Uyku apnesi, ideal kilo seviyesiyle önlenebiliyor

Kişinin uyku sırasında solunumunun durması olarak tanımlanan uyku apnesi, her yaşta görülmekle birlikte cinsiyet ayırt etmeksizin birçok bireyde meydana gelebiliyor. Bunun yanı sıra uzmanlar kişinin ideal kilosunda olması durumunda uyku apnesinin önlenebileceğini söylüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, uyku apnesi hakkında konuştu.

Uyku apnesi, ideal kilo seviyesiyle önlenebiliyor

Kişinin uyku sırasında solunumunun durması olarak tanımlanan uyku apnesi, her yaşta görülmekle birlikte cinsiyet ayırt etmeksizin birçok bireyde meydana gelebiliyor. Bunun yanı sıra uzmanlar kişinin ideal kilosunda olması durumunda uyku apnesinin önlenebileceğini söylüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ziya Saltürk, uyku apnesi hakkında konuştu.

Uyku apnesi, ideal kilo seviyesiyle önlenebiliyor
05 Aralık 2022 - 22:22

Prof. Dr. Saltürk, ifadelerine başlarken uyku apnesinin üç çeşidinin olduğunu ve en sık görülenin ise tıkayıcı uyku apnesi olarak bilinene obstrüktif uyku apnesi olduğunun altını çizdi. Bunun, hava yolundaki kasların gevşeyerek hava yolunu kapatması sonucu oluştuğu bilgisini paylaşan Saltürk, kişinin uykuda nefesi duruyorsa (bunu sıklıkla eşler fark eder), uykudan nefes darlığı ile uyanıyorsa ya da gürültülü horluyorsa uyku apnesinden şüphelenebileceğini aktardı. “Uyku apnesini önlemek için düzenli egzersiz yapılmalı, sakinleştirici ilaçlar yatmaya yakın alınmamalı ve düzenli beslenerek ideal kiloda olunmalı” önerilerinde bulunan Prof. Dr. Saltürk, uyku apnesinin birçok belirtisi olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: 
“Kişinin uykuda nefesi duruyorsa,  uykudan nefes darlığı ile uyanıyorsa, gürültülü horluyorsa fark edilmesi kolay olur. Bazen de apneler fark edilmiyor ancak hasta sabah yorgun uyanıyor, gün içinde konsantrasyon sorunları yaşıyor, uyuyakalıyor, sabahları ağız kuruluğu yaşıyor, gece sık sık uyanıyor ve çok terliyorsa uyku apnesinden şüphelenebilir. Bazı zamanlarda ise kişinin kilo verememesi, diyabet ya da hipertansiyonun kontrol edilememesi de belirtiler arasında yer alıyor.”

Prof. Dr. Saltürk, bilinenin aksine sadece kilolu veya şişman kişilerde apnenin görülmediğine vurgu yaptı. Uyku apnesi her yaşta görülebileceğini belirten Prof. Dr. Saltürk, genetik yatkınlık, hava yolundaki sorunlar, burun tıkanıklığı, bademciklerin büyük olması, boynun kısa ve kalın olması gibi durumlarda uyku apnesinin ortaya çıkabildiğini vurguladı. Özellikle çocuklarda uyku bozuklukları olduğunda ya da ağzı açık uyuma durumları olduğunda uyku apnesinden şüphelenmek gerektiğini dikkatle söyleyen Prof. Dr. Saltürk, “Erken yapılacak bir girişim ile apne düzelebilir. Gözden kaçırıldığında ise çocuğun gelişimi etkilenir, boyu ve kilosu artmaz ve diğer sağlık sorunları ortaya çıkabilir” dedi.

Uyku apnesinin, sanılanın aksine bazı kişilerde yan yatıldığında da ortaya çıktığı bilgisini paylaşan Prof. Dr. Saltürk, düz yatıldığında hava yolu tıkanmasının daha kolay olduğunu, inceleme yapıldıktan sonra sadece düz yatıldığında apnesi olduğu anlaşılan hastalarda, düz yatmayı önleyici tedbirler alınabildiğini fakat bu durum her hasta için geçerli olmadığını kaydetti. Ayrıca, hastalara sigara kullanmamaları, eğer kullanılıyorsa bırakmalarının önerildiğini belirten Prof. Dr. Saltürk, “Bununla birlikte beslenme düzenine dikkat etmek ve ideal kiloda olmak da önemli” dedi. 

Uyku apnesinin tüm vücudu etkilediğini vurgulayan belirten Prof. Dr. Saltürk, “Özellikle tansiyon artışı, kilo verememe, yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, baş ağrısı, kalp yetmezliği, unutkanlık, kan şekerinin düşmesi gibi birçok sağlık sorununa yol açabilir. Hasta ya da yakını bu belirtileri fark ettiğinde doktora başvurmak gerekebilir. Kronik yorgun, konsantrasyon güçlüğü olan kişiler, diyabet ya da hipertansiyon teşhisi konulan hastalarda mutlaka uyku apnesi sorgulanması gerekiyor. Özellikle KOAH gibi kronik akciğer hastalığı olanlarda dikkatli olunmalı, gece kötüleşme sabahları solunum sıkıntısında artma olduğunda mutlaka incelenmeli” diye konuştu.  

Prof. Dr. Ziya Saltürk, açıklamalarının sonunda tedavi yöntemi hakkında konuştu. Hastanın durumuna göre bir tedavi yönteminin izlendiğini söyleyen Prof. Dr. Saltürk, şu ifadeleri kullandı:
“Öncelikli olarak hasta ile konuşup ilk tanı alınır. Sonrasında ise özel bir odada hazırlığı yapılarak uyku düzeni incelenir. Bazı durumlarda hastanın burnunda kemik eğriliği uyku apnesi sorununa neden olabiliyor, bu gibi durumlarda hastanın hava yolundaki problemleri çözülür. Eğer hasta genç ve apnesi ağır değilse öncelikle KBB muayenesi yapılır ve olası durumlar değerlendirilir. Örneğin küçük dil küçültülmesi, bademcikler çok büyükse bunların alınması ya da burun kemiklerindeki eğriliklerin düzeltilmesi planlanabilir.”
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum