HEKİMİ TERCİH EDİLDİ

Araştırmanın sonucuna göre hastalık durumunda ilk olarak aile hekimi veya aile sağlık merkezlerine başvuranların oranı sosyal güvencesi olan fertlerde yüzde 32,7 iken sosyal güvencesi olmayan fertlerde yüzde 27,4 olarak belirlendi.

HALK EN ÇOK DEVLET HASTANELERİNDEN MEMNUN

Hastalıkta ilk başvuruda devlet hastanelerinin tercih edilmesinin sebebi yüzde 30,3  ile zorunluluk oldu. Fertler üniversite hastanelerini yüzde 52,5 özel hastaneleri yüzde 57,1 oranında hizmetlerinden memnun oldukları için tercih ettiler.

Türkiye genelinde fertlerin yüzde 75’i devlet hastanelerinin hizmetinden memnun olduğunu belirtti. Aile hekimleri veya aile sağlık merkezlerinden memnun olduğunu belirten fertlerin oranı yüzde 73,2 oldu. Sağlık kuruluşları arasında en düşük memnuniyet oranı yüzde 45,7 ile özel muayenehane hizmetleri. (Ege Ajans)]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/06/istatistik.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/06/istatistik.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/devlet-hastaneleri-ilk-basvurulan-saglik-kurulusu-oldu/2576/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Jun 2016 18:11:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yılın Başarılı Kadını: Çocukların Annesi Hemşire</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan Özgül Gedikli 11. Uluslararası Marmaris Kadın ve Sanat Festivali kapsamında verilen “Yılın Başarılı Kadını” ödülüne layık görüldü.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan Özgül Gedikli 11. Uluslararası Marmaris Kadın ve Sanat Festivali kapsamında verilen “Yılın Başarılı Kadını” ödülüne layık görüldü.

Buca Gediz semtinde, zamanlarının çoğunu sokakta geçiren, uyuşturucu kullanmaya meyilli, suça karışmış veya aileleri dağılmış, eğitimsiz çocukları fark eden 24 yıllık hemşire Özgül Gedikli, onları sokaktan uzak tutmak için ÇOVAK Gençlik Spor ve Sanat Kulübü’nü hayata geçirmişti. Çocukların sanat ve spor dallarına yönlendirilmesini hedefleyen kulüp, kısa zamanda büyük ilgi görerek üye sayısı 1000’lere ulaştı. Gedikli’nin kendi bütçesi ve mahalle esnafının desteğiyle yola çıkan Kulüp basketbol, masa tenisi, satranç ve tiyatro dallarıyla çocukların yaşama bakışlarını değiştirirken bu branşlarda girilen yarışmalarda ödüller birbirini izledi.

Gedikli’ye, İzmir Selahattin Akçiçek Kültür Merkezinde 11. Uluslararası Marmaris Kadın ve Sanat Festivali kapsamında Uluslararası Aktivistler Marmaris Kültür Derneği’nin düzenlediği yılın başarılı kadını ödülünü Kalimerhaba Uluslararası Dostluk, İşbirliği ve Tanıtma Derneği Başkanı Ressam Selma Sonat verdi.

Ressam, Yazar, Şair, Tiyatro ve Sinema oyuncularından oluşan yerli ve yabancı birçok sanatçının katıldığı törende ödülünü alan Özgül Gedikli “Derneğimiz 2012 tarihinde kurulmuş olup, amacımız göçle gelen ekonomik durumu iyi olmayan ve parçalanmış aile çocuklarını bir çatı altında toplamaktır. Ayrıca eğitim saatleri dışında kalan zamanlarında suçtan ve bağımlılık yaratan maddelerden uzakta, sosyal ilişkiler açısından önemine inandığımız resim, müzik, tiyatro, sanat ve spor dallarında yetenekli çocuklarımızı yetiştirmektir. Çocuklarımızın sanatçılarla buluşmasında bizi destekleyen ve beni bu ödüle layık gören Uluslararası Aktivistler Marmaris Kültür Derneğine teşekkür ederim. Kulüpde başlattığımız İngilizce, matematik, şiir ve resim atölyeleri ile çocukların başarıları gittikçe artmakta. Ayrıca çocuklarımıza Türk Hava Kurumu aracılığıyla Karşıyaka Türk Hava Kurumu kurs binasında maket uçak kursu verilmekte. Kemeraltı’nda İZÇEV Çevre ve Hayvanları Koruma Derneği’ne ise haftada iki gün yapılan ziyaretlerle hayvanları sevmeyi ve korumayı öğreniyorlar. Türk Hava Kurumu’na, İZÇEV’e ve çocuklarımız için destek veren tüm gönüllülere çok teşekkür ediyorum” dedi.

Daha önce de büyük emekler vererek sokaktan kurtarıp hedef sahibi yaptığı çocukların yaptığı başvuru ile Gedikli, “Osman Solakoğlu Basketbolla Topluma Hizmet Ödülü” nü de kazanmıştı.

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/03/IMG_2380.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/03/IMG_2380.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/yilin-basarili-kadini-cocuklarin-annesi-hemsire/2424/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Mar 2016 11:15:49 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Egeli diş hekimliği fakültesi çalışanları hakkını istiyor</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi Hastanesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde yaşanan döner sermaye, yemek ücreti ve eşitliğe aykırı kart sistemi uygulaması çalışanları çileden çıkardı. Sorunlarına çözüm talep eden fakülte çalışanları, talepleri karşılanmazsa önce basın açıklaması yapacak ardından da iş bırakacak]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi Hastanesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde yaşanan döner sermaye, yemek ücreti ve eşitliğe aykırı kart sistemi uygulaması çalışanları çileden çıkardı. Sorunlarına çözüm talep eden fakülte çalışanları, talepleri karşılanmazsa önce basın açıklaması yapacak ardından da iş bırakacak

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi personeli, döner sermayelerin ek ödeme üzerinden alınması, diğer kurumlardaki çalışan personelden daha düşük yemek ücreti alması ve giriş çıkışlardaki kart sisteminin öğretim üyeleri ve öğretim görevlileri için geçerli olmaması sorunları sebebiyle isyan etti. Fakülte'de yetkili sendika olan Türk Sağlık-Sen İzmir Üniversiteler Şubesi Başkanı Yasemin Zengin, bu problemlerle ilgili dekanlıktan birçok kez görüşme talep ettiklerini fakat Dekan Bey'den program yoğunluğundan dolayı randevu alamadıklarını dile getirerek, Başhekim ile yaptıkları görüşmelerden de olumlu cevap alamadıklarını ifade etti. Mağdur çalışanlar adına bir basın açıklaması yapacaklarını dile getiren Zengin, sorunlar çözülmediği takdirde çalışanların iş bırakmaya gideceklerini ifade etti.

YÖNETİM MAZERET OLARAK, 'PARAMIZ YOK' DEDİ

Fakültede görevli özellikle tabip dışı personelin döner sermaye ve yemek ücretleri konusunda sıkıntı yaşandığını anlatan Zengin, "Yaklaşık 3 yıldır bu konuyla ilgili sendikamız talepte bulunmasına rağmen bir adım atılmadı. Çalışanlar, döner sermayelerini ek ödeme oranı üzerinden alıyorlar. Çene cerrahisi ameliyathane statüsünde geçtiği için bu birimde çalışanların da ek ödemelerini birim statüsü üzerinde almaları ile ilgili bir talebimiz oldu. Ama bu talep sürekli ötelendi. Mazeret olarak ise, 'Kazancımız yok, olmayan parayı nasıl verelim?' gibi geri dönüşümler gösterildi" diye konuştu.

Yemek ücretleri ile ilgili de sıkıntılar olduğuna değinen Zengin, "Diş Hekimliği Fakültesi yataklı kurum olmadığından, kurum tarafından belirtilen iaşe bedelinin üzerindeki rakamı da kişiler ceplerinden ödüyor. Ek gösterge dilimlerine göre her çalışanın ödediği yemek ücreti 90-120 lira arası değişiyor. Haklı olarak da kendilerini farklı kurumlarla kıyasladıklarında yemek ücretlerinin yüksek olmasından yakınıyorlar. Bu ücretlerin de makul orana çekilmesiyle ilgili bir talebimiz oldu. 'Ek gösterge oranı üzerinden dağıtıyoruz, bunu geriye alabilmemiz mümkün değil' dediler. Ancak 9 Eylül kurumuyla kıyaslandığında arada neredeyse 1.5 kat ücret farkı var. Bu çalışmamızı sunduğumuzda, Başhekim tarafından değerlendirmeye alınacağı söylendi ancak henüz bir geri dönüş yapılmadı" dedi.

İNSAN HAKLARINA AYKIRI KART UYGULAMASI

Son olarak fakülte giriş ve çıkışlarında kontrol amaçlı hayata geçirilen kart uygulamasının eşitlik ilkesi esas alınmadan planlandığının ve bu durumun asla kabul edilemez olduğunun altını çizen Zengin, şu ifadeler yer verdi: "Giriş çıkışların denetlenmesi adına kart sisteminin getirilmesini sendika olarak destekliyoruz. Ancak bunun tüm çalışanlara getirilmesini destekliyoruz. Orada ise; çalışanlara gönderilen bilgi yazısında; bu uygulamanın öğretim görevlileri ve öğretim üyelerini kapsadığı ile ilgili herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Bunun nedenini sorduğumuzda yine Dekanlıktan cevap alamadık. Başhekimlik ise, 'Bizim tasarrufumuzda olan bir karara değil, kararı Dekanlık verdi' yanıtını verdi. Bu uygulamanın iptali ile ilgili bir yazı yazdık. Ya tüm çalışanları kapsamalı ya da iptal edilmeli. İnsan haklarına, eşitlik ilkelerine uygun bir uygulama değil. Bu üç temel sorun çözülmezse, çalışanlar ilerleyen günlerde taleplerin karşılanması için önce basın açıklaması yapacak, talepler karşılanmadığı takdirde de iş bırakmaya gidecek."


]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/03/yasemin-zengin-23.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/03/yasemin-zengin-23.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/egeli-dis-hekimligi-fakultesi-calisanlari-hakkini-istiyor/2412/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Mar 2016 11:45:44 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hastaları Güler Yüzle Karşılama Eğitimi</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi personellerine “Hasta Kayıt ve Kabul İşlemleri” hakkındaki eğitim verilmeye başlandı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi personellerine “Hasta Kayıt ve Kabul İşlemleri” hakkındaki eğitim verilmeye başlandı.

Konak Halk Eğitim Merkezi Hasta ve Yaşlı Hizmetleri Öğretmeni Fatma Nilin Atılmışın verdiği eğitim; Sosyal Çevre ile Etkili İletişim Kurmak, İşyerinde Etkili İletişim, Problem Çözmek, Hasta Hizmetlerini Yürütmek, Randevu ve Konuk Kabulü, Tıbbi Arşivleme ve Bilgisayar Temel Donanım programlarını kullanmak, gibi konu başlıklarını içeriyor.

Temizlik, Yemek, Güvenlik ve Protez Transfer işlerinde hizmet veren personellere hafta içi her gün 5 saat olmak üzere toplam 250 saat sürecek olan Hasta Kayıt ve Kabul İşlemleri hakkında verilen eğitimin sonunda sertifika verilecek.

Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı Yöneticisi DT. Diler Yaşar verilen eğitimle ilgili olarak “Merkez çalışanlarımızın, bizi tercih eden halkımıza hizmet verdikleri konularda uzman ve modern bir görüş açısına sahip olarak çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve güven ile daha iyi ve güler yüzle hizmet sunmaları gerekmektedir. Bu donanımlara sahip olmaları için eğitimlerin faydalı olacağına inanıyorum. 4 Mayısta bitecek olan eğitimin sonunda katılımcılarımıza Hasta Kayıt ve Kabul İşlemleri sertifikası vereceğiz.” dedi.

&nbsp;]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/03/2-1.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/03/2-1.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/hastalari-guler-yuzle-karsilama-egitimi/2409/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Mar 2016 11:08:49 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Doktorların İmzaları Elektronik Ortamda</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın bir yıl önce güvenilirliği en üst düzeye çıkarmak ve kağıt kullanımını azaltmak üzere uygulamaya başladığı E-imza sistemi artık İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri’ne bağlı tüm hastanelerde kullanılmaya başlandı. Daha önce Adalet Bakanlığı, Valilik ve Kaymakamlık gibi kurumlarda kullanılan E-token sistemi şimdi tüm hastanelerde ve tüm doktorlarda…]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın bir yıl önce güvenilirliği en üst düzeye çıkarmak ve kağıt kullanımını azaltmak üzere uygulamaya başladığı E-imza sistemi artık İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri’ne bağlı tüm hastanelerde kullanılmaya başlandı. Daha önce Adalet Bakanlığı, Valilik ve Kaymakamlık gibi kurumlarda kullanılan E-token sistemi şimdi tüm hastanelerde ve tüm doktorlarda…

2015 yılında Tübitak ve Sağlık Bakanlığı arasında E-imza Sistemi için yapılan çalışmalar ile başlayan süreç başarı ile tamamlandı ve 2016 yılı itibariyle Bakanlığa bağlı tüm hastanelerde E-imza kullanılmaya başlandı.

İzmir Kuzey KHB Hastaneleri’nin tümünün digital hastane olması için çalışmalarının devam ettiğini belirten İzmir Kuzey KHB. Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu “Süreç, imzalanması gereken belgelerin ve bilgilerin sisteme girilmesiyle başlıyor. Bu belgelerin kimler tarafından hangi sırayla imzalanması gerektiğinin tanımlanmasıyla imza süreci mobil ortamda işlemeye hazır hale geliyor. İmza gerektiren evrakların masadan masaya gezmesine son veren sistem ile kullanıcıların hayatı daha da kolaylaşıyor ve iş süreçlerini hızlandırıyor.” dedi.

E-token (E-imza) Nedir?

E-imza, başka bir elektronik veriye eklenen ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veridir. Elektronik ortamda gerçekleşen işlemlerde kişilerin kimlik bilgilerinin doğruluğunu garantiler.  E-imza sistemini önemli kılan başlıca etmen yapılan işlemlerde güvenilirliği en üst seviyeye çıkarmaktır. Hukuksal açıdan E-imza ıslak imza ile aynı hukuki geçerliliğe sahiptir. Elektronik işlemlerde gönderilen bilginin yolda değişmediğinin, gönderen kişiye ait olduğunun ve inkar edilemeyeceğinin teminatıdır.  E-imza zaman ve maliyet konularında sağladığı faydaların yanı sıra kağıt, kartuş ve tonerlerden yapılan tasarruflarla çevreye de büyük katkı sağlamaktadır. Onay işlemlerinde ıslak imzanın neden olduğu zaman kaybını ve kağıt kullanımıyla çevreye verilen zararı büyük ölçüde azaltan E-İmza Çözümleri sayesinde hem zaman tasarrufu hem de daha etkin ve güvenli bilgi alışverişi sağlanmaktadır.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/5-1.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/5-1.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/doktorlarin-imzalari-elektronik-ortamda/2377/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2016 12:42:18 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sürdürülebilir Kalkınma İçin Büyük Adım</title>
			<description><![CDATA[Ege Üniversitesi ve İZKA işbirliğiyle Sağlık Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilecek olan “Ege Bölgesi Virüs Etkinlik Laboratuarı Alt Yapısının Oluşturulması ” projesi  için ilk mutabakat toplantısı yapıldı. Türkiye’nin gereksinimi olan biyosidal etkinlik kitlesini bir laboratuvar bünyesinde gerçekleştirmeyi hedefleyen proje, İzmir’in yaşam kalitesini de yükseltmeyi  hedefliyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ege Üniversitesi ve İZKA işbirliğiyle Sağlık Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilecek olan “Ege Bölgesi Virüs Etkinlik Laboratuarı Alt Yapısının Oluşturulması ” projesi  için ilk mutabakat toplantısı yapıldı. Türkiye’nin gereksinimi olan biyosidal etkinlik kitlesini bir laboratuvar bünyesinde gerçekleştirmeyi hedefleyen proje, İzmir’in yaşam kalitesini de yükseltmeyi  hedefliyor.

Sürdürülebilir Kalkınma İçin Büyük Adım

İzmir Kalkındırma Ajansı (İZKA) ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nin ortaklaşa gerçekleştirmeyi amaçladığı “Ege Bölgesi Virüs Etkinlik Laboratuvarı” projesinin hayata geçirilmesi için ilk adım atıldı. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Konferans Salonu’nda Proje Mutabakat  Toplantısı yapıldı.

Toplantıya Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadide Kazancı, EGEMİKAL Müdürü Prof. Dr. Güven Özdemir, Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Ateş, Satın Alma Sorumlusu Prof. Dr. Ataç Uzel, Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. İsmail Karaboz, Doç. Dr. Alev Uztan, Doç. Dr. Savaş İzzetoğlu, İZKA Program Yönetim Birimi Başkanı H.İ.Murat Çelik ve çeşitli illerden birçok firma temsilcisi katıldı. Toplantıda yaklaşık bir ay önce başlayan proje için gerekli koşullar ve projenin nasıl yürütüleceği konuşuldu.

Amaç İzmir’in Yaşam Kalitesini Yükseltmek

Toplantı İZKA Program Yönetim Birimi Başkanı H.İ. Murat Çelik’in konuşmasıyla başladı. Yaklaşık bir ay önce başlatılan projenin süreçlerini ve yerine getirilen şartları özetleyen Çelik, “Ege Üniversitesi Fen Fakültesi ile beraber yapacağımız güdümlü projenin mutabakat toplantısı için buradayız. Tarihi değerleri ve hoşgörü şehri olması ile yüzyıllar boyunca ticaretin merkezi olması ile çok güzel bir şehirde yaşıyoruz. Ajans olarak amacımız İzmir’in yaşam kalitesini yükseltmek. İzmir’in sürdürülebilir kalkınması için çalışıyoruz. İzmir çok ciddi bir sanayiye sahip ve bu sanayinin daha da gelişmesi için Ar-Ge çalışmalarına ihtiyacımız var. Sürdürülebilir kalkınmanın üç boyutu var; ekonomik gelişme, sosyal kalkınma ve yaşanabilir çevre. Bu 3 konu üzerinde çalışırken üniversiteler, yerel yönetimler, kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları gibi paydaşlarımız ile İzmir’de kalkınmaya yönelik faaliyetler yapmaya çalışıyoruz. Yani paydaşlarımızla İzmir’in ortak aklını oluşturmaya çalışıyoruz. Paydaşlarımızla hazırladığımız 2014-2023 yılları arasında İzmir’in kalkınması için neler yapılabileceğini özetleyen bir bölge planımız var” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/1-1.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/1-1.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/surdurulebilir-kalkinma-icin-buyuk-adim/2374/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2016 11:36:53 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alsancak Devlet Hastanesi Diş Ünitesi Yenileniyor, Yüzler Gülüyor...</title>
			<description><![CDATA[İzmir’in en güzel semtlerinden biri olan Alsancak’ta hizmet veren Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir’in en güzel semtlerinden biri olan Alsancak’ta hizmet veren Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey

Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet

Hastanesi’nin uzun zamandır hizmet veren “Diş Ünitesi” hastalarına daha kalite hizmet

verebilmek amacıyla baştan aşağı yenilendi. Yenilenme sırasında Diş Ünitesi’ne alınan

özellikli diş hekimi koltuğu sayesinde ortopetik rahatsızlığı nedeniyle 12 yıldır mesleğini

yapamayan Dt. Mustafa Hepseri ise mesleğini tekrar yapabilmenin mutluluğunu yaşıyor.

Yıllar Sonra Mesleğe Dönüş...

Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi diş hekimlerinden biri olan Dt. Mustafa

Hepseri’nin dört yaşında geçirdiği bir kaza sonucunda sol kalça eklemi hiç oynamamakta aynı

zamanda belinde de skolyoz (şekil bozukluğu) bulunmaktaydı. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği

Fakültesi’nden 1988 yılında mezun olan Hepseri Babaeski Devlet Hastanesi, Seferihisar Sağlık

Merkezi ve Çimentepe Sağlık Ocağında 13 yıl diş hekimliği yaptıktan sonra ağrılarının

şiddetlenmesinden dolayı mesleğini yapamaz hale geldi. Daha sonra Alsancak Nevvar Salih

İşgören DH’ne tayin olunca 14 yıl boyunca sevdiği mesleği yapamayıp masa başı görevlerde

çalışmak zorunda kaldı.

Dt. Mustafa Hepseri “27 yıldır diş hekimiyim. Ancak uzun zamandır mesleğimin dışında

görevler yapmaktaydım. Bir gün hastane yöneticimiz bana mesleğimi yapabilmem için ne

gerekli, ne yapmamızı istersin diye sordu. Diş hekimliği oturarak yapılabilecek bir meslek

değil, mevcut koltuklar da oturarak tedavi yapabilmem için uygun değil. Kademeli olarak

ayarlanabilen bir koltuk alınırsa çalışabilirim dedim. Bunun üzerine hastane yönetimi

tarafından özellikli bir koltuk alındı ve bu sayede rahatlıkla çalışabiliyorum. Bana bu imkânı

sunan hastane yönetimine çok teşekkür ediyorum” dedi.

Yaklaşık bir aydır Dt. Mustafa Hepseri’nin hastası olan Halil Akkuzu “Daha önce başka

hastanelerde, başka hekimlere de tedavi oldum fakat Mustafa Bey çok farklı, dişimi çekti hiç

anlamadım, çeksin diye bekliyorum. Hekimliğinin iyi olması kadar kibarlığı, güler yüzü ile de

çok iyi bir doktor. Tedavi için bir ayda 4 kez geldim ve her seferinde memnun ayrıldım.” dedi.

Alsancak DH Yöneticisi Op. Dr. Birol Durukan “Diş ünitemizin yenilememizin yanı sıra Doktor

Mustafa Bey’in diş hekimi olduğunu öğrenince kendisiyle konuştuk. Mesleğini icra etmek

istediğini ancak ortopedik rahatsızlığından dolayı çalışamadığını öğrenince araştırdık.

Kademeli olarak ayarlanabilen koltuk ile çalışabileceğini ifade etmesi üzerine hızlıca temin

ettik.” Dedi ve Dt. Mustafa Hepseri’nin yeniden çalışırken ki mutluluğunu görmenin

kendilerini de mutlu ettiğini belirtti.

Yenilen diş ünitesi, 8 diş üniti, 7 diş hekimi ve 7 diş teknisyeniyle yılda ortalama 20.000

hastaya hizmet veriyor. Yenileme esnasında çalışmaz durumda olan bazı diş ünitleri hurdaya

ayrılarak yerlerine modern yeni diş ünitleri alındı. Su, gider altyapısı, elektrik sistemi,

kalorifer boru ve petekleri, fayansları, dolapları ve zemin kaplaması değiştirilen diş ünitesi

hem hastalar hem de çalışanlar için daha güvenli ve daha modern bir görünüme kavuştu.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/3-1.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/3-1.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/alsancak-devlet-hastanesi-dis-unitesi-yenileniyor-yuzler-guluyor/2368/</link>
			<pubDate>Wed, 24 Feb 2016 13:13:48 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sağlıkta Mesai Dışı Hizmet Devam Ediyor</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı hastanelerde 1 Şubat 2016 itibariyle “Mesai Dışı Uygulaması” hizmeti başladı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı hastanelerde 1 Şubat 2016 itibariyle “Mesai Dışı Uygulaması” hizmeti başladı.

Sağlık Bakanlığı’nın acil servis yükünü azaltmak amacıyla başlattığı uygulama, hafta içi hasta müracaatının en yoğun olduğu mesai saati bitiminden sınırları hastane yöneticisi tarafından belirlenen sürelerde ve her sağlık tesisi için ihtiyaca bağlı olarak poliklinik hizmeti verilmesi şeklinde düzenlendi. Böylece durumları aciliyet taşımayan, ancak çeşitli sebeplerle mesai harici veya genel ve resmi tatil günlerinde hastanelere başvuran hastaların, muayene, tetkik, tahlil ve tedavi taleplerinin karşılanabilmesi sağlanmış olacak.

Birçok branşın mesai dışı hizmet vereceği uygulamanın hastalar tarafından memnuniyetle karşılandığını belirten İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu “Mesai dışı çalışma uygulamasının, mesaisi nedeniyle hastaneye gelemeyen hastalarımız için iyi bir hizmet olacağını düşünüyorum. İşyerinden izin alamayan ve gün içerisinde hastaneye gitmeye zaman ayıramayan hastalarımız mesai dışı çalışma uygulamasıyla tedavilerini rahatlıkla yaptırabilecekler. Hastalarımızın mesai dışında müracaat etmesi ile birlikte gün içerisindeki hasta yoğunluğu da azalacağından daha çok hastaya daha konforlu hizmet verebileceğiz. Sağlık Bakanlığımızın sunmuş olduğu bu hizmeti Şubat ayı itibariyle başarılı bir şekilde uygulamaya başladık. Ayrıca bu uygulama sayesinde gün sonunda acillere yapılan müracaatlar azalacağı için acil servislerde hasta yoğunluğundan yaşanacak aksaklıklar da en aza indirilecektir. Bu uygulamanın halkımıza hayırlı olmasını temenni eder, hastalarımıza acil şifalar dilerim." dedi.

Şu anda Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH, Tepecik Eğitim ve EAH, Alsancak Nevvar Salih İşgören DH, Bornova Türkan Özilhan DH, Bergama Dr. Faruk İlker DH, Kemalpaşa DH, Karşıyaka, Alsancak, Bornova, Menemen Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde başlayan uygulamaya diğer bağlı sağlık tesislerinin de katılması için gereken çalışmalar yapılmaktadır.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/IAO_2590.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/IAO_2590.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/saglikta-mesai-disi-hizmet-devam-ediyor/2344/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Feb 2016 11:15:29 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yemekhane Binasına Bahar Geldi</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi Yemekhane Binası baştan aşağı yenilendi. Yoğun ve özverili çalışmalar sayesinde ortaya eskisinden çok farklı ve yepyeni bir yemekhane binası çıktı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi Yemekhane Binası baştan aşağı yenilendi. Yoğun ve özverili çalışmalar sayesinde ortaya eskisinden çok farklı ve yepyeni bir yemekhane binası çıktı.

Yenilenme çalışmalarına çatıdan başlanırken öncelikle çatının en alt kısmı PVC ile kaplandı, üzerine köpük maddesinden yalıtım uygulandı. En üstüne de mıcır dökülerek çatının sert hava şartlarından etkilenmemesi ve daha uzun ömürlü olması hedeflendi.  

Çatının tüm tadilatı yaklaşık 2 ay süre zarfında gerçekleştirildikten sonra bina içi yenilenme çalışmaları başladı. Yemekhane binasının ömrünü doldurmuş ve rutubetten etkilenmiş olan tuvaletleri kırılıp yeniden yapılarak daha modern ve kullanışlı bir görünüme kavuştu. Binanın içerisinde farklı amaçlarla kullanılan odalar gözden geçirilerek daha uygun yerlere taşındı ve kazanılan alan daha önceden yemekhane içerisinde eğitim salonu olarak kullanılan alan ile birleştirildi.  Bu bölüme son derece modern bir görünüm ve donanıma sahip yeni bir konferans salonu yapıldı. Ayrıca binanın tüm duvarlarına sıva, boya ve badana işlemleri yapıldı.

Eski perde ve masa örtülerinin yenilenerek, ilkbahar havası getirilen yemekhane salonuna duvarlara da yer yer duvar kağıdı uygulamaları yapılarak masa ve perdelerle uyum yakalandı.

Yoğun ve özverili geçen bir tadilat sürecinin sonunda yepyeni farklı bir atmosfere kavuşan yemekhane binası hastane çalışanları tarafından beğeniyle karşılandı. Hastane Yöneticisi Op. Dr. Hilmi GÜNGÖR yemekhane binasının tadilatında emeği geçen herkese teşekkürlerini sunarken tüm çalışanlar için hayırlı olmasını diledi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/4d094317-44f7-4633-920b-c118c71ca472.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2016/02/4d094317-44f7-4633-920b-c118c71ca472.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/yemekhane-binasina-bahar-geldi/2323/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Feb 2016 11:04:07 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye 1 trilyon dolarlık dünya ilaç pazarından pay alacak</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığından ilaçta dışa bağımlılığı önlemek için dev adım]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığından ilaçta dışa bağımlılığı önlemek için dev adım

Kamu kendi ilacını üretmek için harekete geçiyor

İlaç ve klinik araştırmalarda dışa bağımlılığın önüne geçmek için harekete geçen

Sağlık Bakanlığı, ülkemizin kendi ilacını üretmesi ve klinik testleri yapmasına imkan

veren Faz 1 uygulamasını başlattı. Kamu kurumları içinde ilk defa Mehmet Akif Ersoy

Kalp Hastanesi'nde kurulan Klinik Araştırma Merkezi hakkında bilgi veren Prof. Dr.

İhsan Bakır, "Gönüllü hastalar üzerinde yeni ilaçların testleri yapılabilecek. Dünyada

ölüm sebeplerinde ilk sırada yer alan kalp krizi, kanser ve inme gibi hastalıkları

önleme adına yeni ilaç ve tedavi yöntemleri araştırılacak. Türkiye, klinik

araştırmalarına yapılan yatırımlarla 1 trilyon dolarlık dünya ilaç pazarından hak ettiği

payı alacak. Dünyanın saygın üniversiteleri olan Oxford ve Cambridge ile ortaklaşa

klinik araştırmaları başlatacağız" diye konuştu.

Kamu Hastaneleri Birliği Çekmece Genel Sekreterliği bünyesinde yer alan Mehmet

Akif Ersoy Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ilke imza atarak Sağlık

Bakanlığı'ndan Faz 1 uygunluk belgesi aldı. Bu belge ile birlikte hastane bünyesinde

kurulan özel klinikte ilaç ve tedavi araştırmaları yapılabilecek. Konuyla ilgili bilgi veren

Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri ve İstanbul Mehmet Akif Ersoy Kalp Hastanesi

Kurucu Başhekimi Prof. Dr. İhsan Bakır, "Kalp cerrahisinde elde ettiğimiz başarıyı

klinik araştırmalar alanına taşımayı hedefliyoruz. Gönüllüler aracılığıyla pek çok

hastalığın tedavisinde yeni teknikler ortaya konulacak. İlaç ve klinik araştırmalar

alanında yurt dışına ödenen milyonlarca dolar para Türkiye'de kalacak. Hastanemiz

bünyesinde 12 yataklı olarak dizayn edilmiş hekim, hemşire, laborant, farmakolog vb.

meslek mensuplarından oluşan geniş bir ekiple Türkiye'nin en büyük Faz I Kliniğini

kurduk. Sağlık sektörüne ilaç, biomedikal cihaz üretimi için bilimsel bakış açısı

kazandıracak ortam sunmayı amaçlıyoruz. Bu klinik özellikle ülkemizde üretilmesi

planlanan ilaç potansiyeline sahip araştırma ürünlerinin test edilerek geliştirilmesine

olanak sağlayacaktır. Ayrıca kliniğimiz hastanemizde eğitim alan asistanlarımızın

klinik araştırmalarda yer almasını sağlayarak tecrübeli uzman araştırmacı altyapısı

kurmada ve klinik araştırma tecrübesi olan hemşire ve yardımcı personel yetiştirme

imkanı sağlayacaktır. Bu sayede ülkemizde yapılacak moleküler düzeyde

araştırmaların önünü açacaktır" diye konuştu.

"KLİNİK ARAŞTIRMLARDA ÖNCÜ ÜLKE OLACAĞIZ"

İMAEH Faz I kliniğinin uluslararası Faz I klinik araştırmalar ağına dahil olabilmesi için

ön görüşmelere başladıklarını ifade eden Prof. Dr. İhsan Bakır, "Dünyanın önde

gelen Oxford ve Cambridge gibi klinikleriyle ortak araştırmalar yürütmek ve tecrübe

paylaşımında bulunmak istiyoruz. Bu anlamda yakın zamanda Avrupa ve ABD'den

kliniklerle işbirliği çalışmaları başlatacağız. Dünyada her 4 saniye bir kişi kanserden,

6 saniyede bir kişi de inmeden ölmekte. Bu alanda kullanılan ilaçların tamamına

yakını yurt dışından ithal ediliyor. Yüksek araştırma geliştirme potansiyeline sahip

çalışmaların yapılmasına olanak tanıyan bir merkez açtık. Dünyada her yıl ilaç

endüstrisi dünyadaki klinik araştırmalara 70 milyar dolar harcamaktadır. Klinik

araştırma yatırımlarının artmasıyla ülkemiz bu pastadan yaklaşık 900 milyon dolar

pay alabilecek durumdadır. Ülkemizde klinik araştırma çalışmaları kapsamında 2006

yılı yatırımının 7 milyon dolar olduğu, 2015 yılında 87 milyon dolara ulaşması, 2023

yılında ise 218 milyon dolar olması öngörülmektedir" dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/11/FAZ1-KLİNİĞİ.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/11/FAZ1-KLİNİĞİ.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/turkiye-1-trilyon-dolarlik-dunya-ilac-pazarindan-pay-alacak/2174/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Nov 2015 11:57:55 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kapalı Alan Korkusuna karşı AÇIK (Open) MR Ünitesi Açıldı...</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kapalı alan korkusu yaşayanlar için AÇIK (Open) MR Ünitesi yapılan törenle hizmete girdi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kapalı alan korkusu yaşayanlar için AÇIK (Open) MR Ünitesi yapılan törenle hizmete girdi.

Açılış konuşmasını yapan Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH Yöneticisi Uzm. Dr. Enver Yalnız; “Biz doktorlar bazı hastalardan MR tetkiki istediğimizde, özellikle kapalı alan  korkusu olan veya obezite hastaları bu tetkiki yaptıramamaktaydı. Kapalı MR tetkiklerinde hastanın en büyük sıkıntısı bu tetkikin tünel gibi kapalı bir alanda yapılması idi. Bu yüzden tanı konma işlemi gecikirken hastalar da mağdur olmaktaydı. Açık Sistem MR’ da hastanın dört tarafı tamamen açıktır. Artık kapalı mekan korkusu olan, nefes darlığı çeken,  kilo problemine sahip özellikle çocuk ve yaşlı hastalarımız daha rahat ve geniş bir alanda tetkik yaptırabilecekler. Özelikle kapalı MR’da yaşanan yüksek gürültü ses ortamıOPEN (AÇIK) MR da yaşanmıyor. Ayrıca çocuk hastalarımızı korkutmadan hatta yanlarına refakatçı alarak yapabildiğimiz bu tetkike hiçbir zararlı röntgen ışını içermediği için hamileler de rahatlıkla girebiliyor. Sağlıkta Kalite Standartlarını yukarı çekmek için hastane olarak teknolojik gelişmeleri sürekli olarak takip ediyoruz. İzmir’de OPEN (AÇIK) MR  kullanan ilk kamu hastanesi olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Bu ünitenin kurulmasında büyük emeği olan Genel Sekreterimiz ve Başkanlarımıza çok teşekkür ediyorum ve halkımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu ise “Genel Sekreterlik olarak İzmir’in Kuzey Bölgesi hastanelerinde hem yerinde hem hızlı hem de kaliteli hizmete odaklanmaya çalışıyoruz. Bugün de böyle bir vesile ile bir aradayız. Daha önce Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH bu tesise sahip değilken özellikle yatağa bağımlı hastalarımız ve MR istenen diğer hastalar başka merkezlere gitmek zorunda kalıyorlardı. Ama artık bunu burada lokal olarak çözmüş olduk. OPEN (AÇIK) MR tesisinin hayırlı olmasını diliyorum ”dedi.

Tören kurdele kesiminin ardından OPEN (AÇIK) MR Ünitesinin ziyaret edilmesi ve MR Cihazı hakkında bilgi alınmasının ardından son buldu.

Hasta dostu tasarıma sahip son derece modern dizayn edilmiş, yumuşak hat ve renklere sahip HİTACİ AİRİS VENTO 0.3 T Open (AÇIK) Manyetik Rezonans cihazı, 3 tarafı açık, geniş daha ferah ve daha az gürültülü bir ortamda inceleme gerçekleşebilmektedir. Kapalı alan korkusu olan ya da kaygı dereceleri yüksek olgularda, kilolu olgularda, nefes darlığı çeken düz ya da başını yükseltmeden yatamayan hastalarda, kooperasyon güçlüğü çekilen çocuk olgularda OPEN (AÇIK) MR rahat konforlu bir ortam sunmaktadır.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/10/4.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/10/4.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/kapali-alan-korkusuna-karsi-acik-open-mr-unitesi-acildi/2073/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Oct 2015 10:51:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Beş hastaneye beş adet tam donanımlı ambulans</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH’sinde yapılan anahtar teslim töreniyle Kuzey Genel Sekreterliği’nin temin ettiği beş​ adet Hasta ​Nakil ​Ambulansı beş ​Hastane ​Yöneticisi​'​ne teslim edildi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH’sinde yapılan anahtar teslim töreniyle Kuzey Genel Sekreterliği’nin temin ettiği beş​ adet Hasta ​Nakil ​Ambulansı beş ​Hastane ​Yöneticisi​'​ne teslim edildi.

 Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi EAH, Tepecik EAH, Bergama Dr. Faruk İlker Devlet Hastanesi, Karşıyaka Devlet Hastanesi ve Menemen Devlet Hastanesi yeni hasta nakil ambulanslarıyla ihtiyacı olan hastaların evden hastaneye, hastaneden eve nakillerini yaparak daha kaliteli sağlık hizmeti sunabilecekler.

İzmir İl Sağlık Müdürü Dr. Ayhan İzzettinoğlu, İzmir Kuzey KHB Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu, Tıbbi Hizmetler Başkanı Uzm. Dr. Mehmet Özkan, Mali Hizmetler Başkanı Mustafa Bircan, ambulansların teslim edileceğiHastane ​Yöneticileri ve ​Hastane Müdürleri​'​nin katıldığı törende Genel Sekreter Doç. Dr. Ahmet Emin Erbaycu ​yeni ambulanslarla daha kaliteli bir sağlık hizmetini amaçladıklarını​ söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: "Sayın Sağlık Bakanımız geçtiğimiz günlerde ihtiyacı olan hastalarımıza ​hastaneye ​nakilleri konusunda yardımcı olmamızı istedi. Böylece hastalarımızın ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verebilecek ve sağlık hizmetini evlerine kadar devam ettirebileceğiz. Bu amaçla aldığımız beş adet tam donanımlı ambulans hastanelerimize ve hastalarımıza hayırlı olsun. Önümüzdeki günlerde 14 adet ​Evde ​Sağlık hizmeti verecek olan ambulansımızı Genel Sekreterliğimize bağlı hastanelerimize kazandıracağız.” 

İl Sağlık Müdürü Vekili ​Dr. Ayhan İzzettinoğlu “Hizmete giren ambulanslarımız hastalarımıza sunulan sağlık hizmet kalitesini bir adım daha ileriye götürerek ​dünya standartlarına ulaşmamızı sağlayacaktır. Hasta nakil hizmeti veren ambulansların çoğaltılarak bu hizmetin yaygınlaştırılmasını diliyorum” dedi.
Hastane bahçesinde yapılan teslim töreninde ambulansların önünde kurdele kesilmesinin ardından İl Sağlık Müdürü tarafından ​Hasta ​Nakil ​Ambulansları​'​nın anahtarları ​Hastane ​Yöneticilerine teslim edildi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/489.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/489.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/bes-hastaneye-bes-adet-tam-donanimli-ambulans/1912/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2015 11:29:30 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>MEHDİ EKER: DOKTORLAR VE DİYETİSYENLERİN ÖZÜR BORCU VAR</title>
			<description><![CDATA[Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, alanında ehil olmayan kişilerin uzman kimliğiyle gıdada bilgi kirliliğini tetiklediğini belirtti.]]></description>
		    <news><![CDATA[Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, alanında ehil olmayan kişilerin uzman kimliğiyle gıdada bilgi kirliliğini tetiklediğini belirtti.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Bilinçli Sağlıklı Yaşam Dergisi’nde yer alan açıklamasında, gıda konusunda yapılan yanlışları ve vatandaşları paniğe sevk eden açıklamaları eleştirdi. Bakan Eker, “Birileri medya yoluyla gıda konusunda kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturmaya çalışıyor. Örneğin radyoloji uzmanı çıkıp konuşuyor. Uzman olmayan kişiler bu bilgiyi nereden almış, kim vermiş ona bu hakkı, nereden öğrenmiş bu gıda ile ilgili bilgiyi. Bu tür beyanlar kamuoyunda panik yaratıyor” dedi.

Bakan Eker, bakanlık olarak piyasada satışı bulunan her ürünün titizlikle incelendiğinin altını çizerken, raflardaki her ürünün içeriğinin kontrol edildiğini ve etiketinde yazanın dışında veya bir içeriğe sahip olan ürünleri de teşhir ettiklerini ve ceza verdiklerini, düzenlemelere uygun davranmayan firmalara yapılan uyarıların sonrasında düzelme olmazsa cezaların da arttığını anımsattı. Eker, “Bu tür uygulamalarla gıda ile ilgili tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini koruyoruz" diyerek kamuoyunun doğru bilinçlenmesi için medyanın da önemine, “Medyanın katkı ve desteği olması gerekiyor. Doğru şekilde bilgilenme çok önemli. Tek başına tüketicinin menfaatleri değil, aynı zamanda sağlığıyla ilgili ciddi problemlere neden olabilir. Tüketici için şehirlerde enformatik kirlilik tehlikesi artıyor. Bu da başka bir sorun yaratır. Tüketicinin kafası karışıyor” sözleri ile dikkat çekti.

Bilgi kirliliği konusunda doktorların ve diyetisyenlerin açıklamalarının çok etkili olduğunu belirten Bakan Eker, “Örneğin bir dönemler yumurtanın kalp ve damar hastalıklarını artırdığı ve kolesterolü yükselttiği söylenerek, vatandaşın en ucuza ulaştığı yumurta tüketiminin azaltılmasına neden olundu. Son yıllarda ise geçmiş yılların aksine yumurtanın masum olduğu açıklanıyor. Yumurtanın kolesterolü yükseltmediği söyleniyor. Bazı doktorların ve diyetisyenlerin yumurtaya da bir özür borcu var” diye ekledi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/447.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/03/447.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/mehdi-eker-doktorlar-ve-diyetisyenlerin-ozur-borcu-var/1906/</link>
			<pubDate>Sun, 15 Mar 2015 13:45:05 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title>“AİLE HEKİMLİĞİ SİSTEMİ ÇÖKERTİLİYOR&quot;</title>
			<description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, birlikte çalıştıkları bir personelden fazlasının maaşını ve SGK’sını, sağlık merkezinin kira, elektrik, su, doğalgaz, internet giderlerini ödeyen aile hekimlerine bir ödemenin daha çıkacağını belirtti.  Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Güven, aile sağlığı merkezlerine alınacağı belirtilen görüntüleme cihazlarının çalıştırılma sistemi ile toplam maliyetini sordu.]]></description>
		    <news><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya Güven, birlikte çalıştıkları bir personelden fazlasının maaşını ve SGK’sını, sağlık merkezinin kira, elektrik, su, doğalgaz, internet giderlerini ödeyen aile hekimlerine bir ödemenin daha çıkacağını belirtti.  Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Güven, aile sağlığı merkezlerine alınacağı belirtilen görüntüleme cihazlarının çalıştırılma sistemi ile toplam maliyetini sordu.

MÜEZZİNOĞLU, YURTTAŞLARIN SAĞLIK HAKKINI GASP EDİYOR

'Anneler, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamalıdır' sözüyle tepki toplayan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun kendisini ilgilendiren konularla meşgul olması gerektiğini belirten İzmir Milletvekili Güven, “İktidar partisinin genel olarak kadın üzerinden politika yapma, polemik yaratma gibi bir özelliği var.  Sayın Bakan da kadının kariyeri üzerine derin bilgilerini paylaştı ancak ülkenin sağlık sistemiyle ilgili pek çok konuyu ne konuşuyor ne de paylaşıyor. Aile hekimlerinin personel maaşı, sağlık merkezinin kira, elektrik gibi giderleri ödüyor olması kocaman bir sorunken merkezlere röntgen cihazı gibi görüntüleme sisteminin kurulması, ek enerji maliyetleri, bakım ve diğer giderleri ile çekimleri yapması gereken teknisyeni, çekilen filmlerin radyoloji uzmanları tarafından değerlendirme bedellerini kim ödeyecek? Ayrıca, herhangibir kırık ile gelen bir hastanın acilen değerlendirilmesi nöbetçi bir radyoloji uzmanının  olmaması nedeniyle yapılamayacağına göre, hasta zaman kaybetmiş olmayacak mı? Aile hekimlerine acil nöbeti yüklemek yurttaşların sağlık hakkının yok sayılması değil midir? Hekimlik mesleğini hiçe sayan uygulamalarla sağlıklı bir ‘sağlık’ sisteminin yürümesi beklenemez.” dedi.]]></news>
		    <image>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/01/hulya-s.jpg</image>
		    <thumb>https://www.saglikhaberajansi.com/images/haberler/uploads/2015/01/hulya-s.jpg</thumb>
			<link>https://www.saglikhaberajansi.com/aile-hekimligi-sistemi-cokertiliyor/1735/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Jan 2015 16:48:30 +0200</pubDate>
			</item></channel>
</rss>