Meme kanserinde depresyon tedaviyi zorlaştırıyor!

Meme kanseri denilince akla ilk hastalığın fiziksel boyutları geliyor. Oysaki hem hastayı hem de çevresindeki bireylerin psikolojisini derinden etkileyen meme kanseri,  kronik stres, kaygı ve depresyona yol açıyor. Uzmanlar, tıbbi ve psikolojik tedavinin birlikte yürütülmesinin bireyin sağlığına kavuşmasında büyük etki yarattığını söylüyor.

Meme kanserinde depresyon tedaviyi zorlaştırıyor!

Meme kanseri denilince akla ilk hastalığın fiziksel boyutları geliyor. Oysaki hem hastayı hem de çevresindeki bireylerin psikolojisini derinden etkileyen meme kanseri,  kronik stres, kaygı ve depresyona yol açıyor. Uzmanlar, tıbbi ve psikolojik tedavinin birlikte yürütülmesinin bireyin sağlığına kavuşmasında büyük etki yarattığını söylüyor.

Meme kanserinde depresyon tedaviyi zorlaştırıyor!
15 Ekim 2016 - 16:02

Meme kanseri denilince akla ilk hastalığın fiziksel boyutları geliyor. Oysaki hem hastayı hem de çevresindeki bireylerin psikolojisini derinden etkileyen meme kanseri,  kronik stres, kaygı ve depresyona yol açıyor. Uzmanlar, tıbbi ve psikolojik tedavinin birlikte yürütülmesinin bireyin sağlığına kavuşmasında büyük etki yarattığını söylüyor.

Üsküdar Üniversitesi Feneryolu Polikliniği’nden Psikiyatrist Yrd. Doç. Dr. Birim Sungu Talu, depresyonun meme kanserinde ölüm oranlarını ciddi oranda etkilediğini belirterek, “Yapılan çalışmalar depresyon belirtileri olan kadınların olmayanlara göre kanserden ölüm hızının 26 kat, majör depresyon tanısı konan grubun ise 39 kat arttığını göstermiştir” diyor.

Hastalığın tedavi sürecinde negatif duyguların yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Birim Sungu Talu, “Ancak bu negatif duygular kişinin kendisi için iyi olan şeyleri bırakması, kötü olan şeyleri yapmasına sebep olabilir. Daha seyrek ve besin değeri olmayan şeyleri yemek, uyku düzeninin bozulması, egzersizden vazgeçmek, aile ve arkadaşlardan uzaklaşmak, kendini yatıştırmak amacıyla sigara, kafein gibi maddelerin miktarını arttırmak, var olan durumu daha da güçleştirir” diye konuşuyor.

Depresyon tedaviyi zorlaştırıyor!

Talu, depresyonun; uyum sağlamayı, tedaviden faydalanmayı, sosyal destek almayı zorlaştıran çok önemli bir faktör olduğunu ve kimi zaman hastanın tedaviyi reddetmesine, önerilen cerrahi ya da ilaç tedavilerini bırakmasına sebep olabileceğini söylüyor.  Hastalığın farklı safhalarında farklı duyguların dışarıya vurulmasının gerçek duyguların yansıtıldığı ya da duygusal anlamda hastalıkla iyi baş edildiği anlamına gelmeyeceğini de ifade eden Talu, hastaların yaşadığı duyguları ise şöyle aktarıyor:

“Sevdiklerinin önemli zamanlarını görememek, onların yanında olamamak duygusu belki de hastalığı yaşayan kişiyi duygusal açıdan en fazla izole eden duygudur. Her yapılan kontrolde, yenilenen tetkikte, sonuçları beklerken bu duygu yenilenir. Bu duyguları aileyle, eşlerle, çocuklarla konuşmak en zorudur. Yaşamla ilgili her türlü kararı almak zorlaşır. Bedensel uyaranlara hassasiyet, en ufak bir ağrı, karıncalanma, uyuşmanın yeni bir kanseri çağrıştırması, yenileme kaygısı, korkusu ile yaşamak en zor olanıdır. Tanıyı ilk öğrendikten sonra ‘neden ben’ sorusu, tedavi sırasında edinilen arkadaşların kaybıyla ‘neden ben değil’ sorusuna dönüşebilir. Böylece bir yandan kendi yasını tutarken başkalarının da yası tutulmaya başlanır.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum